ŞREK

Orijinal İsmi: Shrek
Yönetmen: Andrew Adamson, Vicky Jenson
Yapımcı: Aron Warner, John H. Williams, Jeffrey Katzenberg
Senaryo: Ted Elliott, Terry Rossio, Joe Stillman, Roger S.H. Schulman (William Steig'ın kitabından yola çıkılarak)
Görüntü Yönetmeni: John
Schwartzman
Kurgu: Sim Evan-Jones
Müzik: Harry Gregson-Williams, Williams John Powell
Yapım Tasarımı: James Hegedus
Sanat Yönetmeni: Guillaume Aretos, Douglas Rogers
Seslendirme: Mike Myers/Okan Bayülgen (Shrek), Eddie Murphy/Mehmet Ali Erbil (Eşek), Cameron Diaz/Oya Presciler (Princess Fiona)
Ülke: ABD Yapım Yılı: 2001
Süre: 90 dk.
Dil: İngilizce (Türkçe altyazılı)/Türkçe
Dağıtımcı: UIP


Anne, baba, çocuk Şrek filmini izlemeye gidiyor: Hangi taraf eğlenecek?

Profesyonel anne babaların çocuklarının peşinde animasyon filmlerine sürüklenişi tuhaf bir seyirci kitlesi yaratır. Sadece çocuklar için yapılan bir animasyon filminde yetişkin kitle sıkıntıdan patlarken, çocukların anlayamayacağı bir filmi izlemek de yaşını başını almış bir kişi için bitmeyen bir ıstırap kaynağına dönüşür. Görüntüleri birleştirip anlamlı bir bütüne ulaşamayan çocuk, soru sormak, kıpırdanmak, çıkmak istemek, ağlamak, kudurmak gibi eylemleri arka arkaya dizerek film izleme edimini mümkün kılmayacaktır. Şrek filminin bu karma seyirci kitlesi için her iki tarafı da memnun etme iddiasını taşıdığı rahatlıkla söylenebilir. Çocukların anlayıp kikir kikir güleceği ya da korkudan annesinin eline yapışacağı anlatısının ardında, görsel dünyanın her kanalına yönelik göndermeleri ile yetişkinlere hitap eden bir altmetin içerir. Disney'in alışılagelen animasyon estetiğine, son dönem gişe filmlerine ve popüler kültüre dair yapılan göndermeler Şrek filminin yetişkinler için cazip olan yanını oluşturur.
Filmin yapımcılarından Jeffrey Katzenberg'in Disney Stüdyoları'ndan tatsız tuzsuz ayrılışı (yoksa kovuluşu mu demeliydik?) bu filmin Disney dünyasına bakışının ne olacağını da saptar. Her çocuğun ister istemez maruz kaldığı Disney Stüdyoları yapımı uzun metrajlı animasyon filmleri, çekirdek ailenin başından geçen ibret verici hikâyeleri anlatır. Temel karakterler iyilik, güzellik ve doğruluktan sapmadan canla başla mutlu sona ulaşmak uğruna mücadele ederler. Baş karakterlerin mutluluğa kavuşması yolunda güzellikten nasibini almamış (ama neyse ki sevimli) yan karakterler, gerekirse hayatlarını ortaya koyarak çalışırlar. Filmin finalinde güzel ve yakışıklı çift mutlu sona kavuşurken ağızlarına bir parmak bal bile çalınmamış bu küçük, çirkin ama sevimli karakterler, sanki ortada kendileri ile birinci dereceden ilgili bir mutluluk vesilesi varmış gibi oynayıp dans ederler. Hikâyesini Disney estetiği ile aynı şablon üzerinden anlatmayı seçen Şrek filmi, hem