2003 yılında Benim Cici Silahım (Bowling For Columbine) En İyi Belgesel Oscar’ını aldığında sinema dünyasında ufak çaplı bir deprem yaşanmıştı. Oscar töreni son yılların en hassas dönemlerinden birine denk gelmişti ne de olsa; 11 Eylül’ün üzerinden bir buçuk yıl geçmiş, Afganistan müdahelesi geride kalmış ve Irak Savaşı henüz başlamıştı. Oscar töreninin biraz silik geçeceği önceden belli olmuş, gelenlerden çok gelmeyenler konuşulmuş, gelenlerden de bir bölümü siyahlar giymiş ya da savaş karşıtı açıklamalar yapmıştı. İşte ABD’nin en muhalif seslerinden biri olan Michael Moore böyle bir dönemde Oscar adayı olmuştu. Ardından, beklenmeyen (belki de beklenen) gerçekleşti ve Moore ödülü aldı. Sonrasındaysa Moore’un artık hafızalardan zor silinecek sloganları, Bush’u yerin dibine batıran o ‘cesur’ sözler geldi. Errol Morris’in son belgeseli 100 Yılın İtirafları (Fog of War: Eleven Lessons from the Life of Robert S. McNamara) bu yılki En İyi Belgesel Oscarı’nı alınca, ister istemez Moore’un geçen yılki ödülü geldi akıllara. Çünkü 100 Yılın İtirafları da en az Benim Cici Silahım kadar ‘politik’ ve ‘ABD karşıtı’ydı. Muhalif tavırlarıyla ünlü iki yönetmenin aldıkları bu ‘anlamlı’ ödüller, farklı yorumlara yol açtı. Acaba ABD, Akademi üyelerinin oyları yoluyla muhaliflere “zeytin dalı” mı uzatıyordu? Bir biçimde “günah mı çıkarıyordu?” Yoksa Benim Cici Silahım’ı ve 100 Yılın İtirafları’nı bu politik arkaplandan bağımsız olarak Oscar ödülünü hak eden başarılı belgeseller olarak mı görmek gerekiyordu yalnızca? Bu sorular pek çok yerde sorulduysa da üzerlerine pek de kafa patlatılmadan geçildi.

SAVAŞ ve SİS

Bütün bu tartışmayı şimdilik bir kenara bırakalım. 100 Yılın İtirafları, bir dönem ABD’nin (ve dolayısıyla dünya politikasının) en etkin figürlerinden biri olmuş olan Robert S. McNamara’nın seksen beş yıllık ömrüne bakışını yansıtıyor. Bu bakışla, her insanın yaşadığı mutluluk, üzüntü ve pişmanlık anlarına tanık oluyoruz. Ama McNamara’nın hayatında her insanın yaşamadığı olaylar daha büyük bir yer tutuyor. 2. Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve Vietnam Savaşı deneyimleri, Ford Motor Şirketi’nde başkanlık görevi, ABD Savunma Bakanlığı, Dünya Bankası Başkanlığı bir araya geldiğinde ortaya her babayiğidin harcı olmayan bir biyografi çıkıyor. Robert Strange McNamara 1916’da San Fransisco’da doğdu. Yüksek öğrenimini California ve Harvard üniversitelerinde tamamladı. İkinci Dünya Savaşı’nda Hava Kuvvetleri’yle Güneydoğu Asya’da görev yaptı. Savaşın ardından Ford Motor Şirketi’nde işe başladı. 1960 yılının Kasım ayında şirketin başkanlığına getirildi. Fakat bu görevi yalnızca birkaç hafta sürdürebildi, çünkü ABD’nin çiçeği burnunda Başkanı John F. Kennedy ona Savunma Bakanlığı görevini teklif etmişti. Üç yıl boyunca Kennedy’nin sağ kolu oldu. Domuzlar Körfezi olayında ve Küba’yla yaşanan Füze Krizi sırasında başroldeydi. Kennedy’nin 1963 Kasım’ında öldürülmesinin ardından görevini Lyndon Johnson hükümetinde sürdürdü. McNamara, 1965’te başlayan Vietnam Savaşı’nda da Johnson’la birlikte en yüksek karar merciiydi. 1968’de kabineden ayrıldı ve Dünya Bankası’nın başkanlığına getirildi. 1981’de emekliye ayrılana kadar bu görevi sürdürdü.


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Nisan 2004 sayısından alınmıştır.

 
 
Sinema rehberiniz