SÖZCÜKLER YALANLAR YARATIR, YALNIZCA ACI GÜVENİLİRDİR

İstanbul Film Festivali'nde ülkemiz izleyicilerinin karşısına çıktıklarında beğeni toplayan nispeten yakın tarihli filmlerin en fazla bir-iki tanesi dışında sinemalarda vizyona girmemeleri hep içimizi burkagelmiştir. Bu sezon Akıl Defteri (Memento) ve Aşk Zamanı (In the Mood for Love) ülke çapında vizyona girdiklerinde sanırım dağıtımcılarını pek mahcup etmediler. Festival sırasında geceyarısı gösterimi dahil her iki gösteriminde de 'kapalı gişe' oynamış olan Prova'yı (orijinal adıyla Odishon veya İngilizce adıyla Audition) ise kaçıranlar veya bir daha izlemek isteyenler içinse ne yazık ki her nedense şimdilik bir kıpırtı yok. Oysa gişe rekorları kıracağını kimse iddia etmese de Prova gibi filmlere aç bir izleyici kitlesinin mevcut olduğu ve Prova'nın sınırlı ölçüde de olsa belli bir ticari potansiyel taşıdığı düşünülebilir. Genellikle mevcut festival ortamını "sanat sineması" diye kabul edip pek sıcak bakmayan bazı 'çelik çekirdek' sinemaseverlerin bile sırf Takashi Miike filmleri için festival gişelerini aşındırıp bu yönetmenin toplu gösterisindeki hiçbir filmi kaçırmadıklarına tanık olmuştuk.

Prova, Japon yönetmen Miike'nin en ilgi gören ve en beğenilen filmiydi. Zaten Miike sinemasını yakından tanıyanlar yönetmenin festival programında yer almayan 1996 tarihli Fudoh adlı filmiyle birlikte en çarpıcı iki filminden biri olduğu konusunda birleşiyorlar. Festivalde izleyebildiğimiz kadarıyla Miike'nin hiçbir filmi birbirine benzemiyordu ama, çok daha farklı kategorideki Çin'in Kuş İnsanları'nı (1998) saymazsak, her biri kendi tarzları içinde çok çarpıcı filmlerdi - yine de hiçbir şey Prova şokuna kendimizi yeterince hazırlayabilmemiz için yetmemişti.


Kaya Özkaracalar


Yazının tamamını Altyazı'nın KASIM sayısında bulabilirsiniz.