Meşakkat ve Karısı

Paylaş

Ödüllü oyuncu Esme Madra’nın yazıp yönettiği Meşakkat ve Karısı zamansız bir ormanda başlayıp kadın ve erkek arketiplerine doğru uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi.

Dilek Aydın

Meşakkat ve Karısı daha ilk sahneden güçlü görselliğiyle dikkat çekiyor. Bir erkek ve kadının ormanlık bir alandaki oldukça çetin fiziksel mücadelesiyle başlıyor film. Bu kavgadan sonra yollarını ayıran kadın ve erkek, hem kendi iç dünyalarına, hem de kadın ve erkek arketiplerine doğru bir yolculuğa çıkıyorlar. Bu yolculukta erkeği, onu kendi karanlık tarafıyla yüzleşmeye zorlayan oyunbaz bir gölge-adam takip ederken, kadına ise sadece hayvani içgüdüleriyle hareket eden bir köpek-adam eşlik ediyor. Nemli, flu, ağaçlarla ve yabani otlarla çevrili bir ormanda, ayrılık sonrası ikisi de aynı ortamla çevrelendikleri hâlde farklı tecrübeler yaşayan kadın ve erkeğin hikâyesini anlatan Esme Madra, kadın-erkek ikiliği gibi klasik bir temayı güçlü bir görsellikle çok boyutlu bir film diline aktarabiliyor.

Esme Madra, Meşakkat ve Karısı’nda kamera ve mekânı güçlü bir şekilde kullanarak, kostümlerden kadraja kadar her detayda filmin zıtlığa odaklanan izleğini zenginleştirebilmiş. Kadın ve adamın birlikte olduğu sahnelerindeki yakın planlar, karakterlerin o koca ormanda küçücük kaldıkları sahnelerle tezat oluşturuyor. Benzer şekilde, kadının içgüdülerine ve vahşi ruhuna yolculuğu kürklü yeleği aracılığıyla,  adamın karanlık yönüyse ‘şehirli’ bir kostüm seçimiyle belirgin hâle getirilmiş. Kadının ‘vahşete yakınlığı’, neredeyse tarih öncesi zamanları hatırlatan bir doğada bulunmasıyla uyum içindeyken; erkeğin şehirli hâli, içinde bulunduğu ortama ayrıksı kaldığı hissini uyandırıyor.

Meşakkat ve Karısı, yolları ayrılan kadın ve erkeğin iç yolculuklarını anlatırken her ne kadar iki farklı kutba yönelseler de karakterlerin ikisini de ortak bir varoluşu/hayatı simgeleyen aynı pastoral coğrafyanın içinde ilerletiyor. Esme Madra’nın senaryosunu ilk olarak bir kısa öykü olarak yazdığı filmi, bize Sevim Burak anlatılarını hatırlatan şekilde, gücünü kolektif görsel hafızadan alan, çağrışımlara ve çoklu okumalara açık bir durum öyküsü sunarken, bu öyküyle uyumlu bir görsel evren oluşturmayı da ıskalamıyor.

Esme Madra Kimdir?
1987 yılında İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde okudu. O da Beni Seviyor (2001), Çoğunluk (2010), Zenne (2012), Nefesim Kesilene Kadar (2015) filmlerinde ve birçok kısa filmde rol aldı. Tiyatro İkincikat’ta oynadı. Tiyatro Krek’te yönetmen asistanlığı ve Açık Radyo’da program yaptı.

Paylaş