 |
 |
|
AYIN FİLMLERİ / ALTYAZI'NIN ÖNERİSİ / DONNIE DARKO
EN İYİ RÜYALAR HANGİLERİ ?
Bir arkadaşınız size bir filmin nasıl olduğunu sorduğunda ya da bir yere bir şeyler yazmanız gerektiğinde bu hissi yaşadığınız filmler mutlaka olmuştur: Sözcüklere döküldüğü anda filme dair bir şeylerin etkisini yitireceğinden eminsinizdir. Özellikle 'zaman' kavramını sorunsallaştıran filmlerde bu hisle daha sık karşılaştığımızı söyleyebiliriz [kastettiğim 'zaman yolculuğu' filmleri değil, Hiroşima Sevgilim, Kayıp Otoban, hatta Sonsuzluk ve Bir Gün (neden olmasın?) gibi zamanla bağlantılı 'hafıza', 'geçmiş', 'önceden belirlenmişlik' gibi kavramlarla ilgilenen filmler.] Donnie Darko'yu da bu 'söylemek istememe' hissini yaratan filmler kategorisine (eğer böyle bir kategori varsa) eklemek mümkün. Çünkü, filmi bir anlatı haline getirirken, konuşurken ve yazarken çok alıştığımız linear zaman kurgusu içerisine oturtmaya çalıştığımızda -film bunu boşa çıkartan bir anlatım yapısına ve senaryoya sahip olduğundan- sözcükleri bir türlü istediğimiz etkiye sahip kılamıyoruz.
Bu çekinceyi ortaya koyduktan sonra filmin konusuna dair bir şeyler söylemenin ne kadar zorlaştığını tahmin edersininiz. O yüzden kısa bir girişle yetinmek daha uygun olacaktır: ABD'nin Middlesex kentinde, 1 Ekim 1988'de, uyurgezer olan Donnie Darko, bir dağ yolunda uyanır. Yanında uzanan bisikletine atlayıp evine geri döner. Evde her şey normal gibi gözükmektedir. Babası Eddie, annesi Rose, kız kardeşleri Elizabeth ve Samantha'yla birlikte yemek yer. Sonraki gece, yine uykusunda bir yürüyüşe çıkar ve tavşan kılığına girmiş Frank'le karşılaşır. Frank ona şunu söyler: Dünya 28 gün, 6 saat, 42 dakika, 12 saniye sonra yok olacak! Donnie evine geri döndüğünde, odasının bulunduğu noktaya bir jet motorunun düştüğünü görür; uyurgezer olmasa ölmüş olacağını fark eder. Bunu fark etmesi ve tavşan-adamla karşılaşmasının neleri değiştirdiği, filmin öyküsüne dair söyleyebileceklerimizin sınırını çiziyor.
Donnie Darko, gerçeküstü öğelerin yer aldığı, atmosferine belirli bir gizemin hakim olduğu bir film. Ancak, bu durum, 80'li yıllarda ABD'deki kasaba yaşamını eleştirmek için filme yerleştirilmiş unsurların gerçekliğiyle dengelenmiş. Filmin henüz 26 yaşındaki yönetmeni Richard Kelly, ilk filminde bilimkurgu, gerilim, gençlik filmi gibi farklı türleri harmanlayarak, bu türlerin hepsinden farklı, kategorize etmekte zorlandığımız bir film ortaya çıkarmayı başarmış. Filmin müzikleri özellikle kapanış jeneriğinde duyduğumuz Gary Jules imzalı 'Mad World' şarkısı, hem filmin atmosferini destekliyor, hem de sözleriyle ("Öldüğüm rüyalar, gördüklerimin en iyileri") filmde ele alınan temaların farklı açılımları üzerine kafa yormanızı sağlıyor.
(N.Ö.)
Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Haziran 2003 sayısının Ayın Filmleri bölümünden alınmıştır.
|
|
|
|