altyazı'dan
Elinizde tuttuğunuz Ekim sayımızı, Antalya'da 43. Altın Portakal Film Festivali devam ederken, "eleştirmenler oteli" Falez'in lobisinden, otelin havuz kenarındaki masalarından ve havasız basın odasından İstanbul'daki arkadaşlarımıza yazılarımızı yetiştirme telaşıyla tamamladık. Antalya'daki günlerimizi sürekli bir "film izlemek ya da dergiyi yetiştirmek" kararsızlığı içinde, fakat büyük bir coşkuyla geçirdik. Bu yılki Altın Portakal'ı tarif etmek kolay değil. Geçen yıl, belki söz edecek pek bir şey olmadığından, kulislerde daha çok Michael Madsen'ın çıkardığı olaylar, organizasyonun nasıl olduğu vs. konuşulurken, bu yıl tüm dikkatler "Ulusal Yarışma"ya odaklanmıştı. Büyük merakla beklediğimiz pek çok filmi, sinema yazarı ve sinemacı arkadaşlarımızla birlikte ilk kez Antalya'da gördük. Her yerde bu filmler konuşuluyordu. Tüm sezona yayılacak tartışmaların ilk kez ortaya atıldığı, filmlerin sahne sahne konuşulduğu, ödül tahminlerinin hemen hemen her muhabbete sızdığı bir hafta geçirdik...
|