Semra Ertan

Paylaş

70’lerde Almanya’ya göç etmiş bir kadının hikâyesini anlatırken yabancılığa ve göç psikolojisine odaklanan şiirsel bir video çalışması.

Dilek Aydın

Semra Ertan, 1956’da Türkiye’de doğmuş, 1972’de ailesiyle birlikte Almanya’ya göç etmiş ve 1982’de ırkçılığı protesto etmek için kendi bedenini yakmış bir kadın olarak Avrupa’nın modern zamanlardaki en büyük göç hareketlerinden birinin tam ortasında yer almış biri. Yüzlerce şiir yazmış, çeviri yapmış, inşaatlarda çalışmış, Almanlar için bir öteki olmuş ama yine de Almanca yazarak “Mein name ist auslander” (benim adım yabancı/dışarıdan) diyen bir kadın. Akrabası olan Cana Bilir-Meier’in Semra Ertan üzerine hazırladığı 2013 tarihli deneysel video yabancılık üzerine, bir yere ait olmak/olmamak ikilemi üzerine bir iki kelam etmekten çok daha fazlasını yapan bir çalışma.

Semra Ertan’ın bir göç hikâyesinin öznesi ve aynı zamanda onu çepeçevre saran dışlanma psikolojisi yüzünden de bir göç travmasının nesnesi olma hâli, Cana Bilir-Meier’in çalışmasında ön plana çıkıyor. Semra’nın kendi sesinden şiirlerini dinlerken, onu dosyalanmış fotoğraflardan, arşivlenmiş gazete kupürlerinden takip ediyoruz. Avrupa’nın göçmenlere karşı tavrının en belirleyici özelliklerinden birini, yani özne olma mücadelesi veren bu insanların ‘sıradan’ olmasına bürokrasi ve resmiyet marifetiyle engel olma çabasını hissedebiliyoruz. Videonun parçalı yapısı ve kimi zaman izleyicinin bütünlük algısını sekteye uğratan kesmeler, Semra Ertan’ın da bahsettiği ikircikli hissiyata işaret ediyor ve onun şiirleri gibi yalın, sert ve hedefine doğrudan ulaşan bir yöntem benimsiyor. Semra’nın kırık Almancasına karşılık Cana Bilir Meier’in köklerini ele vermeyen Almancası da göçmenliğin kuşaklar boyu nasıl dönüştüğüne atıfta bulunuyor.

Semra’nın şiirleri üzerinden kurduğu bu anlatıda Cana Bilir-Meier’in en çok vurgu yaptığı kavramlardan biri de heimlich/unheimlich. Heimlich kelime anlamı olarak eve ait, eve dair olan demekken, çağrıştırdığı duygulara ve psikanalizdeki kullanımına baktığımızda, güvende olmak, ait hissedilen yerde olmak gibi anlamlar barındıran bir kavram. Unheimlich ise, eve ait olmayan demek ve Türkçedeki en iyi karşılığı ‘tekinsiz’. Bu kavram Freud tarafından tam da en yakınımızda, en sıradan olandan korku duymamız olarak açıklanıyor. Semra Ertan’ın da heimlich/unheimlich üzerinden kelime oyunları yapmış olması, onun ait olmak ile tekinsizlik arasında gidip gelen ruh hâlinin altını çiziyor.

Cana Bilir-Meier’in Semra Ertan videosu, tüm dünyanın göçmen politikaları konusunda bir sınavdan geçtiği günümüzde göçmenlik tecrübesinin sadece daha güvenli ve zengin bir ülkeye adım atmakla sonlanmadığını gösteriyor. Faşizme dikkat çekmek için kendini yakmış göçmen bir kadının hikâyesini konvansiyonlar dışında anlatan ve bizi sistemden bağımsız düşünmeye iten Semra Ertan, izleyicinin günümüz gerçeklerine temas etmesine aracılık edebilecek bir video.

Videonun İngilizce altyazılı versiyonu için tıklayın / Click for the English subtitled version 

Cana Bilir-Meier Kimdir?
1986’da Münih’te doğan Cana Bilir-Meier, Viyana’da sanat eğitimi aldı. Video ve video yerleştirme alanlarında çalışan Bilir-Meier’in Semra Ertan (2013) adlı çalışması, YOUKI13’te En Yenilikçi Film ödülünü kazandı ve 2013’te Alman Film Eleştirmenleri Ödülü’ne En İyi Deneysel Film dalında aday oldu. Bilir-Meier, göçmen sanatı ve kültürel üretim üzerine çalışmalarını Avusturya’da sürdürüyor.

Paylaş