 |
 |
|
ALTYAZI'NIN ÖNERİSİ / 2000'LERİN MİTİ DEVAM EDİYOR: MATRİX RELOADED

Türkiye'de birinci Matrix efsanesi film vizyona girmeden önce filmi korsan VCD'lerden izleyenler tarafından 1999 baharında yavaş yavaş yayılmaya başlamıştı. Filmin Türkiye'de 1999 sonbaharında vizyona girmesiyle birlikte sinemaya giden izleyiciler tüm dünyada olduğu gibi neye uğradığını şaşırmışlardı. Film bilimkurgu-aksiyon türünü geniş kitlelere yeniden açarken, oldukça sık kullanılmış olan bir bilimkurgu atmosferini yepyeni bir biçimde sunuyordu. Bilgisayarlar/makineler tüm insanlığı ellerine geçirmiş ve insanın bioenerjisini kullanabilmek üzere insanları tüplerin içine hapsetmişlerdir. Bu tüplerin içinde insanların yaşamaya devam etmesi içinse beyinleri 'Matrix' isimli bir programa bağlıdır. Günümüz dünyasını tasvir eden bu 'Matrix' içinde insanlar gerçekliklerinin ne olduğunun, yani bir tüp içinde yaşadıklarının farkına varmadan, gündelik dertlerinin, hırslarının içinde yaşayıp giderler. Esasında makineler insanlara daha mutlu olacakları, daha kolay yaşanılır, günümüz dünyasının hiçbir derdi olmayan, daha güzel bir 'Matrix' sunmuşlardır. Fakat böyle bir Matrix içinde tüpteki insanlar ölmeye başlamış, böylesine bir hayatı reddetmişlerdir. İşte böyle bir dünyanın içinde Matrix'in farkına varmış, tüplerini terk etmiş isyancı bir grup oluşmuştur. Keanu Reeves'in canlandırdığı hacker Neo yaşadığı gerçeklikten kuşku duymaktadır, isyancı grup tarafından tüpünden kurtarıldıktan sonra 'Matrix'i yıkacak, insanlığı kurtaracak mesihvari güçlerle donatıldığını öğrenir.
Filmin meşhur görsel efektleri, yavaş çekim aksiyon sahneleri de sadece estetik olsun diye hazırlanmamıştı. Tüm o görsel efektler 'Matrix'in içinde mücadele etmenin stratejisinden kaynaklanıyordu. İçinde olduğun şeyin, içinde yaşadığını zannettiğin dünyanın fiziksel gerçekliğini kopyalayan bir program olduğunu bilince, o fiziksel gerçeklikle oynayabiliyor; mermileri yavaşlatıp, duvarlara düzayak tırmanıp, havada asılı kalabiliyor; "Kaşık yok!" deyince de kaşık yok olabiliyordu. Tabii bütün bu aksiyon estetiği Türkiye'deki mutfak kâğıdı reklamlarındaki anneden, Shrek'teki prenses karakterine kadar her türlü popüler görsel anlatımda tekrarlandı. Matrix'in Hong Kong'lu kareografı, Ang Lee ile çalışıp Kaplan ve Ejderha'nın /Crouching Tiger, Hidden Dragon) kareografisini oluşturdu. Tabii ki Matrix de o dövüş tekniklerini Çin, Hong Kong dövüş sanatları filmlerinden almıştı. Makineler tarafından ele geçirilmiş dünya ve insanlık ise Japon mangalarından, bilimkurgu romanlarına kadar birçok yerde tekrarlanan bir senaryoydu. Neo adındaki kehanetlerde bahsedilen kurtarıcı figürü de yeni değildi. Böylesine bir Mesih kavramı mitoloji tarihi kadar eskiydi. Filmin yaratıcısı, senaristi ve yönetmeni olan Wachowski Kardeşler ilk filmden önce John Woo, Stanley Kubrick, John Huston, Billy Wilder, Ridley Scott, George Lucas ve Fritz Lang filmlerini çalışmışlar. Defalarca Homeros'un Odysseia'sını okumuşlar. Bütün bunların birikiminden ortaya çıkan film kitleleri büyülemişti. Filmden çıkan çoğu insan yaşadığı gerçekliği sorgulamaya başlarken, Morpheus ve Neo 2000 gençliği için 'coolluğun' yeni tanımını yapmışlardı.
