 |
 |
|
Birinci Elden Altyazı
Türkiye'de sinema kültürünün belki de en önemli sorunsalı, ikinci elden bilginin bu kültür üzerindeki hakimiyeti.
Ülkemizdeki sinema kültürünü oluşturan yayınların birçoğu kişisel olarak deneyimlenmemiş, masa üstünde üretilmiş
bilginin esareti altında. Bu problem, vizyona giren filmlerin büyük çoğunluğunun yabancı filmler olması nedeniyle
daha da önemli bir yere oturuyor. Çünkü yabancı filmlerin yönetmeni ya da set ekibine ulaşmak, birinci elden bilgi
toplamak, hatta bu filmler hakkında yazı yazmadan önce filmleri izlemek, büyük olasılıkla imkân dahilinde olmuyor.
Durum böyle olunca filmler hakkında yazılan yazılar ya da filmin yönetmeni ile yapılan röportajlar, çeviri ve
derlemenin hakimiyeti altına girmiş oluyor. Söyleşi yazılarında, yönetmen ile daha önceden, 'başkaları' tarafından
yapılmış söyleşilerin çevirileri kullanılıyor. 'Başkaları' tarafından, yine o başkalarının bakış açılarıyla,
kültürel söylemleriyle sorulan sorular farklı bir kültürel coğrafya içerisinde (Türkiye'de) tekrarlanıyor, yeni
sorular, yeni bakış açıları üretilmiyor. Aynı sorunsalı, sinema yayıncılığının büyük bir kısmını oluşturan derleme
yazılarında da görmek mümkün. Bu tip yazılarda kullanılan ortam çoğunlukla internet oluyor. İnternette başkaları
tarafından, başkalarının bakış açılarıyla yazılan yorumlar, Türkçe'ye çevrilerek, herhangi bir düşünsel süzgeçten
geçirilmeyerek, okuyucunun önüne sürülüyor. Tüm bunlar birinci elden bilginin Türkiye sinema kültürü içerisindeki
yok oluşuna işaret ediyor.
Altyazı'nın yayın politikasının ardında da bu sorunsala bir çare bulma isteği, alternatif yollar deneyerek birinci
elden, deneyimlenmiş bilgiye değer kazandırma çabası yatıyor. Festival değerlendirme yazılarına bu kadar geniş yer
ayırmamızın en önemli nedeni bu. Festival değerlendirmelerinde, yazıyı yazan kişi, yazısını varolmayan bir
zaman-mekân ortamı üzerinden (internet) kendi düşünmediği düşünceler ile oluşturmuyor; bir özne olarak zaman ve
mekânı deneyimliyor, bizzat festivali mekânında takip ediyor, yazısını kendi gözlemleri, kendi yorumlarıyla
zenginleştiriyor. Sonuç itibariyle, okuyucu, hep yabancı kaynakların bakış açılarıyla derlemelerden okumuş olduğu
filmleri, bir de birinci tekil kişinin kendi algılayış biçimiyle okuma şansı buluyor.
Altyazı'nın bu sayısında, yabancı filmlerin yönetmenleriyle özel olarak yapılmış söyleşileri okuma şansına
erişeceksiniz. Bunlar, Yeni Başlayanlar için İtalyanca'nın yönetmeni Lone Scherfig ile e-posta'nın nimetlerini
kullanarak yaptığımız röportaj ve Kedma filminin yönetmeni Amos Gitai ile Toronto Film Festivali sırasında
Toronto temsilcimiz Ayşegül Koç tarafından gerçekleştirilen röportaj. Yabancı filmlerin yönetmenleri ile birinci
elden söyleşi yapma imkânı çoğu kez rastlantılar üzerinden yürüyor, temsilcilerimizin dünyanın çeşitli yerlerinde
yapmış oldukları röportajları ancak söz konusu film Türkiye'de vizyon şansı bulursa yayımlayabiliyoruz.
İleride de birinci elden söyleşileri yayımlamaya devam edeceğiz. Altyazı'da Pitof, Gaspar Noe, Atom Egoyan,
Sergei Bodrov gibi isimlerin özel röportajlarıyla karşılaşırsanız şaşırmayın...
Fırat Yücel
Gelecek sayıda Altyazı'da:
Yüzüklerin Efendisi: İki Kule
Harry Potter Sırlar Odası
Vidocq ve yönetmeni Pitof ile özel söyleşi
Sır Çocukları'nın yönetmenlerinden Ümit Cin Güven ile Söyleşi
Dokuz'un yönetmeni Ümit Ünal ile söyleşi
Nuri Bilge Ceylan'ın son filmi Uzak
Selanik Film Festivali
Londra Film Festivali
Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Kasım 2002 sayısının Altyazı'dan bölümünden alınmıştır.
|
|
|
|