 |
 |
|
ALTYAZI'NIN ÖNERİSİ / GEÇMİŞİ OLMAYAN ADAM

Aki Kaurismaki'nin Geçmişi Olmayan Adam (Miles Vailla Menneisyyta-The Man Without a Past) adlı filmi,
Cannes Film Fastivali'nde Jüri Büyük Ödülü'nü, Hamburg Film Festivali'nde Douglas Sirk Ödülü'nü ve
Huesca Film Festivali'nde Luis Bunuel Ödülü'nü kazandı.
1983'de ilk kez Dostoyevski'den uyarladığı Suç ve Ceza filminden bu yana beri çeşitli filmlere yönetmen olarak
imzasını atan Kaurismaki, filmlerindeki yalın anlatımı ve ustalıkla ortaya koyduğu kara mizahla dikkati çekti.
Geçmişi Olmayan Adam'da yarattığı renkli karakterler, küçük insanlar Renoir'ın ve Rene Clair'in filmlerindekine
benzetildi. Minimal anlatımı ise Bresson'ınkiyle karşılaştırıldı. Bir başka açıdan hafıza kaybı konusunu ele alış
biçimi de,daha önce bu konuda yapılan Hollywood filmlerinin bir ters okuması olarak görülebilir.
İkinci filmi de Shakespeare'in Hamlet'inden uyarladığı Hamlet Goes Business (1987) adlı bir tür parodiydi.
Puccini'nin "La Boheme" operasından uyarladığı Bohemian Life da onun edebiyat, müzik ve sinema arasındaki
ilişkiye ne kadar önem verdiğinin bir göstergesi. Kaurismaki müziğin filmlerinde özel bir yeri olduğunu
1989'da çektiği bir rock grubu üzerine çektiği Leningrad Kovboyları Amerika'ya Gidiyor adlı filmiyle olduğu
kadar tüm filmlerinde de gösterir. Müzik, Geçmişi Olmayan Adam'da insanları birleştiren, sevgi ve dayanışma
duygusu yaratan temel unsur olarak yer alır. Hatta müziğe değer vermeyen katı insanlara karşı yoksulları koruyan
bir sevgi çemberi oluşturur müzik.
Kaurismaki, "Tutunamayanlar" adını verdiği üçlemesinin ilk filmi Drifting Clouds'da (1996) işsiz kalan bir çiftin
hayatta kalma mücadelesini anlatır. Üçlemenin ikinci filmi olan Geçmişi Olmayan Adam, bir saldırı sonucu beyin
sarsıntısı geçiren ve geçmişini tümüyle unutan bir adamın hikayesini anlatıyor. Adam adsız, geçmişsiz ve
beş parasız yeni bir hayata başlamak zorunda kalıyor. Etrafındaki hiçbir şey ona tanıdık değildir.
Bu kentte mi oturduğunu, oradan tesadüfen mi geçtiğini, o sokakta ne aradığını hiçbir şeyi bilmez.
Polis onun geçmişini hatırlamadığına inanmaz. O, onların gözünde karanlık suçlarını gizlemeye çalışan
şüpheli bir şahıstır. Ona yardım edenler yoksul insanlar olur. Bir Avrupa ülkesi olan Finlandiya'da bu
derece bir sefaletin varlığı seyirciyi şaşırtıyor. Yemek ve giyecek yardımlarından faydalanan bu insanlar bir
tabak yemeklerini hiç tanımadıkları bir adamla paylaşıyor ve ona kalması için bir baraka buluyor,
barakasına kaçak elektrik bağlıyorlar. Adam bu yeni hayatında her şeye baştan başlıyor ve zamanla yeri
geldikçe bazı becerileri olduğunu keşfediyor. Hatta bir müzik grubu kurup yoksullar için haftalık dinletiler
düzenlenmesine öncülük ediyor. Giyecek yardımı için gittiği kurumda karşılaştığı Irma ile aralarında
duygusal bir iletişim doğuyor. Adam, kendine kurduğu bu minimal yaşamda mutlu olmaya başlıyor.
Dostluğu, aşkı keşfediyor. Geçmişini, adını aramaktan vazgeçiyor, yeni kimliğini benimsiyor.
Günün birinde beklenmedik bir anda, geçmiş hayatından bir haber alıp oraya dönmek zorunda kalıncaya kadar.
Geçmişi Olmayan Adam oldukça karanlık ve puslu görüntüler eşliğinde aydınlık ve umut verici bir hikayeyi anlatıyor.
En kötü ve umutsuz görünen bir durumda bile hayata yeniden başlanabileceğini söylüyor.
Hatta bu yeniden başlangıçları öneriyor. Avrupa uygarlığının üstüne kurulduğu her şeyin,
değer sisteminin, devlet bürokrasisinin saçmalığını gözler önüne sererek parasız, isimsiz
ve geçmişsiz olarak sıfırdan başlamanın herkes için daha iyi olabileceğini ima ediyor.
Hollywood filmlerinden nefret ettiği için film yaptığını söyleyen Kaurismaki, çok ince bir mizah anlayışı ve
zekice bir ironisi olan filmiyle bizi hayatımızı üstüne kurduğumuzu düşündüğümüz, aslında küçük bir sarsıntıyla
bir anda yok olabilecek her şeyin anlamını ve gerçek insani değerleri yeni baştan düşünmeye çağırıyor.
(Ş.Y.)
Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Nisan 2003 sayısının Ayın Filmleri bölümünden alınmıştır.
|
|
|
|