PORTRE

SIRADIŞI JACQUES TATI



Usta Fransız yönetmen-oyuncu Jacques Tati'nin başyapıtı Playtime, yapımının 25. yılında yenilenmiş kopyasıyla, Altyazı - İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliği ile 2-3 Ekim tarihlerinde sinemaseverlerle buluşacak. Tam anlamıyla bir Tati uzmanı olan Pozitif dergisi yazarı Matthieu Darras, Tati'nin komedi sinemasındaki ayrıksı yerini Altyazı okurları için anlattı.

Son filmi Parade'den otuz yıl sonra, Jacques Tati'nin ismi Fransa'da Proust'un Madeleine'i etkisini yaratmaktadır. Adı geçtiği anda, düzinelerce görüntü ve ses akla gelir. Birçokları için Tati, Jour de Fête'in (Şenlik Günleri, 1949) gülünç postacısı, Les Vacances de M. Hulot'nun (M. Hulot'nun Tatilleri, 1953) tuhaf Bay Hulot'sudur. Bir keyif verici gülünçlükler ve münasebetsiz gürültüler yığınıdır. Ayrıca, 1959 yılında en iyi yabancı film Oskarı ile ödüllendirilen Mon Oncle (Amcam) sayesinde de Tati, ulusal bir gurur sebebidir. Basitçe, Tati'nin maskara ve şiirsel dünyası, kollektif Fransız düşselliğinin sadece bir parçasıdır. Yolda karşılaşılan komik bir durum, çoğunlukla ya tatiesk yani tativari olarak ya da Tati sahnelerine benzerliğiyle değerlendirilir. Tati'nin stili eşsizdir. Günümüzde, komedilerinin okullarda gösterilmesinin nedeni, sinematografik özelliklerinin yanısıra, zamanı çok önceden dolmuş, neşeli ve iç içe yaşanan bir dönemin de tanığı olmalarıdır. Filmlerinde, savaş sonrası Fransız sokaklarını, köy şenliklerini, De Gaulle Fransa'sının plaj tatillerini ve garden-party prensibini keşfini görürüz. Tati herkes için, boş zamanların mutlu anlarıdır. Her seyredildiğinde nostaljik bir keyif verir.
...

Mathieu Darras


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Ekim 2003 sayısının kısa metraj bölümü içinde yeralan yazının bir bölümüdür. Yazının tamamını Altyazı'da okuyabilirsiniz.

 
 
 

FESTİVALLERDEN / CANNES FİLM FESTİVALİ

9. SARAYBOSNA FİLM FESTİVALİ
'BÖLGEDEN YENİ KUSTURİCA'LAR ÇIKABİLİR'



İlki savaş zamanı kuşatma altında bir şehirde gerçekleşen, o günden bugüne Edinburgh, Locarno, Rotterdam gibi festivallerin desteği ve organizasyonu gerçekleştiren ekibin özverili çalışmaları ile büyük gelişme gösteren Saraybosna Film Festivali bu yıl rotasını değiştirdi.

Festival bu sene gerçekten de bambaşka bir boyut kazandı. Ulusal Tiyatro'nun da festival sinemaları arasına katılması, bu Avusturya Macaristan İmparatorluğu döneminden kalan görkemli binanın önüne uzun bir kırmızı halı serilmesi ve bu halıdan bir orkestranın durmaksızın çaldığı şarkılar eşliğinde beklendiği gibi uluslararası şöhretli yıldızların değil de, tanınmamış Bulgar, Sloven, Hırvat, Sırp, Bosnalı, Romanyalı, Arnavut sinemacıların geçmesi her şeyi özetliyordu aslında. Festivalin yeni misyonu bölgenin filmlerine ağırlık vermek. Amaç bölgenin sinemacılarını Saraybosna'da buluşturmak, atölye çalışmaları ile işbirliği olanaklarını artırmak, yabancı yapımcılarla onları bir araya getirmek, filmlerin dünya pazarlarına açılmasını kolaylaştırmak. Bu yıl festivalde dört dünya, üç uluslararası, iki bölgesel prömiyerin gerçekleştirilmesi bu yolda önemli bir adımdı. Ayrıca bundan sonra Rotterdam Film Festivali Hubert Bals Fonu ile işbirliği içerisinde bazı proje halindeki filmlerin çekilmesine de katkıda bulunulacak. Yedi yıl önce sona eren savaş nedeniyle pek çok yabancı yapımcı, eleştirmen ve festival organizatörünün sempatiyle yaklaştığı, yardımda bulunduğu, sık sık ziyaret ettiği Saraybosna'da böyle bir girişimin başlatılması bölgenin sinemacıları için büyük şans. Önümüzdeki yıllarda Saraybosna, Karlovy Vary'nin tahtını sallayacak gibi gözüküyor....
...

Narcisa Poturak


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Ekim 2003 sayısının Vizyon Ötesi bölümü içinde yeralan yazının bir bölümüdür. Yazının tamamını Altyazı'da okuyabilirsiniz.
 
 

 

Hangi gazetenin sinema içeriğini takip ediyorsunuz ?

 Milliyet
 Hürriyet
 Radikal
 Sabah
 Vatan
 Cumhuriyet
 Hiçbiri


Sinema rehberiniz