Disney şablonunun denenmiş ve onaylanmış ticari başarı sağlama garantisinin ardına saklanır, hem de kullandığı bu şablonun altını üstüne getirerek 'demode' bir film olma tehlikesinden kurtulur. Shrek, Eşek ve Prenses Fiona'dan oluşan üçlü, anne-baba-çocuk modelini tesis eder. Ancak bu ideal ailenin bireyleri Disney dünyası karakterlerinin asla davranmayacakları şekilde davranırlar. Şrek, iğrençliğin sınırlarını son noktasına kadar zorlar. Bokla yıkanıp, sümüklü böceğin sümüğü ile dişlerini fırçalar. Suyun içinde osurunca balıkları bayıltan Şrek'in iğrençlikleri, filmin sonuna kadar üzerinde çeşitlemeler yapılan, böylece de Disney dünyasının olumlu karakterlerine duyulan tepkileri dile getiren doğurgan bir çıkış noktası oluşturur. Masal kökenli Disney animasyon karakterlerinin filmin içine serpiştirilmiş varlıkları üzerine yapılan espriler, masalsı dünyanın büyülü atmosferini yıkmaya yönelik olarak işler. En başta, gönderme çekme rekortmeni, iyilik, güzellik, saflık ve masumiyet simülasyonu "Pamuk Prenses" olmak üzere "Üç Küçük Domuz", "Pinokyo", "Sindrella ve Huysuz Ablaları" masal dünyasındaki kişilikleri ile tutarlı ama Disney anlatısındaki duruşları ile tutarsız olarak filmde yerlerini alırlar. "Pamuk Prenses"ten ceset diye söz edilmesi, "Pamuk Prenses"i giydiren küçük kuşların kocaman iğrenç devin sırtına çiçeklerden örülmüş bir şal bırakmaları filmin süslü ve büyülü olana mütecaviz saldırısı olarak kendini gösterir. Disney animasyonlarının vazgeçilmez sahnesi, doğanın ve insanın muhteşem uyumunun göstergesi olarak hayvanların insanlarla beraber şarkı söyledikleri sahnelerin parodisinin yapıldığı bölüm, filmin çıkış noktasındaki derdi net olarak dile getirir. Böylece Prenses Fiona'nın kuşla yaptığı düet sekansında kuşun patlaması ile seyircinin yıllardır sürüp giden bu sahte samimiyet buhranına duyduğu tepki görselleşir. Güzel ve Çirkin filminin parodisi olan Şrek filminin finalinde, "ennnn güzel kadının" "ennnn güzel erkekle" olan mutlu beraberliğine tanık olma isteğimiz havada bırakılır. Birbirinden çirkin ama sevimli iki yeşil dev, ömürlerinin sonuna kadar mutlu yaşamak için yan yana gelirler. Disney filmlerinin klasik final sahnesi ile paralel olarak Şrek filminde de tüm yan karakterler (diğer masalların kahramanları) bu beraberliğe sevinir; ancak bu kez, uğurlarında eğlence tertip edilen çift kendilerinden üstün değildir. Hikâyenin tamamlanması ile kendileri de birer masal kahramanına dönüşmüş bu yeşil, şişko, dev ikilisi tam da kendileri gibi mükemmel olmayan karakterlerdir. Ancak Fiona çirkine dönüşse de, devler dünyasının estetik kriterlerine göre güzeldir ve bu dönüşüm Disney yaklaşımını tersyüz eder gibi görünse de aslında Disney söylemini aynalar.
