Teknosa
 
          İçindekiler...

altyazı'dan
Hazan Mevsimi: Bir Panayır Hikâyesi’nin sonunda, panayır şarkıcısı Nurşen, seyirci olarak hayatının gidişatını belirleyeceğini varsaydığımız bir seçimle karşı karşıya kalıyor: Ya panayırla birlikte yola devam edecek ve patronunun para kaynağı olarak yaşamını sürdürecek ya da âşık olduğu erkeğe dönecek ve onunla birlikte kendini çok daha belirsiz bir geleceğe bırakacak. Ancak o ne birini, ne de ötekini yapıyor. Kamyonu durdurup çantasını kaptığı gibi tek başına yollara düşüyor. O an, bir seyirci olarak, bu üçüncü seçeneği niye düşünmemiş olduğumu sordum kendi kendime. Aklıma Selvi Boylum Al Yazmalım’ın finali geldi; iki erkek arasında kalan, tutkusuz ama güvenli bir hayat ile tutkulu ama belirsizliklerle dolu bir hayat arasında bir seçim yapmak zorunda olan Türkan Şoray. Yaşam haritası, tek bir çizginin iki ayrı yönüyle sınırlanmış Asya. Orada, Asya’nın İlyas ile Cemşit arasında kat ettiği mesafe üzerinde, ‘Yeşilçam melodramı’ dediğimiz filmlerin, ben farkında olmasam da, aşk hikâyelerine ve yaşanan aşklara bakışımı nasıl etkilemiş olduğunu görüyorum; hayat algımın nasıl Nurşen için o üçüncü seçeneği düşünemeyecek şekilde yontulmuş olduğunu. (...)

Michael Haneke DOSYA/
MICHAEL HANEKE

Michael Haneke Ölümcül Oyunlar'ın Hollywood versiyonuyla karşımızda. Artık Avusturyalı yönetmenin, Yedinci Kıta’dan Amerika’ya kadar uzanan, sahipsiz video kasetlerle, ‘bilinmeyen kod’larla, ‘saklı’kalmış suçlarla, yabancılaşma ve şiddetle örülü hikâyesini anlatmanın vakti gelmiştir diye düşündük.


11. Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri FestivaliFESTİVALLERDEN /
11. ULUSLARARASI UÇAN SÜPÜRGE KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ

Bu sene 11. kez uçmaya hazırlanan Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, 8-15 Mayıs 2008 tarihleri arasında Ankara'da düzenlenecek. Özellikle Chantal Akerman toplu gösterimiyle öne çıkan festival her yıl olduğu gibi göz dolduran bir programa sahip. Festivalde bu yıl Altyazı okurları için bir de sürpriz var!

 

Lütfen Başa SarınGÖZE ÇARPANLAR /
LÜTFEN BAŞA SARIN
Sil Baştan ve Rüya Bilmecesi filmlerindeki benzersiz hayalgücüyle hepimizin kalbini çalan Michel Gondry, son filmi Lütfen Başa Sarın’da yine o çocuksu oyunbazlığını konuştururken, bir yandan da günümüzün üretim biçimlerine dair pek çok şey söylüyor.