Ah Geceler!

Paylaş

Kendine has anlatımıyla dikkat çeken, gücünü belirsizliğinden alan bir film.

Fırat Yücel

Can Eskinazi, bundan yedi yıl önce yaptığı You are now friends with Nuri (2008) adlı video işinde Facebook’ta kızların fotoğraflarına bakıp onlarla rastgele flört eden bir genci takip ediyordu. Kamuya açılması olağan olmayan şeyleri sere serpe sergileyebilmesiyle övünürmüş gibi bir havası olan, şımarık bir denemeydi bu. Ah Geceler! ise şımarıklıktan alabildiğine uzak bir film. Çünkü Eskinazi burada, yeni iletişim araçları ve flört biçimlerine duyduğu merakı, Fatih Özgüven ve Barış Bıçakçı uy arlamalarından (Arkasındaki Hayal ve Yaz Gecesi Gökyüzü) bildiğimiz, edebiyata yönelik merakıyla iç içe geçiriyor. Sonuçta Ah Geceler!, kısa filmlerde görmeye alışkın olmadığımız kendine has bir dil keşfediyor. Ama filmin asıl güzelliği, bu keşfi çekimlerden önce değil, çekimler sırasında ve kurgu sürecinde yapmış olduğunu da sezdirmesine dayanıyor. Yönetmeninin ve oyuncularının bir şeyler kurcaladığını, denediğini açık eden ve bu süreci böbürlenmeden seyirciyle paylaşmanın yolunu bulan filmler vardır, Ah Geceler! onlardan biri.

Oyuncuların yüzünü aydınlatacağına, bir hataymışçasına arka planı keskin biçimde aydınlatan ışıktan (hatta bu yapay ışık kaynağı camekânlardaki yansımalarda da görülüyor) hemen anlıyoruz: Prova çekimlerindeyiz, oyunculardan da doğaçlama yapmaları istenmiş. Amaçlanan sahiden bu prova çekimlerini mi filme dönüştürmekti, oyuncuların bundan haberi var mıydı, yoksa her şey rastlantısal mı gelişti, bunları bilemeyeceğiz. Ah Geceler! de gücünü, anlattığı öyküyle kâh örtüşen kâh onun da sınırlarını aşan bu tür belirsizliklerden alıyor. Bir kadın ve bir erkek var. Erkek kadına, cep telefonu uygulaması üzerinden tanıştığı bir erkekle yaşadığı flört ve seks deneyimini anlatıyor. Bu kısmı hiç kesme yapmaksızın, tek planda aktarıyor Eskinazi, belli ki doğaçlama iyi gitmiş. Sonra, aynı kadın ve erkek oyuncuyu, önceki bölümde anlatılan (kafamızda canlandırdığımız) deneyimin bir benzerini yaşarken görüyoruz. Bu sefer, sıkça kesme yapılıyor ve replikler tekrar ediliyor, yeniden çekilmiş sahneler gibi. Ah Geceler!, izleyiciyi zihninde bolca canlandırma yapmaya teşvik ederken bir yandan da kendi zihninde canlandırdığı sahneleri çekmeye çalışan bir yönetmenin çabasıyla karşı karşıya getiriyor. Seyircinin konumu, yönetmenin konumu ve karakterlerin birbirlerini hayal edip sonra bedenleriyle karşılaşma hâlleri, boşluklar, tekrarlar, düşlemeler ve fiziksel deneyimin karışımından oluşan tuhaf bir yapı çıkarıyor ortaya. Son derece de dağınık, ama geceler de öyle. Bazen içilen, bazense bu filmde olduğu gibi ayık kafayla yaşanan; bazen karakterlerin utangaçlıktan rollerini oynayamadıkları, bazense beklenmedik performanslar, doğaçlamalarla çıkageldikleri o geceler, ah geceler!

Can Eskinazi kimdir?
1986’da İzmir’de doğdu. Bard College’ın Sinema ve Elektronik Sanatlar bölümünden mezun oldu. Arkasındaki Hayal (2008), Raskol’u Beklerken (2013) ve Yaz Gecesi Gökyüzü (2014), Ah Geceler! (2015) gibi kısa filmlere imza attı. İstanbul’da yaşıyor.

Paylaş