|
Film Çıkışı : ARA KAFE ![]() Beyoğlu'nun dördüncü kabuk değiştirişi bu... 19. yy'dan bu yana Beyoğlu sosyal değişimin aynası olmuştur. 19. yy'da, Osmanlının yenileşme ve Batıyı örnek alma çağında, yeni tür eğlence ve alışveriş merkezleri Beyoğlu'nda kümelenir; elçilikler, oteller ve kiliseler bu kümelenmenin hızlandırıcı unsurları olur. Cumhuriyet ile birlikte Levantenler etkilerini yitirirken, yerlerini cumhuriyetin idealist seçkinleri doldurur. Artık sanatçı ve aydınların da konakladığı bir mekana dönüşür Beyoğlu... Tokatlıyan, Markiz, Lebon gibi gözde mekanlar edebiyat, sanat ve düşünce hayatının merkezleridir. 1950'li yıllarda cumhuriyetin idealizmi yerini pragmacı programlara bırakır ve Beyoğlu hızla bu kaotik duruma teslim olur. Nezih eğlence yerleri pavyonlara, birahanelere dönüşür; sinemalar lümpen kitlenin cinsel açlığını sömürmeye yönelir, vitrinlere kentle köy arasında sıkışmış bir beğeninin tercihleri hakim olur. Ama bu sürecin tabandan gelen gerçek bir sentezin hazırlayıcısı olduğu ancak bugün anlaşılmaktadır. 80'li yıllardan sonra Beyoğlu işte bu sentezin göstergesi oldu. Bugünkü Beyoğlu bir tür Soho'sudur İstanbul'un. Kitapçıları, sinemaları, kafe-barları, meyhane ve şaraphaneleriyle hem tarihi kuşatır hem de günceli. Gelelim böyle bir Beyoğlu tablosu içinde, Ara Kafe'nin yerine... Adından da anlaşılacağı üzere Ara Kafe, tüm bu zaman dilimlerinin arasında bir yerlerde sıkışıp kalmış, ne siyah ne beyaz ama gri bir mekan. Bir sanat yönetmeni kafe açacak olursa olacak olan da budur tabii. Kafenin sahibi ve yaratıcısı olan Yaşar Kartoğlu, 'İstanbul Kanatlarımın Altında', 'Manisa Tarzanı', 'Bir Kadının Anatomisi', 'Vizontele' gibi filmlerin sanat yönetmeni ve sonuçta işi gereği bir zaman ve mekan yaratma ustası. Galatasaray Lisesi'nin karşısındaki Beyoğlu PTT'si ile Yapı Kredi Kitabevi arasındaki Tosbağ Sokağa girdiğinizde sizi tipik Beyoğlu mimarisini yansıtan, vitraylarla bezeli sıcak bir "Kafe Ara" cephesi karşılar. Kapıdan içeriye girdiğinizde ise yüksek ferah tavanlar, rengarenk vitraylar, geleneksel dokularla çağdaş formların buluştuğu dekorasyon ve bahçeye taşan masalar sayesinde Beyoğlu'nun gürültü ve kargaşası bir anda üzerinizden sıyrılır ve farklı zamanlara doğru akmaya başlar hayalgücünüz... ![]() Kafenin her köşesinde sergilenen, Kartoğlu'nun film çalışmalarında kullanmış olduğu maketler ve aksesuarlarla birlikte Türkiye'nin çeşitli yörelerinden toplamış olduğu Türk işi antika eşyalar da hayalgücünüzü tetikleyen unsurlar arasındadır. Bu sanatsever kafede her ay periyodik olarak çeşitli sergiler düzenleniyor, bilginiz olsun. Bir gidişinizde Vizontele'nin dekor inşası fotoğraflarını görebilirken, bir başka gidişinizde Ara Güler' in 'Picasso', 'Chagall', 'Hitchcock', 'Abidin Dino' portrelerine, başka bir ziyaretinizde ise "storyboard" konulu bir sergiye rast gelebilirsiniz. Ara Güler demişken, Türk fotoğrafının duayeninin atölye olarak kullandığı müstakbel müzesinin giriş katında ve Güler'in himayesinde açılan Ara Kafe'nin, ismiyle aynı zamanda usta fotoğrafçımıza bir saygı duruşunda bulunduğunu da hatırlatalım. Ara Kafe'nin müdavimleri arasında her kesimden sanatçı ve sanatsever var. Başta Ara Güler olmak üzere Metin Sözen, Gürol Sözen, Yılmaz Erdoğan, Yavuz Turgul, Savaş Ay, Cem Yılmaz, Derviş Zaim, Semih Kaplanoğlu, Demet Akbağ, Uğur Polat, Selim İleri, Taner Birsel, Bubi, Yalçın Sadak, Uğur Yücel, Tomris Giritlioğlu, Yusuf Kurçenli ve başka nice sanatçının yolu sık sık buraya düşüyor, zaman zaman bazıları sanatseverlere açık söyleşilerini bu mekanda gerçekleştiriyor, çeşitli televizyon kanalları, dergi ve gazetelerle olan röportajlarını Kafe Ara'da düzenliyorlar. Bunların yanı sıra ileriki günlerde kafede kısa ve uzun metrajlı film gösterimleri ve dia gösterilerinin gerçekleştirilmesi de planlanıyor. Giriş katında bulunan kitaplıktaki sinema, fotoğraf, mimarlık, resim konulu sanat kitaplarını unutmamak gerek. Kafe'nin zengin menüsüne gelince...Türk damak tadının modern bir sunumla birleştiği menüden Cunda salatası, etli pazı sarması, Manisa köftesi, körili makarna, sakızlı muhallebi ve lokumlu Türk kahvesini özellikle tavsiye ederiz. Pazar günleri 10:30-14:00 arasında düzenlenen geleneksel Pazar kahvaltısına da Beyoğlu'nda geçirilecek bir pazar gününün sabahında mutlaka uğrayın. Kafe'nin fiyatlarıysa ne pahalı, ne ucuz; 'arada' anlayacağınız. Bu zamanlarda herkesin bir kafesi olmalı! Sanatseverseniz ve gösteriş meraklısı değilseniz ve kıyıda-köşede-arada kalmayı sevenlerdenseniz, 'Ara Kafe'ye bir uğrayıverin isterseniz. Ara Kafe Tel: 0 (212) 245 41 05 |