altyazı'dan
Herhalde yayın hayatımızın en dolu festivalini yaşadık geçen ay. 26. İstanbul Film Festivali sadece filmleriyle değil, konuklarıyla da bizi fazlasıyla heyecanlandırdı: Paul Schrader, Gus Van Sant, Tom DiCillo, Park Chan-wook... Bu dört isimle festival sırasında yaptığımız söyleşiler kuşkusuz bu sayının en özel içerikleri.
Festival süresince beni en çok heyecanlandıran olay Paul Schrader'ın İstanbul'a, onur ödülü almak üzere, son filmi Entrika (The Walker) ile konuk olmasıydı. Onun senaryoları ve filmlerine yönelik çelişik duygulara ve sinemasının politik boyutuna yönelik bir tür saplantıya sahibimdir. Bir yandan toplumun en dibindeki insanların (Taksi Şoförü'ndeki Travis, Bringing Out the Dead'deki ambulans şoförü Frank, American Gigolo'daki jigolo Julian vs.) hikâyelerini büyük bir tutkuyla, neredeyse onların dünyaya karşı duydukları nefreti kendinin sayarak anlatması beni büyüler. Schrader, bu karakterlere 'yukarıdan' bakmaz, bir yönetmen olarak dünyaya karşı onlarla aynı bulantı ve öfkeyi paylaşıyormuş gibi hissettirir seyirciyi...
|