Madem 3D animasyondan hoşlanmıyorsunuz, neden Belleville'de Randevu'da bu tekniği kullandınız?

- Evet, bu filmde birçok 3D kullanım var fakat biz bunların el çizimi olduğu hissini vermeye çalışarak her şeyin iki boyutlu görünmesini denedik. Trafik sıkışıklığı, gemiler, deniz, fırtına ve bisikletler 3D modellendi. Animatörden bir bisiklet çizmesini istersiniz, bu oldukça karmaşık bir iştir ve eğlenceli değildir. Hatta birden çok bisiklete ihtiyacımız vardır. Ayrıca 3D modellenmiş insanların ilginç olduklarını düşünmüyorum, bu yüzden elimle çizmeyi tercih ediyorum. Fakat yine de 3D modelleme bize karakterlerimiz üzerine odaklanma fırsatı veriyor ve bu da bize daha fazla özgürlük şansı tanıyor.

Resimli taslak (Storyboard) çiziyor musunuz?

- Evet. Bütün karakterler ve arka plan için resimli taslak çizmek neredeyse bir buçuk sene sürüyor. Bütün ana ve yan karakterleri ben tasarladım. Bir de köpek için birçok animasyon yaptım. Belleville'de Randevu birçok festivalde gösterildi ve dünyanın değişik yerlerinde gösterime girdi... Film, Fransız yapımlarının içinde son zamanlarda yabancı ülkelere en yüksek satışı yapan yapımlardan biri. Cannes'dan önce filmi 25 ülke sipariş etti ve şu anda bu sayı ABD de dahil olmak üzere 37. Fakat Amerika'nın sansürcü yaklaşımları konusunda şüphelerim var.

Filmin bu başarısından sonra ABD'den yeni proje teklifleri almış olmalısınız.

- Bizler Avrupa'da duyarlılık sahibi bir kültüre sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Anglo-Saxonlar tarafından teknik destekler sağlanıyor. Doğu Avrupa, Almanya, Belçika, İspanya ve İtalya'da da bu şekilde. Pixar'dan hoşlanmıyorum. (Altyazı'nın Ocak sayısındaki Kayıp Balık: Nemo sayfasına bakıyor). Nemo'yu düşünün; bir balığın ana teması arkadaşlık olan hikayesini anlatılıyor. Bu çok saçma, Amerikalılar önce değişik kültürlerle bir arada nasıl arkadaşça yaşayabileceklerini öğrenmeliler. Fransız animasyonunun şu anki durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin filminizin ve Folimage yapımlarının başarılarını görüyoruz.

Eğer Fransız animasyonunun bir yeniden doğuş süreci yaşadığını düşünüyorsanız bu tamamıyla bir saçmalıktır. Fransız stüdyoları genellikle televizyon serileri yaparlar. Son 20 yıldır Japon yapımlarını taklit etmeye çalışıyorlar ya da çizgi roman karakterlerini temel alan televizyon serileri yapmaktalar. Fransa'da animasyon sektörüne bir ilgi olduğunu düşünmüyorum; stüdyolardaki bu anlayış yüzünden Fransa'yı terk ettim. Amerika ve İngiltere'de kendi haklarına sahip olan animasyon sanatı Fransa'da yok. Fransa'ya Belleville'de Randevu için çalışmaya gelen animatörler şu anda televizyon için rotoskoplar yapıyorlar. Fransız animasyonu iyi bir konumda diyenlere inanmayın, bu kesinlikle yanlış. Fransız animatörler Amerika, İngiltere ya da Almanya'ya çalışmaya gidiyorlar. Hal böyle olunca, reklamla ayakta durmaya çalışan stüdyolar kurup sanatçıları Fransa'da tutmaya çalışıyoruz.

Bir sonraki projeniz nadir?

- Paris'e komşu Les Halles'te geçen bir film yapacağım. Müzikal değil ama dans üzerine kurulu.

Bize zaman ayırdığınız için teşekkürler. Yeni projenizde iyi şanslar.





Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Mart 2004 sayısından alınmıştır.

 
 
En İyi Yönetmen Oscar'ını kim alacak?
 Fernando Meirelles (Tanrıkent)
 Peter Jackson (Yüzüklerin Efendisi)
 Sofia Coppola (Lost in Translation)
 Peter Weir (Master and Commander)
 Clint Eastwood (Gizemli Nehir)


   
Sinema rehberiniz