"Bir sesler karmaşası"


"Bir sinema dergisi çıkartayım" dediydi adam, kahvesine boş boş bakarken. Perdelerin karalttığı odasında bir başına oturuyordu, yalnızlığından keyiflenerek -afedersiniz- sürekli gaz çıkartıyordu. Bebekliğinde doktoru dediydi "bu çocukta, afedersiniz, çok gaz var", sonra Samsun'unu tablaya sürterek kahkahalar attıydı. Ama asıl şaşırtıcı olan, ebeveynlerin hızlı kabulleri olmuştu. "Olsun" dediydiler, "gazdan kime zarar gelmiş şu dünyada?".

Onların bilmediğini bugün dünya biliyor. Gaz yüzünden, petrol ve politika yüzünden küremizin bazı toprakları sürekli bombalarla aydınlatıldı ve tüm bunlar CNN ekra02 nlarından hayatımıza girdi. Wenders, artık CNN'e tahammül edemediğini zarif bir biçimde açıklarken kimbilir Antonioni ne yapmaktaydı? Herhalde o da gazla meşguldü -politik değil de kişisel sorunlar.

"Yahu ne bu terbiyesizlik, saygısızlığa tahammülüm kalmadı artık" diyen ey ahlaklı okur! Bu satırları yazan kişi, klavyesinin düğmelerine her basışında G. Vassaf'ın 'düğmeler dünyası'nı hatırlayıp üzülüyor ve "lanet olsun el yazısı kabul etmeyen editörlere" diye hırlayıp yan gözle sigara paketine bakıyorsa, şunları söylemekten utandığı içindir, iyi oku: bu Kara Köşe her zaman ciddiyetsizliğin baş kalesi olacak ve o kadar saçma meselelere dalıp çıkacak ki, insanlar "pes!" diyecek.

Yazının tamamını Altyazı'nın KASIM sayısında bulabilirsiniz.