Ali Ata Bak

Paylaş

Orhan İnce’nin kısa filmi Ali Ata Bak, Türkiye’nin son yıllarda sürekli tartıştığı anadilde eğitim mevzusunu incelikli bir mizahla ele alıyor.

Türkiye’de kısa filmlerin –belki de yapım süreçleri daha kısa ve kolay olduğu için– politik tartışmalara hızla dahil olabildikleri bir gerçek. Bu anlamda Orhan İnce’nin geçtiğimiz yıl, tam da anadilde eğitimin gerekliliği ve önemi tartışılırken yaptığı Ali Ata Bak, meseleye kısa, öz ve biraz da mizahi bir yaklaşımla değinen bir film olarak karşımıza çıkmıştı. Filmde sevimli bir ilkokul öğrencisi olan Ali’nin okumayı öğrenemeyip, her çabasında ezberlediği ‘Ali ata bak’ fişini okumasının yarattığı mizahi zemin, Ali’nin okul dışında her yerde Kürtçe konuşması gerçeğiyle bir katman daha kazanıyor. Farklı seviyelerden öğrencilerin aynı sınıfta okuduğu bir okulda, Ali’nin anadili olmayan bir dilde okuma yazmayı öğrenememesi, doğal olarak bir politik manzaraya da işaret ediyor. Filmde Kürt çocukların Türk olduklarını ezberden haykırdıkları ant töreninden sonra kalabalık sınıflarına doluştukları sıradan bir güne uyanıyoruz. Sınıfta yine fişleri ezberlemelerine tanık oluyoruz. Ali’nin bu kadar ezberden sonra öğretmen dayısı tarafından spontane bir teste tabi tutulduğunda da ezberlediği cümleleri okuyormuş gibi yapmasına şaşırmıyoruz elbette ama, Ali’nin durumunun nasıl farklı olabileceğini ve aslında nasıl olması gerektiğini ister istemez düşünüyoruz.

Filmin, Türkiye’de eğitimle ilgili bu büyük mevzuları, büyük, iddialı bir film yapma çabasıyla değil, sadece gözlemleyerek, hikâye akışını zorlamadan ve gündelik olanın sıradanlığına da yer vererek anlatmaya çalışmasında bir incelik gizli. Bu anlamda Ali Ata Bak’ın Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın 2008 yapımı belgeseli İki Dil Bir Bavul’la, neredeyse birbirini tamamlayan bir akrabalık ilişkisi olduğunu söylemekte yarar var. Tıpkı İki Dil Bir Bavul gibi Ali Ata Bak da hemen bağ kurabildiğimiz doğal karakterleri odağa alarak, anadilde eğitim konusunu ve eğitim sisteminin çatlaklarını son derece isabetli bir çerçeveye oturtuyor. Filmin kendisi açık bir çözüm önerisi sunmasa da, izleyicisine Ali’nin ahvalini ve gelecek kuşakların neyle karşı karşıya kalacağını sorgulatıyor. Türkiye’nin Kürt meselesine yoğunlaştığı ve çözüm önerileri üzerine konuştuğu bu dönemde, bu tür sorgulamalara fırsat tanıdığı için Ali Ata Bak’a bir kez daha bakmakta yarar var… Dilek Aydın

Orhan İnce
1983 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Sinema ve Televizyon bölümünde yaptı. Yüksek lisans eğitimine de Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünde devam etti. 2009’dan bu yana kısa filmler çeken İnce, Ali Ata Bak ile başta Ankara Film Festivali ve !f İstanbul olmak üzere birçok festivalde ödüller kazandı.

Paylaş