Mükemmel Bir Gün

Paylaş

Gündelik obje ve imajların alışılmadık tezahürleriyle, şehir ve doğa ikiliğine dair deneysel bir anlatı.

Dilek Aydın

Siyah ekranda kuş sesleri ve bir adamın (yönetmenin ta kendisi) yüzünün fotokopi aletinin ışığı tarafından taranması ile açılan film, hemen ardından plaktan çalmaya başlayan saat tik-taklarına geçiyor. ‘Şehir adamı’ uyanmıştır. Kendini kelimenin tam anlamıyla parçalayarak (bir kâğıt parçala- yıcısından geçirerek) klavye tuşlarından oluşan kahvaltılık gevreğini atıştırıp, harflerden oluşan kahvesini ataşlarla tatlandırır. Dosyalanmış bir gömlekle kravat çıkarır. Dışarı çıkmaya hazırdır. Kendini odasının duvarında asılı olan peyzaja bırakmaya çalışır ama şehir seslerinden kaçamaz. Biz de şehir seslerinin bastırdığı doğa görüntülerini izlerken bu ‘mükemmel gün’de şehirden kaçmayı düşünmeden edemeyiz.

Oğuzhan Kaya’nın bu filmde ulaştığı en büyük başarı, imajların dilini etkili bir şekilde kurabilmesinde yatıyor. İlk bölümü yakın plan ve siyah-beyaz, ikinci bölümü renkli ve geniş planlardan oluşan filmin her bir karesi özenli bir mimarlığın eseri gibi. Karelerdeki simetri, özellikle kurumsal hayata gönderme yapan ilk bölümdeki buhranı arttırırken, estetik yönden de güçlü bir izlenim bırakıyor izleyicide. Siyah-beyazdan renkliye, şehirden doğaya geçiş, incelikle düşünülmüş bir hareketsizlikten harekete geçişle paralel kuruluyor; ki bu seçimin filmi içerik ve biçim olarak tamamlayan önemli bir etmen olduğu söylenebilir.

Oğuzhan Kaya’nın yaklaşık yüz festival dolaşan ve pek çok festivalde En İyi Deneysel Film ödülüyle taltif edilen filmi Mükemmel Bir Gün, imajın gücünü bir kez daha hatırlatıyor bize. Mükemmel bir uyum içinde olan görüntü ve seslerle, kameranın menzilinde bir karakter takip etmeden, kallavi hikâyeler anlatmaya çalışmadan şehir hayatının baskısını ve beyaz yakalı olma buhranını 4 dakikada anlatabiliyor. Yakın planlarla geniş planları birbirlerine tezat olacak şekilde işleyip, siyah-beyazdan renkliye yavaş, pürüzsüz bir geçişle şehir ve doğa arasındaki uçurumu daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Son senelerin en iyi deneysel filmlerinden biri olan Mükemmel Bir Gün, devamında gelecek filmleri de merakla beklememize sebep olan, umut vaat eden bir kısa film.

Oğuzhan Kaya Kimdir?
1984 yılında İstanbul’da doğdu. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dramatik Yazarlık Bölümü’nden 2011 yılında mezun oldu. Deneysel kısa filmleriyle başta Berlin Prix Europa, Utah Arts Festival, Oxford Film Festivali ve Altın Koza Film Festivali olmak üzere ulusal ve uluslararası birçok festivalde ödüller aldı. İstanbul Üniversitesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü’nde yüksek lisans yapmaktadır.

Paylaş