| |
KISA
METRAJ
Kısa
film sadece süresi görece daha kısa olan filme mi denir? Ya da ulusal
üretime bakarak, kısa filmi kabaca 'sinema okulu diploma filmi' olarak
tanımlayabilir miyiz? Kısa filmin kendine has estetik sorunları var mıdır?
Kısa film dağıtım/izlenme/ulaşılabilme
sorununu aşabilir mi? Kısa film nasıl kurtulur? Kısa Metraj bu soruların
hiçbirini cevaplama iddiasında değildir, ama cevaplamak isteyenler için
bir kapı olabilir. Haberler, röportajlar, eleştiri ve tanıtımlar gibi
düzenli alt bölümlerle, kısa film adına şimdiye kadar yazılı medyada eksik
kalmış olan, gündemi duyurma/gündem oluşturma/tartışma platformu olma
işlevi, Ekim'den itibaren, Kısa Metraj'ın içeriğinin ana belirleyicisi
olacak.
(İletişim için: kisametraj@altyazi.net)
KISA
HABER
Apple/Bilkom
"Senin Filmin" Kısa Film Yarışması Tarih Değişikliği
Daha önce son başvuru tarihi 10 Ağustos 2001 olarak açıklanan ve 26 Eylül
2001 tarihinde finali yapılacak olan Apple/Bilkom "Senin Filmin"
kısa film yarışmasının başvuru tarihi ve yarışma programı ertelendi. Yeni
yarışma programı ve son başvuru tarihi henüz belli olmayan yarışmaya başvurular
sürüyor. Yarışmanın internet adresi: www.seninfilmin.com
CINE5
Ulusal Kısa Film Yarışması
Üç yıldır düzenlenen ve kısa sürede kısa filmciler için prestijli bir
yarışma haline gelen CINE5 Ulusal Kısa Film Yarışması'nın bu yıl dördüncüsü
düzenleniyor. Sadece 2001 yapımlarına açık olan yarışmanın son başvuru
tarihi 15 Eylül 2001. Yarışmanın sonuçları ise 15 Eylül 2001'de açıklanacak.Yarışma,
ödül çeşitliliğinin yanısıra, filmlere televizyonda yayınlanma olanağı
tanımasıyla da dikkat çekiyor. www.cine5.com
adresinden ya da (212) 336 14 81 numaralı telefondan daha detaylı bilgi
alabilirsiniz.
Sinema,
Cine-ma, Cine-k
1999 yılının ses getiren, bol ödüllü kısa filmi Otuzdört'ün iki yönetmeninden
biri olan Umut Aral 'solo' çalışması Cine-k'in çekimlerini tamamladı.
Postprodüksiyon aşamasında olan film, üç boyutlu animasyon ve 'gerçek'
görüntüyü birleştirmesiyle Türkiye kısa filmciliğinde bir ilk olmaya aday.
Kabaca, kaotik bir ofis atmosferinde bir adamın bir sinekle girdiği 'kişisel
savaşı' anlatan film, kısa filmlerin popüler formatı haline gelen miniDV
ile çekilmiş. Animasyon kısımlarını Yasemin Ülgen'in yapacağı film, iddialı
prodüksiyonundan dolayı görece yüksek bir bütçeye sahip; bu nedenle de
filmin yapımcısı Eylem Er'in sponsor arayışı devam ediyor. Sponsorluk
için: eylemer@hotmail.com
 |
KISA
KRİTİK
CAPITAL
C
Cigarettes, Coffee, Crash…
Filmin Adı: Capital C
Yönetmen: Aslı Özge
Senaryo: Aslı Özge, Dagmar Gabler
Kamera: Emre Erkmen
Oyuncular: Anja Ressmer, Florian Bauer, Hans Hankes, Peter
Svolis, Yüksel Korkut
Yapım Yılı: 2000
Süre: 21 dakika
Format: Mini DV Video
|
Berlin'de
yaşayan ve ilk uzun metrajlı filminin çekimlerini orada yeni tamamlayan
Aslı Özge'nin Capital C isimli 21 dakikalık çalışması, geçtiğimiz
yıl ulusal yarışmalarda aldığı birinciliklerle dikkat çekti, ama
diğer tüm kısa filmler gibi hak ettiği ilgiyi göremedi.
Berlin metrosunda "Friedrichstrasse" durağında ve bu duraktaki
bir kafede geçen film, baş kahramanı olan genç kadının kafede gördüğü
bir adamla yaşadığı duygusal gerilim üzerine odaklanıyor. Ufak,
oyuncak bir ayı taşıyan bir adamla buluşmak, daha doğrusu tanışmak
için durağa gelen kadın buluşacağı kişinin ideal erkek olduğundan
emin değildir. Kafede yakışıklı genç bir adam gören kadın, adamdan
etkilenir; acaba aradığı ideal erkek bu olabilir mi? Kadın bunu
düşünürken şunu fark eder: Güzel şeyler hep 'C' harfi ile başlamaktadır;
Cigarettes, Coffee, Crash (sigara, kahve, çarpılmak) gibi. Bunların
İngilizce olması sizi şaşırtmasın, çünkü filmin tüm diyalogları
(daha doğrusu iç sesleri) İngilizce.
Film, kabaca aynı öykünün farklı kişilerin gözünden iki defa anlatılması
üzerine kurulu. Bunu yaparken yönetmenin en büyük dayanağı karakterlerin
iç sesleri. Baskın anlatım aracı olarak birden çok karakterin iç
sesini kullanma, bize hemen bu işin büyük ustası, Hong Kong'lu dahi
yönetmen Wong Kar Wai'yi hatırlatıyor. Wong Kar Wai benzerliği sadece
bununla kalmıyor, Capital C'deki birçok görsel-işitsel öğe, ustanın
filmlerindekine benzer bir atmosfer yaratılmasını sağlıyor. Mekân
kullanımı, görüntü efektleri, kamera kullanımı, sigaraya ve sigara
makinesine yapılan vurgu, benzerliği destekleyen diğer unsurlar
olarak göze çarpıyor.
Atmosferdeki benzerlikler tabii ki Capital C'nin özgünlüğünü korumasına
engel değil. Filmin esas başarısı, bu atmosferi incelikle kurmasından
çok, öyküyü de ustaca denilebilecek bir anlatımla ekrana taşımasında
saklı. Ülkemizde üretilen kısa filmlerde, maalesef, pek rastlayamadığımız
ritim tutarlılığı ve öyküyü destekleyen görsellik bu filmin en büyük
kozları. Özenli görüntü yönetiminin de hakkını teslim etmek lazım.
Oyuncu yönetimi genel olarak başarılı, ama ana karakterlerden kadını
canlandıran Anja Ressmer'in oyunculuğu filme göre biraz yüzeysel
ve donuk kalmış izlenimi bırakıyor.
Capital C, izleyenlerde bıraktığı kendine has tatla ve anlatımdaki
ustalıkla aldığı ödülleri fazlasıyla hak ettiğini gösteriyor. Bize
de sadece, keşke film Türkçe olsaydı da, sinemamızın en büyük sorunlarından
biri olan Türkçe diyalog yazımının zorluğuyla yüzleşseydi, demek
düşüyor.
Seyfi
Teoman
|
|