Merkür

Paylaş

Güncel sanat dünyasına genç neslin gözünden bakan eleştirel bir animasyon.

Dilek Aydın

Genç sanatçılar Ege Okal ve Melis Balcı’nın sanat camiasındaki kişisel tecrübelerini kâğıt dokusunun kaybolmadığı, suluboya gibi akışkan, neredeyse uçucu bir boyamayla, minimal bir üslupla perdeye aktardıkları Merkür, alışık olduğumuzun dışında bir animasyon. Neredeyse ‘belgesel’ denebilecek yaklaşımıyla Merkür, Milano’da bir sanat fuarı sonrası gerçekleşen bir akşam yemeği buluşmasına odaklanıyor. Güncel sanat dünyasının galerici, sanat direktörü, zengin sanat müşterisi gibi köşe taşlarından oluşan temsilî bir grubun arasında sesini duyurmaya çalışan bir genç sanatçı görüyoruz. Adını “sınıflar ötesi” bir durum olarak, kimsenin dilinden düşmeyen büyük astrolojik olay ‘Merkür’ün Gerilemesi’nden ve tesadüfe bakın ki bu buluşmanın geçtiği mekândan alan Merkür, Ege Okal ve Melis Balcı’nın büyük bir sektöre dönüşmüş güncel sanat dünyasına dair gözlemlerinin kâğıda dökülmüş hâli. Kelimeler yerine pastel bir skalada renklendirilmiş çizimler kullanan ikili, bir yemek masasında geçirilen zamanı müthiş bir güncel sanat, sınıf ve tavır eleştirisine dönüştürmeyi başarıyor. Genç bir sanatçı, asistanlığını yaptığı galeri sahibesi vasıtasıyla bulunduğu bu akşam yemeğinde, eserlerini görmezden gelen galeri sahibesi tarafından gruba “sadece bir asistan” olarak tanıtılınca, masanın kolektif değerler sisteminde sınıfta kalır; artık o masada düşüncelerini dillendirmesi neredeyse imkânsızdır. Merkür’de çizilen ‘güncel sanat ortamlarının elit sınıfı tablosu’ o kadar karikatürize ki ancak gerçek olabilir, diye düşünmeden edemiyor insan. Sanat eserlerinin değerini parası üzerinden konuşan, sanatçıların cinsel yönelimlerinin onları takdire şayan kıldığı, bütün yüksek perde entelektüel konuşmaların arasında en çok öne çıkan mevzunun burçlar ve Merkür Gerilemesi olduğu bir akşam yemeğinden geriye kalan, dillendirilemeyen ve görmezden gelinen düşünceler… Merkür’deki genç kadının hikâyesi genç neslin genel bir ikilemine de işaret ediyor. Yaptığımız, yapmak istediğimiz işlere karşı duyduğumuz büyük tutku ile kâr odaklı ve sadece belli bir zümrenin kişisel ideolojileriyle şekillenen bir ortamda var olmaktan bıkma hâli. Ege Okal ve Melis Balcı’nın, tam da bu hissiyattan yola çıkarak yaptıkları; aklımızda, zihnimizde taze bir esinti cereyan ettiren Merkür’e biraz daha dikkatli bakmakta fayda var.

 

Paylaş