Matrix'in bittiği yerden başlayacak olan Matrix Reloaded'ın dünya galası Cannes Film Festivali'nde 15 Mayıs akşamı yapılacak, Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyada o haftasonu vizyona girecek. Bu yüzden filmi korsandan izleyenlerin ilk görüşleri henüz ortalıkta mevcut değil. Film hakkında da çok fazla şey bilinmiyor. İkinci filmin olay örgüsündeki ana tehlikeyi ilk filmde bahsi geçen özgür kalabilmiş insanların yaşadığı ve Matrix'e karşı isyanı örgütleyen şehir Zion'un 72 saat içinde 250,000 robot tarafından bulunup yok edilmesi oluşturuyor. Bunun yanında Neo'nun, Trinity'i rüyalarında gördüğü kötü kaderden nasıl kurtaracağı da öykünün bir diğer tansiyon alanını oluşturuyor.
Esasında Matirix Reloaded'ın iki bölümlük bir filmin ilk bölümü olduğu söylenebilir, ikinci bölümü oluşturacak Matrix Revolutions ise 7 Kasım'da vizyona girecek. Bu iki filmin sonunda Neo insanlığı yüz yıllık makinelerin boyunduruğundan kurtaracak. Keanu Reeves'in ilk filmden on kat daha etkili ve çarpıcı bir devam filmi olduğunu söylediği Matrix Reloaded için, Morpheus'u canlandıran Lawrence Fishburne ise, artık Neo Superman, Morpheus ise Batman diyor. Ayrıca bu devam filminin makinelerin dünyası hakkında daha çok şey göstereceği belirtiliyor. Matrix'e yeni eklenen oyuncular arasında da bu sene Dönüş Yok (Irréversible, 2002) ile önemli bir gündem yakalayan Monica Bellucci'nin de olduğunu ekleyelim.
Warner Bros.'un en kârlı projelerinden biri olan Matrix'in, iki kardeşin -Andy ve Larry Wachowski- hayalgücünün başarısı olduğu kesin. Fakat büyük stüdyo imkânlarının, kişisel hayal güçlerinin emrine girmesi o kadar kolay bir süreç olmamış. İlk filme Warner Bros. büyük bir risk olarak bakmış. Larry Wachowski film vizyona girmeden önce dünyanın entelektüel bir aksiyon filmine nasıl yaklaşacağını çok merak ettiğini, eğer izleyicinin Mc Donald's hamburgeri gibi yapılan filmlere olan ilgisi devam edecekse, kariyerlerini baştan gözden geçirmeleri gerekeceğini söylemişti. Tabii ki de kariyerleri, gözden geçirilmesine gerek kalmadan parladı. Filmin entelektüel çabası kimilerince saygıyla karşılandı, kimileri ise önemsiz buldu. Fakat kitap bölümümüzde tanıttığımız üzere bazı felsefeciler 'Matrix ve Felsefe' başlığında bir kitap bile derlediler. "Dünyanın gerçekten orada olduğunda emin olabilir miyiz? Eğer değilse ne yapmalıyız?" gibi soruların peşinden giden bu kitap, Wachowski Kardeşler'in projelerine dair isteklerinin izleyiciye yansımış olduğunun en temel örneğini oluşturuyor. 11 Eylül sonrası yazdığı yazıya Matrix'in meşhur repliklerinden 'Gerçeğin Çölüne Hoşgeldiniz' başlığını atan Slovaj Zizek'ten, Komiser Şekspir'de Okan Bayülgen'in karakterine Neo kostümü giydiren Sinan Çetin'e kadar, Matrix artık günümüzün popüler kültüründe olsun entelektüel işlerinde olsun en sık referans verilen kaynağını oluşturuyor.
Matrix'in devamının, miti mutlu sona ulaştırmak ve biraz daha para kazanmanın ötesinde öyküye yeni anlamlar getirip getirmeyeceği şu anki en büyük merak konusu. Wachowski Kardeşler'in filmi en başından bir üçleme olarak hayal etmesi ise bu konudaki kuşkuları giderecek en büyük güven noktası. Filmin devamının çekilmesinin bir stüdyo kararından çok yaratıcılarının kafasındakinden kaynaklanması, filmin daha da heyecanla beklenmesini mümkün kılıyor.
(E. K.)
Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Mayıs 2003 sayısının Ayın Filmleri bölümünden alınmıştır.
|
|
|
|