|
KISA METRAJ 14. İstanbul Uluslararası Kısa Film Günleri
Kısa film izlemek zor iştir. Daha doğrusu izlemek değil de izleyecek fırsat bulmak zordur. Hatta bazıları kendi kısa filmlerini çekmenin, yabancı kısa filmleri izleme şansı bulmaktan çok daha kolay olduğunu bile iddia edebilir. Bu iddialara katılmıyorsak Hilmi Etikan ve onun on üç yıldır tüm zorluklara rağmen düzenlediği Uluslararası Kısa Film Günleri sayesindedir. 4-10 Nisan tarihleri arasında ondördüncüsü düzenlenecek olan ve 14 ayrı ülkeden, toplam süreleri 50 saati aşan 108 kısa filmin gösterileceği İstanbul Uluslararası Kısa Film Günleri, "Kısa İyidir!" diyenlere bir kez daha karanlık salonlarda bir haftalık gönüllü esaret öneriyor. Ana sponsorluğunu son iki yıldır Kültür Bakanlığı'nın üstlendiği festivalin bu seneki afişi ünlü karikatür sanatçısı Tan Oral tarafından hazırlanmış. Festivaldeki en dikkat çekici bölüm deneysel sinema üzerine Avusturyalı yönetmen Kerstin Cmelka'nın gerçekleştireceği 'workshop'. 4-5-6 Nisan Tarihlerinde Alman Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek program, deneysel sinemanın felsefi ve teknik olanaklarıyla ilgilenenler için fırsatlar sunuyor. Yirmi sekiz yaşında olan ve çalışmalarına Frankfurt'ta, Avusturyalı ünlü kısa film yönetmeni ve film kuramcısı Peter Kubelka'nın yanında devam eden Cmelka, programın ilk gününde hepsi, saygın uluslararası festivallerde gösterilmiş olan kendi filmlerinden örnekler gösterecek ve tartışmayı onlar üzerinden başlatacak. "Filmlerin Yaratım Aşamaları" adını taşıyan ikinci bölümde "Kamerasız Filmler", "Geri Oynatılan Filmler" gibi ilginç başlıklar var. Bu arada bu 'workshop'a katılmak isteyenlerin rezervasyon yaptırmaları gerektiğini belirtmek gerekiyor. (212-223 78 43) Festivalde gösterilecek filmler temaları ve içerdikleri bakış açıları açısından zengin bir çeşitliliğe sahip. Almanya'dan festivale katılan dokuz film arasında, Münih'de yaşayan üç yabancının yaşamından kısa kesitler aktaran Anonim (Anonymous) ve Havana'da, Radyo Progreso isimli bir Küba radyo istasyonunda, devrimci piyesler yayınlayan insanların öyküsünü anlatan Los Rebeldes dikkat çeken yapımlar. Avusturya filmleri arasında yer alan Fotokopi Dükkanı (Copy Shop) 2002 yılı kısa film Oscar adayları arasında yer alıyor. Yönetmeninin sözleriyle "her türlü özgünlüğün çeşitli araçlarla yitirilmesinin gizli bir alaycılıkla duyurulduğu Kafkaesk bir senaryonun pastişi" olan filmin yapımında izlenen süreç içeriğiyle de uyum sağlıyor: Önce video kamerayla çekilen görüntüler bilgisayara aktarılıp baskıları alınmış, sonra da bunlar animasyon kamerasıyla yeniden çekilmiş. Filmleri, Unifrance Kısa Metraj Film Bölümü sorumlusu Christine Gendre tarafından seçilen Fransa bölümünde ağırlığı kurmaca filmler oluşturuyor. Tonino Benacquista'nın Tavana Karşı Ağıt adlı eserinden uyarlanmış olan Tavan, 2001 Upsala Film Festivali'nde halk ödülüne değer görülmüş. Filmde bir adam, en büyük tutkusu olan klasik müziğe karşı bile tüm duyarlılığını yitirmiş, hayatını bitirmeye karar veriyor. Ancak, üst kata taşınan ve viyolonsel öğrenmeye çalışan yeni komşusu onun planlarını alt üst ediyor. İspanya'dan gelen filmlerden biri olan Trendeki Kadınlar da çeşitli festivallerde önemli ödüller almış. Film, bir kompartımanda seyahat eden ve birbirini tanımayan uç kişinin, yolcular hakkındaki düşünceleri üzerinde gelişiyor. Yönetmeni bu güne kadar toplam elli dört ödül almış olan 15 Gün isimli kısa filmde, adi, aşağılık, ama aynı zamanda zeki bir mafya tipi başarıyla çizilmiş. Gençlerin toplumsal uyum sorunlarının, ilk aşklarının, ailesel problemlerinin ve arkadaşlık serüvenlerinin ele alındığı İsrail filmleri, anlattıkları öyküler ve onları işleyiş şekilleri ile klasik sinema diline yakın bir yol izliyorlar. İngiliz kısa filmlerinden Süper Domuz (Thunderpig) adlı canlandırma film, süper kahramanlar familyasının aykırı bir üyesi aracılığıyla, pizza, çörek ve dünyaya çarpacak bir meteor içeren bir öykü anlatmakta. Festival bu yıl İtalya'dan dört konuk yönetmen ağırlıyor. Yönetmenliğini Roberto Totola'nın yaptığı Öpücük, günümüze uyarlanmış bir Romeo ve Juliet öyküsü. Sütun Ciccio ise izleyicisine ulusal karakteristik özellikler sunan, asla diğerleriyle karıştırılamayacak bir kısa film. Küçük bir kasaba, ve kasabanın gençleri tarafından sürekli dalga geçilen şişman ve zeka geriliği olan barmen Ciccio iki sütun arasında sıkışır kalır ve kasabada bir fenomen haline dönüşür. Sev Beni oyuncularının düşleri aracılığıyla anlatılan bir aşk öyküsü, gerçeküstü ve düşsel bir masal. Türkiye'den festivale katılan filmler, İfsak 23. Ulusal Kısa Film, Video ve Belgesel Yarışması'nda ön elemeyi geçmiş olan çalışmalar. Bu yıl doksan üç filmin başvurduğu yarışmada, yirmi dört film ön elemeyi geçerek programda yer almaya hak kazandı. Başta En İyi Kurmaca Video ödülünü kazanan Dalgalar ve Almanya'da ödülleri olan ve En İyi Kurmaca Film ödülünü kazanan Osman'ın Otelindeki Aşıklar olmak üzere tüm bu nitelikli filmler en az yabancı yapımlar kadar ilgi çekecek gibi görünüyor. Kısa film izlemek zordur. Daha doğrusu izlemek değil de izleyecek fırsat bulmaktır zor olan. Evet, ama en azından Nisan başında İstanbul'da bu bahane geçerli değil! Seyfi Teoman |