DVD


DÖVÜŞ KULÜBÜ

Orijinal İsmi : Fight Club
Yönetmen : David Fincher
Senaryo : Jim Uhls
Oyuncular : Brad Pitt, Edward Norton, Helena Bohnam Carter

Yapım : ABD/1999
Dil : İngilizce
Süre : 133 dk.
Dağıtımcı : 20th Century Fox (Tiglon)

Dil Seçenekleri : Orijinal dili İngilizce; altyazı seçenekleri arasında Türkçe yok.
Video Formatı : 16:9 Geniş Ekran, 2.40:1 PAL
Ses : 5.1 Dolby Digital (İngilizce)

Geçtiğimiz aylarda vizyona giren Panik Odası (Panic Room) filminin yönetmeni David Fincher'ın 1999 yılında izleyiciyle buluşan filmi Dövüş Kulübü, modern bireyi farklı açılardan temsil eden üç trajik karakteri aracılığıyla sisteme karşı yapılmış sarsıcı bir eleştiri, bir uyarı, bir çığlık... Hayatın çatlaklarına sıkışıp kalmış, çözümü gittiği terapi gruplarında arayan 'Anlatıcı', "Sadece her şeyi kaybettiğimizde her şeyi yapmaya özgürüzdür" diyen 'Tyler' Durden ve kişisel mağaranın içine itilmiş hayvani dürtü, marjinal birey 'Marla'...

Video klip yönetmenliğinden gelen Fincher tematik ve görsel noktaları bir bütün içinde sunuyor. Hayatın özünü ortaya çıkarmayı amaçlarken kamerası da tüm kıvraklığıyla nesneler dünyasının özüne sokuluyor. Filmde Fincher'ın filmlerindeki ortak öğeleri yakalamak da mümkün: Karanlık, dar alanlar, sürpriz sonlar, yanılsama, bireysel arınma, erkek egemen dünya... 'Üç nokta'sı bol olan bir film Dövüş Kulübü, çok boyutlu okumalara açık... Tiglon tarafından piyasaya sürülen DVD'sinin de çok zengin bir içeriği var ve çift CD'den oluşuyor: Kamera arkası görüntüler, video klipler, birçok fotoğraf, poster ve değişik fragmanların yanısıra filmden bazı sahnelerin alternatif çekimlerini, filmin resimli öyküsünü ve grafik tasarımlarını da bulmak mümkün. Meraklısı için görsel efektlerin hazırlanışını anlatan bölümler, 'Rules of Fight Club' bölümü, karakterlerin verdiği mesajlar ve filmin ikinci diskteki versiyonunun oyuncuların ve yönetmenin yorumlarıyla akması hayli ilgi çekici olabilir. Ayrıca DVD paketinin oldukça albenili olduğunu söylemek mümkün.

Işıl Sönmez


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Eylül 2002 sayısının Ev Keyfi/DVD bölümünden alınmıştır.
 


 

FİLM MÜZİKLERİ


AZINLIK RAPORU

Yapay Zekâ'nın ardından John Williams ve Steven Spielberg, insanlığın rahatsız geleceğini anlatan bir başka film için yine birarada. Film müziklerinin de bir sanat kabul edilmesini sağlayan usta Williams, Azınlık Raporu ile bu yaza damgasını vuracak bir albüm hazırlamayı başarmış. Spielberg'in etkisiyle bu albümde Williams, Hollywood'un dAltın Çağı'nın bestecisi Bernard Herrmann'ın tarzından feyz almış. Spielberg'in sözleriyle söylemek gerekirse "Williams ve ben her zaman Herrmann'ın Alfred Hitchcock'un karelerine yansıtmayı başardığı müzikal gerilime hayran kalmışızdır." Bu albümün en keyifli yanı, besteciyi bambaşka bir tarzda dinleme fırsatı bulabildiğimiz parçalar içermesi. Bilinen Williams tarzından farklı olarak yeni enstrümanlar ve yeni müzik kaynakları, bestecinin notalarıyla bütünleşmiş. Ayrıca Schubert'in Bitmemiş Senfoni'si ve Çaykovski'nin Pathetique Senfonisi de Williams sayesinde 2054 yılı ile muhteşem bir ahenk içinde. Elbette Azınlık Raporu genel olarak yine bir Williams albümü, hatta bir önceki Yapay Zekâ albümünde tanık olduğumuz elektronik enstrümanlara bu albümde de yer verilmiş. Yine de albümü yeniliklerle dolu bir Williams albümü olarak adlandırmak daha doğru olur. Bu albüm, Williams'ın orkestra bazlı klasik film müziği bestelemekten sıyrılıp, yeni ses ve kaynakları keşfetmesine tanıklık etmek için bir fırsat. Kısacası, Williams hayranlarınin kaçırmaması gereken bir albüm Azınlık Raporu.

