"HER ORTAMDA HER FİLM İYİ SEYREDİLMİYOR"

Söyleşi: Nadir Öperli

Genelde hep kameranın arkasında olan Barış Pirhasan'ı, bu sefer bambaşka bir vesileyle dergimize konuk ediyoruz ve birlikte ekranın karşısına geçip Atıf Yılmaz'dan François Truffaut'ya, Yılmaz Güney'den Ken Loach'a kadar birçok meslektaşının filmleri üzerinden dünya sinemalarını, kendi sinemamızı, yönetmenliği ve izleyici olmayı konuşuyoruz...


[İlk olarak Barış Pirhasan'ın senaryosunu yazdığı Ah Belinda filminden, filmin içinde dönüm noktası olan reklam çekimi sahnelerini izliyoruz.]

- Ne söylememi bekliyorsunuz bilmiyorum?

Film üzerine çok konuşmuşsunuzdur herhalde, ben daha çok bu film üzerinden Atıf Yılmaz'la yönetmen Barış Pirhasan arasındaki ilişkiyi açığa çıkarmak istiyorum. Şöyle bir kanı var sanki: İngiltere'ye gittiğiniz dönemden sonra yaptığınız Usta Beni Öldürsene ile Atıf Yılmaz filmleri çok farklı; son filminiz O da Beni Seviyor ise biraz Atıf Yılmaz filmleri havasında sanki, o tarza geri dönmüş gibisiniz.

- Bunu kendisine söyleyin, çok üzülür. Onunla senaryo konusunda hiç anlaşamadık, birçok eleştirisi vardı senaryoya dair Atıf Yılmaz'ın ve ben de açıkçası fazla uygulayamadım onun söylediği şeyleri. Epey farklı bakıyoruz çünkü. Atıf Yılmaz'la film dediğimizde anladığımız şey epey farklı.

Beraber çalıştığınız dönemde de böyle miydi bu ?

- Tabii böyleydi, ama onlarda ben, kendi bir yanımı olduğu gibi kullanıyor ve Atıf Yılmaz'a uyması için şekillendiriyordum. Ah Belinda'da da böyleydi bu, ben çekmiş olsam çok farklı bir film olurdu mutlaka. Ama Atıf Yılmaz sinemasını tanımak ve sevmekten gelen bir güçle onun dünyasına göre yazıyordum bunları ve çok mutluyum, iyi ki yazıyordum. Hem benim için büyük bir tecrübe oldu, hem de çok güzel filmler çıktı ortaya, sonuçlardan da çok memnunum.

[François Truffaut'nun 400 Coups (400 Darbe) filminin sonunda, Antoine Doinel'in ıslahevinden kaçtığı final sahnelerini izliyoruz]


Bu keyifli söyleşinin tamamını Altyazı'nın ARALIK sayısında bulabilirsiniz.