Yokuş

Paylaş

İlk uzun metrajı Albüm ile Cannes’da Eleştirmenlerin Haftası bölümüne katılacak olan Mehmet Can Mertoğlu’ndan ödüllü bir kısa film.

Dilek Aydın

Mehmet Can Mertoğlu’nun 35mm çektiği Yokuş minimal sinema geleneğini takip ediyor. Sakin bir kasabada kendi hâlindeki bir hastane çalışanının rutinine odaklanan filmin görsel gücü ve hayatın durmaksızın devam eden döngüsüne yaptığı vurgu daha en baştan ön plana çıkıyor.

Feridun Koç’un sade oyunculuğuyla takip ettiğimiz sessiz karakterin sıradan kasaba hayatına tanık olurken, zamanın ve mekânın asla etkilemediği doğum-ölüm döngüsüne de şahit oluyoruz. Kasabanın sesleri, ritmi, yaşlı hastaların ziyaret edildiği bir hastane rutiniyle birleşiyor. Sanki burada dikkate değer hiçbir şeyin yaşanmadığını hissettiren filmin dünyasının içinde yine aynı çabasız görsellikle sunulan, çabucak geçip giden morg sahnesi ise tüm bu hafif devinimin ya da devinimsizliğin içindeki sorgulatıcı öğe oluyor: Sürprizsiz gibi görünen bu hayatta genç bir kadının küçücük bir bebek bedeniyle birlikte morgda soğumaya bırakılması.

Mehmet Can Mertoğlu’nun kısasının Siegfried Kracauer’ın ‘basit anlatı’ (slight narrative) diye tabir ettiği ve günümüz Türkiye sinemasında özellikle 2000’lerin başında Nuri Bilge Ceylan filmlerinde, sonra onun paltosundan çıkan sanat filmlerinde sık rastladığımız bir anlatı türüyle akrabalığı söz konusu. Gündelik hayatın ritminin çaba sarf etmeden, olduğu gibi aktarıldığı, büyük anlatı “hilelerine” başvurulmayan bu filmlerdeki hafiflik, sıradan insan tecrübesine daha çok dikkat çekiyor. Bahsi geçen filmlerin ortak paydası, üsluba dair müstesna bir tavra ya da ele alınan konunun hafifliğini tamamlayacak evrensel bir dokunuşa sahip olmaları. Yokuş da aynı şekilde, bu basitlik ve hafiflikten, insani olana dair kalıcı bir izlenim bırakmayı başarıyor. Parmak basmadan anlatılan hayatın döngüsü, ana karakterin filmin başında inip sonunda çıktığı yokuşla da temsil ediliyor, böylelikle filmin kendi döngüsüne sinematik bir vurgu yapılıyor.

Kısa filmcilerin genellikle dijital sinema heyecanında olduğu bir dönemde filmini 35mm çekmekte direten Mertoğlu’nun peşine düştüğü ‘saf sinema’, Yokuş’ta hikâyeden sinematografiye kendini her alanda hissettiriyor. Yine 35mm çektiği ilk uzun metrajı Albüm’ü de merakla beklememizin sebeplerinden biri oluyor Yokuş.

Mehmet Can Mertoğlu Kimdir?
1988’de Akhisar’da doğdu. İlk öğretimini Akhisar’da, orta öğretimini İzmir Atatürk Lisesi’nde tamamladı. Bir süre, Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi  bünyesindefaaliyet gösteren Sinefil dergisinin editörlüğünü üstlendi. İlk kısa filmi Yokuş (2008) pek çok önemli festivalde boy gösterdi. İlk uzun metrajı Albüm 69. Cannes Film Festivali’nin ‘Eleştirmenlerin Haftası’ bölümüne seçildi.

 

Paylaş