AYIN FİLMLERİ / ALTYAZI'NIN ÖNERİSİ / GİZEMLİ NEHİR

ÇOCUKLUK YILLARINDA KAYBEDİLEN MASUMİYET.

3 Ekim'de 41. New York Film Festivali'nin açılışını yapan Gizemli Nehir, ülkemizde ABD'yle aynı anda ticari vizyona giriyor. Dünya prömiyeri Cannes Film Festivali'nde gerçekleştirilen film, hem eleştirmenler hem de izleyiciler tarafından genelde beğenilmişti. Basın toplantısında, yönetmene, filmlerinin git gide hem tematik olarak hem de anlatım tonu olarak 'karanlık'laşmaya başladığı söylendiğinde Eastwood bu görüşe katılmadığını belirtmiş ve sadece sinemada çok kullanılan 'katil kim' motifini sosyal boyutu öne çıkan bir filmin içine yerleştirmeye çalıştığını söylemişti.

Boston'un varoşlarından birinde büyümüş üç arkadaş, Jimmy Markum, Dave Boyle ve Sean Devine, yaşadıkları yerin sıradanlığından kurtulmak için zamanlarının büyük bölümünü birlikte sokak beyzbolu, hokey gibi oyunlar oynayarak geçirirler. Dave'in başına, hepsinin yaşama bakışlarını top yekün değiştirecek korkunç bir olay gelmesiyle aralarındaki ilişki farklı bir boyuta taşınır: Bu olayın yaşandığı bilgisiyle artık birbirlerinin yanında ne doğru düzgün konuşabilecekler, ne de öyle sessizce durabileceklerdir. Her zaman olduğu gibi, söze dökülmemiş, bir tür gizli anlaşmayla, bu karanlık anı çocukluklarına gömmeye karar verirler. Birbirlerinin yüzünü görmek bile artık onlar için bu anı hatırlamak anlamına geldiğinden, gün be gün daha az görüşmeye başlar ve yaşamlarını bir diğerininkiyle herhangi bir şekilde çakışmayacak şekilde, farklı yönlere çevirirler. Üç arkadaşın travmatik bir anla ayrılan yaşamları, 25 yıl sonra yine travmatik bir olayla kesişir. Jimmy'nin yaşamdaki en değer verdiği varlığı olan 19 yaşındaki kızı Katie, Pen Park'ta esrarengiz bir biçimde öldürülmüştür. Bu dava, cinayet masasında görevli Sean'a verilir. Evlenerek yaşadıkları kasabada bir hayat kurmayı tercih etmiş Jimmy ve Dave'den farklı olarak, kasabadan uzaklaşmayı seçmiş ve kariyerinde ilerleyerek Massachusetts Eyaleti cinayet masasında dedektif olmayı başarmış Sean cinayeti soruşturmak için ortağı Whitey ile birlikte kasabaya geri gelir. Geçen zaman, üçüne de, yaşamlarının ayrıldığı o travmatik anı sürdürür gibi, çok kötü davranmıştır. Gençliğinden itibaren suça yatkın olan Jimmy, çetesi sayesinde 'dokunulamaz biri' imajına sahip olmuştur. Tam kasabanın en güzel kızıyla evlenerek mutlu bir yaşam kuracakken hapse girmiş ve o hapisteyken kansere yakalanan karısı genç yaşta vefat etmiştir. Yaşamı tam bir karanlığa gömülen Jimmy'nin tek dayanağı kızı Katie'dir. Dave de Jimmy gibi evlenip düzenli bir yaşam kurmaya çalışsa da, yıllar öncesinde yaşadığı olayla yüzleşmekten kaçtıkça bu olayın acısı içinde büyümüş ve yaşamı onun için dayanılmaz bir hale sokmuştur. Aralarında en başarılı gibi gözüken Sean, yıllardır yürüttüğü cinayet soruşturmaları nedeniyle, onlarca vahşetin anısına sahiptir ve artık insanlığa yabancılaşmıştır. Bunun yanında, bir de karısı tarafından terk edilince, yaşamı tam bir çıkmaz içine girmiştir. Şimdi, hem Katie'nin katiline karşı duyduğu öfkesini dinginlemek, hem de olayı soruştururken Jimmy'den hep bir adım önde olmak zorundadır: Çünkü adeta yaşama amacını kaybeden, şiddet eğilimli Jimmy, kızının katilini bulup kendi yöntemleriyle cezalandırmaya kararlıdır.

Her şeyden önce, oyuncu kadrosunda yer alan isimlerle dikkat çeken Gizemli Nehir, Dennis Lehane'in romanından uyarlanmış. Cinayet öyküsünden çok, karakterler yaratımıyla ilgilenen film, bu tecihiyle eldeki oyuncu potansiyelini çok iyi bir şekilde değerlendirmiş. Cannes Film Festivali'ndeki gösteriminden sonra, Gizemli Nehir'in Clint Eastwood'un Affedilmeyen'den (Unforgiven, 1992) bugüne gerçekleştirdiği en iyi film olduğu iddialarının ortaya atıldığını da belirtmeden geçmeyelim.

Fırat Yücel


Filmle ilgili kim ne dedi?

"Hikâye izleyicileri pek çok farklı düzeyde memnun edecektir. Polisiye meraklıları olayın esrarından keyif alıp, diğer unsurları ikinci planda görebilirler. Diğerleri karakterlerin geçmişine yönelecektir ve dedektif hikâyesi sadece bu trajedinin bir parçası olarak anlam ifade edecektir. Öyküde pek çok katman var ve her bir katman kalktıkça, altından daha fazlası çıkıyor. Yanıt bulan her soru daha çok soru işareti uyandırmaktan başka bir işe yaramıyor... İnsanların tepkisini görmek için sabırsızlanıyorum". (Clint Eastwood)

"Elimdeki materyalden ve diğer oyunculardan çok şey aldım. Senaryoyu derinlemesine okuyup, olaylar ve yapılan seçimlerde huzur verici bir şey bulabilmek için birlikte çok zaman geçirdik. Bizim görevimiz bu dayanılması imkansız acı verici durumları dramatik olarak anlaşılabilir hâle getirmekti". (Sean Penn)

"Bu filmin en önemli öğesi Clint Eastwood. O her açıdan gerçek bir sanatçı. Yıllardır gerek oynadığı, gerek yönettiği efsanevi filmlerle zirvede olmasına karşın, bizim sette kendimizi her zaman rahat ve değerli hissetmemizi sağladı, bize onun iş arkadaşlarıymışız, dengiymişiz gibi davrandı. Kendisinin bir efsane olduğuna inanıyormuş ya da bizden kendisine paye vermemizi istiyormuş hissini asla uyandırmadı; oysa biz böyle hissediyorduk. Gerçekten muhteşem bir deneyimdi. Onun setinde asla kimse tarafından bayağılık, bağrış çağrış ya da aptalca fevri çıkışlar olmadı; son derece profesyonel ve olgun bir ortamdı. Bu adamda ve ekibinde küçümseyici en ufak bir yaklaşım yok ve bu da insana müthiş bir enerji veriyor; kendinizi ilk filminizdeki gibi hissediyorsunuz". (Tim Robbins)

(Filmin basın bülteninden derlenmiştir.)


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Ekim 2003 sayısından alınmıştır.

 

Hangi gazetenin sinema içeriğini takip ediyorsunuz ?

 Milliyet
 Hürriyet
 Radikal
 Sabah
 Vatan
 Cumhuriyet
 Hiçbiri


Sinema rehberiniz