3. İstanbul Sessiz Sinema Günleri

Paylaş
sessiz_sinema_pandoranin_kutusu.jpg

Pandora’nın Kutusu

15-18 Aralık

Bu yıl üçüncü kez sinemaseverlerle buluşacak olan Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri, yol ve yolculuk teması çerçevesinde bir araya getirilmiş erken dönem filmlerden bir seçki sunuyor. Akbank Sanat, İtalyan Kültür ve Fransız Kültür merkezlerinin ev sahipliğinde gerçekleşecek festivalde büyük perdede izlenmesi gereken Walter Ruttman imzalı Berlin: Büyük Bir Şehrin Senfonisi (Berlin: Die Sinfonie der Grosstadt, 1927) öne çıkıyor. Modern kentlerin ritmini sonsuza dek değiştiren otomobilin sinema sanatına katkılarını görme imkânı sunan Desmet Koleksiyonu’ndan ‘Araba ve Yol Filmleri’ seçkisi, otomobillerin başrolde olduğu erken dönem komedi, macera filmi ve melodramları bir araya getiriyor. Seçkide erken dönem animasyon örneği olmasıyla dikkat çeken 1929 tarihli Revue, renklendirilmiş görüntüleriyle öne çıkan dram L’Automobile della Morte (1912), araba sevdalısı bir miyobun komik serüvenlerini anlatan Robinet Chauffeur Miope (1914), canlı renkleriyle sürükleyici bir komedi olan Raid Paris Monte Carlo en Deux Heures en Automobile (1905) öne çıkıyor. Yine yol ve yolculuk filmleri kapsamında, Hollanda Film Müzesi Eye’dan getirilen Kalabaka (1930) kaçırılmaması gereken bir film. Çok az bilinen bu film, Balkanlar’daki Osmanlı etkisinin hâlâ görünür olduğu bir dönemde, gündelik yaşamı bir yabancının gözünden anlatıyor. Festivalin her sene yer verdiği ve artık sürekli bir bölümüne dönüşen ‘Osmanlı İmparatorluğu’ndan Görüntüler’ seçkisini de yolculuk teması içinde değerlendirmek mümkün. Bu bölümde, Ayasofya’yı ve çevresini gösteren bir Pathé filminin yanı sıra Osmanlı dönemi Cezayir’indeki Konstantin kentinin yer yer renklendirilmiş müthiş görüntüleri dikkat çekiyor.

Festivalin açılış filmi, ikonik sessiz dönem starı Louise Brooks’un başrolde oynadığı 1929 tarihli Pandora’nın Kutusu (Die Büchse der Pandora). Klasikleşen ‘Diva Filmleri’ bölümünde Lyda Borelli’nin Fior di Male (1915) adlı filmi, Daniele Furlati’nin canlı müzik performansıyla izleyiciyle buluşacak. Charlie Chaplin’in filmlerine ayrılan bölümde bu yıl The Immigrant (1917), One a.m. (1916) ve The Pawnshop (1916) gibi klasikler canlı müzik eşliğinde büyük perdede izlenebilecek. Festivalde ayrıca Fransız empresyonist sinemasının ayrıksı isimlerinden Jean Epstein’a ayrılan bir retrospektif de yer alıyor. Erken dönem sinemanın sessiz ve renksiz olduğu yönündeki yanlış algıyı kırmak için başlatılan ‘Renkli Sessizler’ bölümü bu yıl da sürdürülüyor. Festivalde ayrıca çocuklara yönelik bisiklet filmlerinin yer aldığı bir seans da bulunuyor. Festivalin gala filmi ise, iktidarın yozlaştırıcı etkilerini distopik bir kent tahayyülü üzerinden anlatan, Alman Dışavurumculuğu esintili Algol (1920).

 www.sessizsinemagunleri.com

Paylaş