Sonra

Paylaş

Nazlı Elif Durlu’nun yönettiği Sonra, bir grup arkadaşın gündelik sohbetlerinin arasından yavaş yavaş sızan melankoliden güç alan, hafif ama ağır bir kısa film.

Not: Bu yazıyı, filmi izledikten sonra okumanızı tavsiye ederiz.

Dilek Aydın

Başta her şey çok sıradandır. Bir grup arkadaş evde toplanmış, her zaman yaptıkları şeyleri yapıyor gibidirler. Yine de tavırlarında, tekliflerinde, özellikle içlerinden birine olan bakışlarında ayrı bir ihtimam vardır ve bunun herkesin üzerinde yarattığı yarı karanlık yarı aydınlık bir ruh hali… Uzunca bir süre, hem bu yarı neşeli ortama ayak uydurup eğlenmeye hem de bu karanlık ruh halinin sebebini çözmeye çalışırız. Filmin sonunda, mutlu mesut takılan bu arkadaş grubundan birinin, bakışların ihtimamla çevrildiği Tolga’nın, sevgilisini kaybetmiş olduğunu anlarız. Sonra bize arkadaşlarımızı, sevdiğimiz insanları hatırlatarak, bu insanlardan biri kendine en yakın olan kişiyi kaybederse ne olur sorusunu aklımıza düşürüyor. Bu bilginin seyirciye açık edildiği o anda, bütün bu rutin buluşmanın, şakalaşmanın, vakit geçirmenin ardındaki melankoliyi ve yas havasını daha da derinden hissediveriyoruz.

Her ne kadar yas gibi ağır bir konuyu ele alsa da, Sonra’yı benzer konuları ele alırken hep bir ders çıkarmayı, büyük sözler sarf etmeyi şiar edinmiş uzun ve kısa filmlerden ayıran bir taraf var. Nazlı Elif Durlu seyircisini bir yandan yas ortamının tam ortasına bırakırken, bir yandan da gündeliğin hafifliğinin her şeyin bir şekilde üzerini kaplayan ezici doğasını bize tekrar hatırlatıyor. Ağır melankolinin, yakın bir arkadaş grubunun ‘hafif’ gündeliğiyle birleşmesinin yarattığı bu ikilik, aslında filmin didaktizmden uzaklaşmasına da yarıyor. Filmin, gözlemci bir kamerayla sıradan anları, örneğin bir sigara yakmayı, bir şişe bira açmayı, şakalaşmayı ya da anlatılan komik anıları es geçmeden bizi ortasına bıraktığı bu postmortemde öne çıkan şey, olumlu anlamıyla bir ‘hafiflik’. Sonra, sinemada yas, ölüm, kayıp gibi ağır mevzuları eşit derecede ağır bir üslupla ele alan filmlerin kimi zaman duygu sömürüsüne yol açan diline alternatif üreten, zihin açıcı ve çarpıcı bir örnek.

Nazlı Elif Durlu Kimdir?
Ankara doğumlu Nazlı Elif Durlu, Utrecht Üniversitesi, Sinema ve Televizyon bölümünde eğitim gördü. İlk kısa filmi Güven Bana’yı 2009 yılında tamamladı. Halen çeşitli televizyon ve sinema projelerinde senaryo yazarı olarak çalışmaktadır.

Paylaş