 |
Mexico
City'nin kalabalık caddelerinden birinde meydana gelen korkunç
bir araba kazasının çevresinde örülü üç hikâye ve her bir hikâyede
belirleyici rol oynayan köpekler...
İşsiz genç Octavio aynı evde yaşadığı erkek kardeşi Ramiro'nun
eşi Susanne'ya aşıktır ve onunla birlikte kaçma planları kurar.
Gereken parayı bulmak için, çok sevdiği köpeği Cofi'yi köpek
dövüşlerine sokar. Medya sektöründe çalışan Daniel, Meksika'nın
en ünlü mankeniyle yasak bir ilişki yaşamaktadır. Sevdiği kadın
ve onun köpeği Richie ile aynı evde yaşamaya başlamadan, karısını
ve iki kızını terk eder. El Chivo (keçi) lakaplı berduş, bütün
gün sokaklarda çok sevdiği köpekleriyle birlikte çöp karıştıran,
zaman zaman da para karşılığı adam öldüren eski bir gerilladır.
Bu üç birbirinden tamamen bağımsız gözüken hikâye, araba kazasında
düğümlenir. Her hikâyeyi takip ederken bu kazayı başka bir kahramanın
açısından bir kez daha görürüz.
Senaryo, kurgu açısından Tarantino filmleriyle karşılaştırılabilir.
Paralel zaman kesitlerinin, farklı karakterlerin açısından yansıtılması,
aslında aynı zaman noktasını birkaç kere fakat her seferinde
başka bir perspektiften görmemizi sağlar. Aynı ana birden fazla
kez şahit olmamıza rağmen, her seferinde durumu farklı algılarız.
Kurgu bu girift ve iç içe formatı ile, hikayenin tamamına hakim
olan sıkışmışlık hissini destekler. |
İnsan kalabalığı, kocaman şehir içinde küçücük kalmak ve bu büyük
olduğu kadar kaotik şehirde küçük hayatını idame ettirmek, filmde
birbirinden farklı hayat tarzları benimsemiş karakterlerin tümünün
ortak paydasıdır. Günlük yaşamdaki kirlilik, şiddet ve çöküntü filmin
her karesinde apaçık ortada olmasına rağmen, izleyici film süresince
aynı zamanda güzel bir şeylerin de vuku bulduğunu hisseder. Kanımca
Paramparça Aşklar Köpekler'i görsel açıdan bu derece başarılı kılan,
Mexico City'nin asfalt yığını görünümünde gizli olan etkileyiciliği
ve güzelliği, yani çelişkiyle beslenen mozaiği filmin her karesinde
iç içe ama ayırt edilebilir bir şekilde ortaya koymasıdır.
Film boyunca, özellikle şiddetin ön plana çıktığı sahnelerde hareketli
kamera oldukça sık kullanılmış. Bunun sonucu olarak film, izleyicinin
bir nebze yorulmasına sebep olmuş belki, ama bu sayede olay örgüsünün
içine tamamıyla çekilmesi de mümkün kılınmış. Hareketli kamera,
kullanıldığı sahnelerde tıpkı bir çift göz gibi hareket ediyor ve
izleyiciye olayları kendi gözüyle görüyormuş hissini kazandırıyor.
İzleyici kendisini tüm olaylara bizzat şahit oluyormuş farz ederek,
olay örgüsüne kolaylıkla dahil oluyor. Özellikle köpek dövüşlerinde,
şiddet sahnelerinin tepki çekecek kadar etkileyici olması, bu inandırıcılığa
ulaşabilmesi, kanımca hareketli kamera kullanımıyla oldukça ilintili.
Şiddet öğesi filmin tümünde oldukça yaygın kullanılmış fakat bunu,
örneğin Rezervuar Köpekleri'ndeki yavaş yavaş gerçekliğini yitiren
şiddet yoğunluğu ile karşılaştırmak mümkün değil. Gonzales Inarritu'nun
da açıkladığı gibi, Paramparça Aşklar Köpekler insan doğasının deneysel,
duygusal ve ahlâki bir portresi ve bu portre içinde şiddetin bir
anlamı ve sonuçları var.
Köpek figürü filmde oldukça sembolik bir öneme sahip. Mexico City,
günümüzde bir milyondan fazla sokak köpeğini barındıran bir şehir.
