Kapak 32

altyazı'dan

Geçtiğimiz ay 12. Avrupa Filmleri Festivali/Gezici Festival vesilesiyle Kars’ta çok keyifli bir hafta geçirdik. Avrupa’nın dört bir yanından sinemacı ve sinema yazarı konuklar, bu yıl festivalde ilk kez düzenlenen Uluslararası Altın Kaz Film Yarışması dolayısıyla Kars’ta toplanmıştı. Gezici Festival’in ülkemizdeki sinema kültürü adına önemini anlatmak kolay değil. Son on yıl içerisinde, bu tekerlekli festival, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Kars, Kayseri, Malatya, Mersin, Van, Çanakkale, Drama, Tiflis ve Bakü kentlerine Avrupa sinemasının en kayda değer örneklerini taşıdı. Her yıl 3000- 4000 km’lik yol katederek, 80-90 film gösterimi yaptı. Mehmet Açar’ın bu yılki Gezici Gazete’de belirttiği gibi, dijital medya olanaklarının akıl almaz boyutlara ulaştığı bir çağda, 35 mm bobinlerle şehir şehir dolaşan bir festivalin hayalini kurmak bile kolay değil. Başta Başak Emre ve Ahmet Boyacıoğlu olmak üzere Gezici Festival’e gönül vermiş cefakâr bir ekip, bu hayali gerçek kıldılar ve sinema deneyimleri kaçınılmaz olarak vizyon filmleri ve televizyon ile sınırlı kalan pek çok sinemasevere beyazperdede Avrupa sineması keyfi yaşattılar...

 

 

GÖZE ÇARPANLAR/ CENNETİ BEKLERKEN
Derviş Zaim, Cenneti Beklerken’in hazırlık aşamasında filmin gerçekleştirilmesine dair fikirlerini ekibine sağlıklı bir şekilde aktarmak üzere bir metin hazırlamış. Cenneti Beklerken’in yarattığı dünyanın, Doğu ve Batı temsilleri ile kurduğu ilişkinin ve genel anlamda görsel özelliklerinin ne kadar titiz ve özenli bir çalışmanın ürünü olduğunu filmi izleyen herkes zaten fark edecektir. Derviş Zaim tarafından kaleme alınmış olan bu metin ise bize, filmin başarısının şans eseri olmadığını kanıtlar nitelikte.

SÖYLEŞİ / TAKVA Yeni Sinemacılar’ın son filmi Takva, Antalya’da ödülleri toplamadan önce, ilk olarak Toronto’da gösterilmişti. Allah sevgisi ve korkusu arasında gidip gelen bir adamın iç dünyasını çarpıcı bir şekilde yansıtan filmin üç önemli ismini Toronto’da yakalayan Ayşegül Koç, yönetmen Özer Kızıltan, senarist Önder Çakar ve oyuncu Erkan Can’ı aynı masada buluşturdu...

 


CİN AYNASI / ORHAN PAMUK VE SİNEMA
Orhan Pamuk’un romanları sadece sevdiği yazarların, romanların izlerini taşımaz, aynı zamanda bir sinefilin filmlerden aldığı keyfi satır aralarına yerleştirdiği eşi bulunmaz hazinelerdir. Adıyla kara filmlere de gönderme yapan ‘Kara Kitap’, Batı ve Doğu felsefesini, İstanbul’un ruhunu çok iyi yansıtmasının yanı sıra bir kara film parodisi olarak da okunabilir.

 


 



Sinema rehberiniz