Edat

Paylaş

Kıbrıs’ın özgün, belirsiz statüsünü edatlara başvurarak işleyen yenilikçi bir belgesel.

Dilek Aydın

Sosyoloji arka planından gelen sinemacı/sanatçı Rahme Veziroğlu, memleketi Kıbrıs’ın belirsiz ve çelişkili durumunu, dilbilimdeki edat kavramıyla ele alıyor. Fısıldayan bir kadın sesinin dile getirdiği “Anlamlı olan cümleler arasında ilişki kuran, yalnız başına bir şey ifade etmeyen” tanımıyla başlayan film, ‘ile’, ‘rağmen’, ‘göre’ gibi edatların grafik kullanımını, ilk bakışta tesadüfen yakalanmış gibi görünen bir dizi Kıbrıs görüntüsüyle bir araya getiriyor. Filmin fısıltıyla, kayalara vuran dalgaların yavaş çekim görüntüsüyle ve hipnotik ses kullanımıyla seyircisini hazırladığı bilinç akışı, kavramlar arasında ilişki kurulan bir çerçeveye oturmaya başlıyor yavaş yavaş. Kuzey Kıbrıs’ın konumunu, izole edilmiş, tanınmayan bir ara bölge oluşunu, başka ülkelere bağımlılığını imleyen görüntüler birleştikçe büyük resim tamamlanıyor. Seyircinin parçaları birleştirmeye çalıştığı, her görüntünün bir nevi edat görevi gördüğü bu akışta, ‘yakalanmış’ anların dışında kameranın varlığının farkında, seyircinin gözünün içine bakan özneler de var.

Filmin ikinci yarısında bu öznelerin alanına geçiş yapıyoruz. Edatlarla oluşan büyük resimden, bu resim hakkında konuşan öznelerin dünyasına giriyoruz artık. Sanki bir saha çalışması gibi, bir grup Kıbrıslı insanın, ilk bölümde izlediğimiz görüntüler hakkındaki izlenimleri kayıt altına alınıyor. Fakat bu özneleri, üst ses olarak duyduğumuz konuşmalarını dillendirirken değil, gündelik hayatlarına dair doğal ortamlarında, durup sadece kameraya bakarken, izleyiciyle doğrudan ilişki kurmaya çalışırken görüyoruz. Bu ikinci bölümle birlikte, filmin içinde filmin kendisinin irdelendiği, filmin öznelerinin film üzerine konuşabildiği interaktif bir yapı kurulmuş oluyor. Filmin ilk bölümünün aksine, izlenmek yerine izleyen, edilgenliğini kırıp konuşan özneler var bu bölümde. Bu karşıtlık, filmin ana ekseni olan Kıbrıs’ın, ancak başkalarıyla var olabilen edilgen yapısına da bir karşı duruş, bir isyan olarak okunabilir.

Rahme Veziroğlu Edat’ta, stili ve içeriği doğrudan birbiriyle konuşturmayı başarıyor, filmin kendisinin filmin konusuna bir cevap olabilmesini sağlıyor. Böylece Edat, hem filmin kişilerinin edilgen yapılarından çıkıp özneleşebildiği, hem de görsel kodların filmle doğrudan ilişki kurduğu, her karenin kendi içinde anlamlı olduğu ve büyük resme de bağlandığı bir yapım olabiliyor. Bu bağlamda, filmin mevzusuyla ve özneleriyle kurduğu ilişki son derece yenilikçi.

Rahme Veziroğlu kimdir?
1984 yılında Kıbrıs’ta doğdu. Amsterdam Üniversitesi’nde toplumsal teori alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra çeşitli belgesellerde yapımcı ve araştırmacı olarak yer aldı. 2013 yılından bu yana görsel-işitsel sanat ve edebiyat alanlarında kendi çalışmalarını yürütüyor.

Paylaş