Son dönemlerde çekilen Charlie'nin Melekleri (Charlie's Angels), Hücre (The Cell), Matrix, Kaplan ve Ejderha (Crouching Tiger Hidden Dragon) gibi filmlere yapılan göndermeler filmin çeşitli katmanlarına yerleşir. Bu göndermelerden kimileri ayan beyan ortada iken kimi de fark edildiğinde "aaaa buldum!.." dedirtecek denli ölçülü bir şekilde gizlenmiştir. Bisküvi adamın süte batırıldıktan sonra zincirli işkence masasına yatırılışı sahnesinde, filmin Hücre filmine yaptığı gönderme, gizli görünürlüğü ile filmin içindeki heyecan verici yerini alır. (Filmi izlemeden yazıyı okuyanların "aaa buldum!.." deme şanslarını da böylece ellerinden aldık.) Bir animasyon filmi olarak "live action" sinemaya bilindik film kareleri aracılığı ile gönderme yapan Şrek filmi "ben bir animasyon filmi izliyorum" bilincinin seyirci için uyanık kalmasını sağlar. Bu bilinci uyanık tutmak ve Disney'in sunduğu, anlatıcının görülmediği anlatım tarzını baltalamak adına, eşeğin kameraya bakarak konuştuğu sahneler anlatıya dahil edilir. Ya da "bu sahnede koşmanız gerekiyor" gibi cümleler sarf edilerek, ortada bir anlatı olduğunun altının çizilmesi yaklaşımı daha kolay görülür bir düzeyden desteklenir.
Üç boyutlu modelleme ile yapılan bu film, aynı kökenli bilgisayar oyunlarının estetiğini ağırlıklı olarak taşır. Eşeğin kaçma sahnelerinde, eşeği takip eden kameranın hareketinin sunduğu görsellik, bilgisayar oyunlarında ekranın köşesinden görünen silah tutan bir elin koridorlarda ilerleyişi ile paraleldir. Eşek ve Şrek, Lord Farquaad'ın kalesinin içine girdiklerinde, bu geniş mekânda hiçbir şey olmamasının yarattığı, bir yerlerden bir şeyler çıkacak hissi, yine seviye (level) atlamalı bilgisayar oyunlarında yeni girilen mekanlarda karşılaşılan durumla özdeştir.
Bilgisayar oyunlarının var olan tüm görsel estetiklerden beslenişi ile ilintili olarak film, televizyon estetiğini de anlatısına yedirir. Pamuk Prenses filminde istihbarat kaynağı olan sihirli ayna, Şrek filminde televizyon görüntülerine eşdeğer estetikten destek alarak bilgi saçar. Masal anlatısının yerleşik gelenekleri, popüler kültür göndermeleri ile yerinden oynatılır. Eski zamanlarda geçtiği açık olan, ama yine de ait olduğu zaman dilimi pek belli olmayan masal anlatısının içine, kağıt mendil, mesaj çekmek, turnike geçişi, polaroid fotoğraf, pankreas güreşi, terapist gibi son döneme ait kavramları yerleştirmek ortada ne tarz bir anlatı olduğunun farkında olunduğunun işaretlerini verir.
Prenses Fiona'nın çirkinden güzele, güzelden çirkine, çirkinden çirkine dönüşüm sahnelerinde kullanılan Japon animasyon estetiği, "live action" filmlere özellikle de aksiyon filmlerine yönelik göndermeleri, müzikal ve animasyon birlikteliğinin hem kullanılıp hem de bu birlikteliğin abartı ile alaya alınışı, Disney estetiğinin ardına sığınsa da bir yandan da ardına sığındığı bu estetiğe yönelttiği alaycı bakışı anlatısına yedirmesi ve Monty Python geleneğine yakın espri anlayışının benimsenmesi ile Şrek filmi renkli ve katmanlı bir anlatıyı görselleştirir. Didaktik olma kaygısı taşımadığı için samimi bir sıcaklığı sunan film, üç boyutlu modellemenin soğuk ve itici olabilecek estetiğini, "stop motion" kil animasyonu görünümünden destek alarak kırar.
Çocuklar ve büyüklerden oluşan karma seyirci kitlesinin her iki tarafına da seslenme iddiasını taşıyan Şrek filminin altmetin anlatısının görünürdeki anlatısına nazaran daha cezbedici ve zengin olduğu açıktır. Böylece çocuğu eğlensin diye Şrek filmini izlemeye giden yetişkinin, çocuğundan daha çok eğlenmiş olarak sinemadan çıkması ihtimal dahilindedir.

Özge Samancı