Emrâ İşlek


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Eylül 2002 sayısının Ev Keyfi/Film Müzikleri bölümünden alınmıştır.

 
 
 

KİTAP SÖYLEŞİ / EROTİK TÜRK SİNEMASI

                                 Fotoğraf: Muammer Yanmaz

"FİLMLERE ÇOK KATI ELEŞTİREL BİR AÇIDAN YAKLAŞIRSAK ORTADA FİLM KALMAZ"


Türk sineması... Film festivallerinde, kitapçıların sinema bölümlerinde ve hiçbir zaman Batı filmlerinin topladığı gibi seyirci toplayamayan sinema salonlarında öksüz bir çocuk gibi hayatını devam ettirmeye çalıştı. Yıllar geçtikçe biz değiştik. Biz değiştikçe perdeye yansıyan görüntüler, olaylar değişti. Gün geldi film galalarında halk sinema salonlarının kapılarını zorladı, gün geldi çekilen filmleri yönetmenleri bile inkâr etti. Türk sineması kim ne kadar inkâr ederse etsin bu ülkenin bir çocuğuydu ve biz bu çocuğu doğruları, yanlışlarıyla kabullenmeyi hiçbir zaman tam anlamıyla başaramadık. Ne yazık ki sinema tarihimizde, üretilen birçok filme rağmen yazılı çalışmalar yok denecek kadar az. Bu yüzden bu alanda üretilen kitaplar genelde ilk olma özelliğini taşıyorlar ve uzun yıllar farklı araştırmalar için başvuru kaynağı oluyorlar. Bu kitaplara ekleyebileceğimiz yeni bir çalışma da sinema eleştirisinin duayenlerinden olan Giovanni Scognamillo ve Metin Demirhan'ın ortak çalışması sonucu ortaya çıkan ve geçtiğimiz aylarda piyasaya sürülen 'Erotik Türk Sineması'. Yazarların 'Fantastik Türk Sineması'ndan sonra ikinci çalışması olan kitap, özellikle Türk sinemasının ahlaksal kaygılar yüzünden hakkında en az yazılıp çizilen dönemi olan 70'ler hakkında, o döneme ışık tutan, belgeleyici bir eser sunuyor sinemaseverlere.

Giovanni Scognamillo ve Metin Demirhan'ın kitabı hazırlarken izledikleri yol, karşılaştıkları problemler ve son zamanlarda klasik türk sinemasına karşı artan ilgiye dair düşüncelerini aktarmak ,'Erotik Türk Sineması'nı okurken kafanızda belirebilecek soruları açığa kavuşturmak için Giovanni Scognamillo'yla küçük bir röportaj yaptık.

Banu Sezen

Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Eylül 2002 sayısının Ev Keyfi/Kitap Söyleşi bölümünün giriş yazısıdır. Söyleşiyi Altyazı'nın Eylül sayısında bulabilirsiniz.
 



 


Sizce sinema film biletleri?

   Çok Pahalı
   Pahalı
   Normal
   Ucuz