Blu TV Sineması

Paylaş
blutv

T2 Trainspotting (2017)
YÖN: Danny Boyle SÜRE: 117 dk.
Artık orta yaşlarına gelmiş başkarakterimiz Renton spor salonunda ifadesiz bir yüzle koşarken başlıyor film. İlk filmin sonunu hatırlayacak olursak, Renton arkadaşlarından çaldığı parayla Amsterdam’a kaçıyordu. Filmin son karesi ise Renton’ın sabit bir kameraya doğru koşması, gitgide bulanıklaşan gülümsemesi ve en başta “…bu hayatı seçmek istemiyorum, eroin varken tüm bunlara ne gerek var?” diyerek reddettiği hayata doğru ilerleyişiyle sona eriyordu. Devam filminde bu son kareler, koşu bandındaki yeni Renton’ın görüntüsüyle paralel kurgulanmış, tek bir farkla: Sahne geriye doğru akıyor, bulanıktan nete, gülümsemeden belirsizlik ve şüpheye.
Aslı Ildır Altyazı, Sayı 172, Mayıs 2017

Simon (Jonny Lee Miller) and Mark Renton (Ewan McGregor) in TriStar PicturesÕ T2: TRAINSPOTTING

 

Gloria (2013)
YÖN: Sebastián Lelio SÜRE: 110 dk.
Kamera pistte dans eden ve çoğu orta yaşın üzerindeki insanlardan oluşan kalabalığın arasından usulca Gloria’ya yaklaşıyor. Gloria etrafı kesip, yavaş yavaş kımıldanır
 ve az sonra katılacağı partiye ısınırken, biz de yavaştan ona ısınmaya başlıyoruz. Henüz tanıştığımız Gloria’nın
 bu anından itibaren onu soluksuz, mesafesiz bir yakın takibe alacağız. Suratında taşıdığı ifadeyi kelimelere dökmek henüz kolay değil; o surattaki anlam film boyunca yavaş yavaş açığa çıkacak, birçok duyguyu aynı anda taşıyan yüz çizgileri, mimikleri neredeyse hayatın ta kendisinin bir ifadesi haline gelecek.
Senem Aytaç Altyazı, Sayı 135, Ocak 2014

gloria-6

 

Prestij (The Prestige, 2006)
YÖN: Christopher Nolan SÜRE: 130 dk.
Prestij 19. yüzyıl sonlarında Londra’daki iki ilüzyonistin rekabetinin öyküsünü anlatıyor. Nolan tıpkı Akıl Defteri’nde (Memento, 2000) yaptığı gibi öykünün geçtiği zamanı parçalara bölüp, özellikle geriye dönüşler kullanarak kuruyor anlatısını. Çizgisel olmayan kurgu yine Akıl Defteri’nde olduğu gibi karakterlerin koşullarıyla yakından ilgili. Zaten böylesine parçalı ve katmanlı bir kurgu, ancak karakterlerin durumuyla ilişkili olduğunda akıllı bir numara olmanın ötesine geçebiliyor. Eğer Akıl Defteri’nde karakterin kısa dönem hafıza problemi filmin kurgusunu mümkün kıldıysa, Prestij’de de ilüzyonist olmanın koşulları filmin kurgusunu anlamlı kılıyor.
Enis Köstepen Altyazı, Sayı 57, Aralık 2006

the-prestige-christian-bale
Paylaş