Kapak 32

Çubuğu Tersine Bükmek

Son bir yıl içerisinde Hollywood sinemasında, muhalif söylem içeren ya da muhalif yönüyle ön plana çıkmasa bile politik meseleleri odak noktasına yerleştirmesiyle dikkat çeken filmler üretildi. Ve tabii insanların aklına hemen, Hollywood’un hiç olmadığı kadar siyasallaştığı bir dönem olan 60’ların sonu/70’lerin başı, yani ‘Yeni Hollywood’ dönemi geldi. Acaba Hollywood günümüzde tekrardan 70’lerde olduğu kadar muhalif ve siyasi bir kimlik kazanabilir miydi? Böyle bir şey için, yeterli cesaret, yeterli birikim, yeterli politik duyarlılık barındırıyor muydu? 70’lerin, Afro-Amerikalıların vatandaşlık haklarını savunan, Vietnam’ı sorgulayan, cinsel özgürlüğe vurgu yapan, feminist teoriyi arkasına alarak toplumsal cinsiyet politikalarını tartışmaya açan ve en önemlisi politik gündeme doğrudan müdahale edebilen Hollywood’una benzer bir Hollywood yeniden canlanabilir miydi?

 

 

GÖZE ÇARPANLAR / BROKEBACK DAĞI
Popüler anlamda Kaplan ve Ejderha’yla (Wo hu cang long, 2000) tanınan Tayvanlı Ang Lee iyi bir hikâye anlatıcısı. En güzel anlattığı hikâyesi kimilerince Nixon dönemi çekirdek Amerikan ailesine sert eleştiriler getiren Buz Fırtınası (Ice Storm, 1997), kimilerince destansı Kaplan ve Ejderha. Ang Lee’nin kariyerinde farklı bağlamlar içinde benzer dokunaklı dramaların peşinden gittiğini söyleyebiliriz. Yönetmenin kendisi de Brokeback Dağı ile ilgili verdiği bir röportajda, dramayı, dramatik elemanları ve çatışmayı özellikle sevdiğini söylüyor.

SÖYLEŞİ / KORKUYORUM ANNE A Ay ve Kaç Para Kaç’ın yönetmeni Reha Erdem’in iki yıldır festivalleri dolaşan filmi Korkuyorum Anne sonunda sinemalarda. Yönetmenin yeni filmi 5 Vakit de gelecek ay İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Uzun metrajın yanında kısa film çalışmalarını da sürdüren Erdem’le bizi çok heyecanlandıran filmi Korkuyorum Anne üzerine konuştuk. .

 


GÖZE ÇARPANLAR / CAPOTE
Amerikan edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük isimlerinden Truman Capote’nin başeseri ‘Soğukkanlılıkla’yı yazma serüveni beyazperdede. Yönetmen Bennett Miller, yazarın araştırma aşamasında yaşadığı ahlâki ikilemler üzerine giderek, yaratıcı sürece dair kuvvetli bir filme imza atıyor. Film Philip Seymour Hoffman’ın muhteşem performansıyla da dikkat çekiyor.

 


 



Sinema rehberiniz