YÜZÜKLERİN EFENDİSİ: İKİ KULE

İki Kule'nin arasında gerilim hattı
Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği'nden sonra başladığımız geri sayım nihayet sona eriyor. Çekimleri, vizyona girmesi, Oscar adaylığının her biri başlı başına bir olay haline gelen Yüzüklerin Efendisi artık filmden önce üçlemeye aşina olmayanlar için de perdede yerini almış bir olgu. Her ne kadar Orta Dünya fanları biricik başucu kitaplarını yeryüzünün öbür halklarıyla paylaşmaktan memnun olmasa da Yüzüklerin Efendisi, yetmişlerde Yıldız Savaşları'nın peşine taktığı gibi, büyük bir seyirci kitlesini önce web sitelerine, sonra sinemalara daha sonra da Frodo'nun, Legolas'ın, Aragorn'un, Gandalf'ın oyuncak maketlerine ulaşmak için promosyon marketlerine sürükledi.
Şimdiye kadar okumayanlar İki Kule'yi bitirdi; bilenler ise bir kez daha üzerinden geçti.
İki Kule geçiş niteliğinde bir öykü. Hepimizin bildiği gibi Gandalf'ın Khazad-dum'un derinliklerinde kaybolmasının ve Boromir'in Saruman'ın Uruk-hailer'den oluşturduğu yeni ordusunun saldırısında ölmesinden sonra Yüzük Kardeşliği dağılmıştı. Samwise Gamgee ile yoluna devam eden Frodo'nun grubun öbür üyeleriyle olan bağı kopmuştu. İki Kule'de Yüzük Kardeşleri Mordor'a doğru yolculuklarını ayrı yollardan sürdürüyorlar İki Kule'nin gölgeleri altında. Yolculuk yoldan çıkmış büyücü Saruman'ın kulesi Orthanc ile gücünü tekrar kazanmaya başlayan Karanlıkların Efendisi Sauron'un kulesi Barad-dur arasında geçiyor. İki Kule birbirlerini 'Yüzük'ün akıbetinden sürekli haberdar tutuyor. İki Kule'nin şekillendiği öbür mekân ise Orta Dünya'da yaşayan insanların, Rohanlılar'ın başkenti Edoras. Kuzey kültürünün kendini her yerinde hissettirdiği Edoras atların kenti. Rohirrimler'in en büyük meşgalesi atlar. Zaten Gandalf'ın atı Shadowfax ve Aragorn'un atı Brege de öykünün bu kısmında adı geçen kahramanlardan. Daha da önemlisi öyküye bu noktada daha fazla insan ırkının katılması. Her ne kadar zayıflıklarıyla biraz hor ve Elfler'den aşağı görülseler de sonunda Orta Dünya'nın yönetimi insanlara geçiyor; belki de bu yüzden J.R.R. Tolkien insanları mercek altına alıyor İki Kule'de (Yüzüklerin Kardeşliği'nde Elfler'in büyüttüğü Aragorn ile Boromir arasında varolan gerilimle bunun işaretini bize zaten vermişti.) Öyküye katılan insan ırkı temsilcileri Edoras'ın Altın Hanı'nda yaşayan Kral Theoden, sonradan onun yerini alacak Eomer, insan kızı Eowyn, Faramir ve Denethor. İlk bölümden geçmişine az çok aşina olduğumuz Gollum ise bu sefer Frodo ve Samwise'ı peşinden sürüklüyor, tabii öyküyü de... Saruman ve Sauron arasındaki iletişimin hiç kesilmediği, başka bir deyişle İki Kule'de yaşayan keskin bakışların üstlerinden eksik olmadığı bir yolculuk yapıyorlar. Macera Frodo ve Samwise'ın yolculuğuyla kardeşliğin öbür elemanlarının yaşadıklarını paralel geçişler olarak ele almış.
Üçlemenin üç filminin de aynı anda çekildiğini biliyoruz. Orta Dünya mekânları arasında yerini alan Edoras'ın inşasında da ilk bölümdeki titizliğini devam ettirmiş Peter Jackson. Gizli bir vadi gibi duran şehir, oyuncuların hepsini fazlasıyla etkilemiş. Üçlemeye ne çocuksu olan ne de karanlıkta kalan bir yorum getirmek istemediğinin altını her fırsatta çizmiş Orta Dünya düşkünü bu yönetmen. Arkadaşlık, kendini feda etme, ölümlülük-ölümsüzlük gibi temalara dikkat çekerek kolektif bilinçte yaşamakta olan insanın doğasına en özgü ve en sürükleyici öykülerden birinin içinde seyirciyi harmanlamak kolay iş değil... Peter Jackson şu işe iyi ki kalkışmış diyebilecek miyiz bakalım ikinci bölümün sonunda? Maceraya davet var...
(Ö.D.)
Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Aralık sayısının Ayın Filmleri bölümünden alınmıştır.
|