Şehrin atmosferinin bir parçası olmuş, insana yakınlığı tartışma
gerektirmeyen bir canlı grubu, filmde insanların bir yansıması olarak
kullanılmış. Şiddetin hâkim olduğu sonsuz bir döngüde, kendini kurtarmak
için savaşan masum canlı olgusu insana olduğu kadar, özellikle ilk
hikâyede dövüşen köpeklere de yakıştırılabilir. Üçüncü hikâyede,
direğe bağlı oldukları halde birbirlerini öldürmek için ortada duran
silahı elde etmeye çalışan iki kardeş görüntüsü ile, dövüşten önce
birbirlerine hırlayan köpekler arasında kurulan benzerlik çok açıktır.
Köpek ve insan arasındaki analojinin zirveye çıktığı bu sahne, hayatın
aslında bir köpek dövüşünden farksız olduğu argümanını destekler.
Paramparça Aşklar Köpekler'in insan ilişkilerindeki tatminsizlik
üzerine söyledikleri de azımsanamayacak kadar çok. Üst düzey gelir
grubuna dahil Valeria ve Daniel'in ilişkilerindeki tatminsizlik
ve kopukluk, hayatını yasadışı yollardan kazanan Octavio, Ramiro
veya El Chivo'nun ilişkilerine dahil olan tatminsizlikten farklı
değil. İnsan doğasına ait tatminsizlikler özünde sahip olunan maddi
olanaklara bağlı olarak şekillenmiyor. Daniel ve Valeria gittikçe
şiddetlenen kavgalarına bir anda parkenin altında sıkışmış olan
Richie'den gelen sesle ara verip, beraberce Richie'yi kurtarmak
için çare ararlar. Richie onların iletişimini sağlayan bir araçtır
ve bu araç olmadan iletişim için çaba sarf edilmez, onun yerine
karşılıklı bağırmak tercih edilir. Aynı şekilde El Chivo'nun film
boyunca gerçek anlamda tek ilişki kurduğu canlılar köpekleridir.
Köpekler, El Chivo'da hayata dair bir bilinç uyandıran araçlardır.
İletişim genelde bir aracın yardımı olmadan sağlanamaz. Bunun oldukça
bariz bir örneği, El Chivo'nun iki yaşından beri görmediği kızı
ile yüz yüze konuşmaya cesaret edememesi, söylemek istediklerini
kızının telesekreterine mesaj olarak bırakmasıdır. Bu örnekte iletişime
yardımcı olan köpekler değil de telesekreterdir.
El Chivo filmin eksik ruhudur. İki sosyal sınıfı birbirine bağlayan
karakter olmakla kalmaz, aynı zamanda iki hikâyeyi zaman ve mekân
olarak ilintilendirerek üçüncü hikâyeyi oluşturur. El Chivo, insanların
yaşamak için kanun dışı yolllara başvurduğu, istenmeyen hamileliklerin,
kolaylıkla şiddete başvurabilen erkeklerin, çocuklarını tek başına
büyüten yoksul annelerin, alkolik anneannelerin hüküm sürdüğü bir
dünya ile reklamın, ihtişamın, parfümün, geniş ve aydınlık apartman
dairelerinin yükselen değer olduğu bir dünya arasında bağ oluşturur.
Eskiden bu ihtişamlı dünyaya ait olmuş olan, şimdi ise öbür dünyanın
bile en alt tabakasında yer alan El Chivo, hâlâ geçmişi ve geçmişine
dair hayat tarzı ile uzlaşmaya çalışmaktadır.
Yönetmen Gonzales Inarritu'nun ilk uzun metrajlı çalışması olan
Paramparça Aşklar Köpekler, en iyi yabancı film dalında Kaplan ve
Ejderha'yla beraber Oscar'a aday gösterildi. Bu güçlü rakibi bir
bakıma filmin şanssızlığı oldu belki de. Film aynı zamanda çok başarılı
film müziğiyle de büyük ilgi topladı.
Paramparça Aşklar Köpekler, tüm yöresel kokusuna rağmen, evrensel
söylemleri olan, tüm şiddet sahnelerine rağmen bünyesinde yoğun
hümanizm barındıran ve mutlaka izlenmesi gereken bir yapım.
Elif
Refiğ
|