Derin Nefes Al

Paylaş

Başak Büyükçelen’in yönettiği Derin Nefes Al bir kadının, bedeni üzerindeki tahakkümden kurtulma çabasına odaklanıyor.

Dilek Aydın

Liseli bir genç kadının gündelik rutin içinde eve gelip babasından sert bir tokat yemesiyle başlayan Derin Nefes Al, ikinci büyük darbeye dair de izleyicide bir öngörü yaratıyor aslında. Kendini bir jinekolog muayenehanesinde bulan kadın, karşılaştığı şokun etkisiyle kendini ve vücudunu kapatırken, doktorun tek söyleyebildiği şey: “Kendini sıkma, derin nefes al.” Filmin bu derin nefes alma durumuna yaptığı vurgu, hep bir alarm hâlinde olma, sıkıştırılma, bastırılma, zorlanmaya gönderme yapıyor. Neden derin nefesler almamız gerekiyor? Hayattan daha fazlasını alabilmek için mi, yoksa bu sıkışma hâlinde var olabilmek için yapabileceğimiz tek şey bu olduğundan mı? Filmin yakıcı muayenehane sahnesinden edindiğimiz cevap aslında ikinci seçeneğe yakın duruyor. Büyükçelen’in çizdiği dünyada görünüşte belirli bir toplumsal ve ekonomik seviyenin üzerinde, şehirli bir ailenin kızına bu muameleyi reva görmesi, muhafazakârlığın kadın bedeni üzerindeki tahakkümünün sınıflar ötesi bir geçerliliğe sahip olduğunu da parmakla göstermeden hissettiriyor. Tekinsiz ve sinir bozucu muayenehane sahnesinde bu tahakküm karşısında yapılabilecek tek şeyin derin nefes almak olduğu iliklerimize kadar bize hissettirilse de, Başak Büyükçelen’in kadınları pasifize etmek yerine gücü onların eline veren bir çözümü var: tahakküme konu olan bekâreti kendi marifetleriyle ortadan kaldırmaları. Başak Büyükçelen’in böylesi zor bir konuyu, doğru kamera açıları ve ses tasarımının yanında iyi oyuncu yönetimiyle de daha anlaşılır bir noktaya getirdiğini söylemek mümkün. Nesrin Cavadzade’nin sadece beden dili bekâreti kontrol edilen genç kadının şokunu ve travmasını anlatmaya yeterken, bir yandan yaralayan bir yandan da arkadaş olmaya çalışan baba profili Celal Kadri Kınoğlu tarafından başarıyla yorumlanmış. Bekâreti bir mevzu yapan toplumlarda derin nefes alma ihtiyacını, genç bir kadının tecrübesi ve bedeni üzerindeki tahakkümden kurtulma çabası aracılığıyla anlatması Derin Nefes Al’ı içerik açısından dikkate değer yapıyorken, teknik yeterliliği de onu kısa filmlerin sıkça düştüğü salt sosyal bir mevzuyu hikâyeleştirmiş olma klişesinden sıyırıyor. 

Başak Büyükçelen Kimdir
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi ve Vancouver Film School mezunu Başak Büyükçelen’in ilk filmi İkilem (2010) yurtdışında çeşitli festivallerde ödüller aldı. Yönetmenin bekâret üzerine tasarladığı üçlemenin ilk halkası olan Derin Nefes Al (2012) New Directors/New Films, Cinemed, Palm Springs gibi festivallerde gösterildi. Geçtiğimiz sene Kanada’ya yerleşen Büyükçelen göçmen sorunları üzerine bir film tasarlamakta.

Paylaş