Kapak 32

Altyazı-tura

Geçen sayımız ile birlikte üçüncü yılımızı doldurmuştuk. Bu sayıda ise ilk kez bir Türk filmini kapak yapıyoruz (Duvara Karşı'yı saymazsak). Açıkçası daha önce de bazı Türk filmlerini -özellikle Uzak'ı- kapak yapmak istemiştik. Ancak kapak denilen şey, bir derginin satışını doğrudan etkilediği varsayılan bir şey olduğundan, önceleri tereddüt ettik. Bu tereddütlerimizden sıyrıldığımız vakitlerde de, filmleri önceden izleyememe engeli önümüzü kesti. Çünkü gerçekten inandığımız bir filmi kapak yapmak istiyorduk ve Türkiye'de dağıtımcıların basın gösterimlerini aylık yayınları düşünerek planlamaması nedeniyle, filmleri yeterince önceden izleyemiyorduk.

GÖZE ÇARPANLAR / YAZI TURA
Yazı Tura üzerine yazı yazmak çok zor. Ama kuşkusuz böyle bir filmi çekmek kadar zor değil. Türkiye'de yaşayan, sayısı küçümsenmeyecek bir kesim tarafından görmezden gelinen, birçok kişinin kasten unutmaya çalıştığı; ne zaman başladığı, niye başlatıldığı bilinmeyen, tartışılmayan, üzerine çok az kitap yazılan, 'gerekliliği' sorgusuz sualsiz kabul edilen bir meseleyi anlatıyor Yazı Tura. Güneydoğu'daki savaş. Binlerce insanın hayatını yıkan savaş. Ve o savaştan ne kadar uzak olsanız da, öyle ya da böyle, günün birinde size 'dokunacak', hatta şu anda 'dokunmakta' olan; ister burada ister başka bir yerde yaşayın, sürekli size 'dokunacak' olan bir acı.

GÖZE ÇARPANLAR / OLDBOY

Quentin Tarantino, Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un Oldboy'unu (İhtiyar Delikanlı) gördüğünde neler düşünmüştü? Tarantino'nun Uzakdoğu'nun düşük bütçeli dövüş sanatı ve aksiyon filmlerine tutkusunu herkes biliyordu. Cannes Film Festivali jürisinde Oldboy'a Jüri Büyük Ödülü'nün verilmesini sağlayan kişinin de o olduğu açıktı (Tarantino jürinin başkanıydı). Aynı ödül bir yıl önce Nuri Bilge Ceylan'ın Uzak'ına verilmişti. Cannes Film Festivali'nin sanat sinemasına öncelik veren politikası düşünüldüğünde, Oldboy'a verilen ödülün arkasında Tarantino isminin ve onun beraberinde getirdiği değerlerin olduğu aşikardı.


FESTİVALLERDEN / FİLMEKİMİ
Gelenekselleşme yolundaki filmekimi, 2004 sonbaharını canlandıracağa benziyor. Beşi gala gösterimlerinde yer alan yirmi film, 2004 dünya sinemasının bir özeti olarak da düşünülebilir. Psikolojik gerilimden komediye değişik türlerde filmlerin yer aldığı programda üç yeni uzun metrajlı belgesel de dikkat çekiyor.