 |
 |
|
KISA FİLM DE NE Kİ?
On yıl önce biri çıkıp "Bir gün kısa filmler çekeceksin" dese, ona "Kısa film de ne ki?" diye sorardım.
Bazen hâlâ kendi kendime soruyorum bu soruyu.
Yanıtlarım daha çok kısa filmin ne olmadığı üzerine dolaşıyor. Daha doğrusu bir kısa filmde nelerin olmaması gerektiği konusunda yoğunlaşıyor. Kendi kendime kısa filmin amatör bir uğraş olmadığını tıpkı uzun metraj filmlerde olduğu gibi profesyonel bir iş olduğunu, bir kısa filmin belli kriterlere sahip olması gerektiğini tekrar edip duruyorum. Kısacası pratikte kısa filmin üretim sürecinde gerektirdikleriyle, uzun metrajın gerektirdikleri arasında bir fark yok.
İşin aslına bakarsanız kısa film çekmenin kestirme formülleri de yok.
Ama yine de herkes kısa film çekebilir inanışı insanlarda hâkimdir. Ben maalesef öyle düşünenlerden değilim, ama böyle düşünenlerin formülünü söyleyeyim yine de: Paralı bir yapımcı (ya da yönetmenin parası varsa yapımcıya da ihtiyacı yok demektir), iyi bir senarist, iyi bir görüntü, sanat yönetmeni, işini bilen prodüksiyon amiri ve işinin ehilli yönetmen asistanlarına sahip olan biri kısa film çekebilir. Belki filmi başarılı da olur. Bu olanaklara sahip biriyseniz bu yazı çok işinize yaramaz, hemen bu yazıyı okumayı bırakabilirsiniz.
Ancak, şu soruyu yine de kendinize sorun, çekeceğim filmin kaderi ne kadar benim elimde olacak?
Yok, çekmeyi düşündüğünüz kısa filmin kaderinin ellerinizde olmasını, en azından bir kısa filmde nelerin olmaması gerektiği konusunda biraz olsun düşünmek istiyorsanız yazıyı okumaya devam edebilirsiniz.
Öncelikle kısa filmle ilgili yanılgılarımızı sıralayalım isterseniz;
bir: Kısa film çekmek sanıldığının aksine uzun metrajdan daha zordur. Teknik olanakları kullanma ve hikâye anlatma biçiminde daha çok ustalık gerektirir.
iki: Yaşadığımız ülkenin sosyo-ekonomik ve kültürel koşullarını göz önüne aldığımızda bir yönetmenin kısa film çekmesi lükstür! Çünkü, harcadığınız paranın geri dönüşü olmayacağı gibi filminiz son derece kısıtlı bir gösterim şansına sahip olacaktır. Bu gerçekliği bilen, gören yapımcılar da kısa filmcilere yüz vermez.
üç: Genel inanışın aksine, filmin uzunluğundan dolayı her kısa film kısa film olmadığı-olamadığı gibi her kısa hikâye (bu hikâye kısmına ilerde açıklık getireceğiz) kısa film formatına uygun değildir. Ama yine de her hikâyeden kısa film yapma şansınız vardır. Biraz karışık mı oldu?
....
Rıza Kıraç
Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Ekim 2002 sayısının Köşeler/Kısa Metraj bölümünde yayımlanan yazının bir bölümüdür.
|
|
|
|