| |
JAMES IVORY-ISMAIL MERCHANT SUNAR
ALTIN KAP
1961
yılından bu yana sinema dünyasına kostüm-drama türünün en başarılı örneklerini
kazandıran James Ivory-İsmail Merchant ortaklığı üçüncü kez bir Henry
James uyarlaması ile sinemalarımızda olacak: Altın Kap (Golden Bowl).
Yönetmen Ivory ve yapımcı Merchant her zaman olduğu gibi senarist Ruth
Prawer Jhabvala'yla birlikte çalışmışlar. Bir kez
daha bizi 1900'lü yılların başına götüren ekibin son yapıtı Altın Kap,
Uma Thurman, Kate Beckinsale, Jeremy Northam, Nick Nolte ve Anjelica Huston
gibi isimlerden oluşan göz alıcı
oyuncu kadrosu ile dikkat çekiyor. James Ivory Altın Kap için nasıl hazırlandıklarını
ve çekim sürecini anlatıyor…
|

James
Ivory, genç oyuncu Kate Beckinsale ilebirlikte Altın Kap'ın
setinde.
|
Altın
Kap'la Merchant-Ivory'nin diğer Edward dönemi filmleri [Manzaralı
Oda (A Room With a View, 1986), Maurice (1987), Howardların
Sonu (Howards End)] arasında ortam-mekân ilişkisi açısından
ne gibi farklar var?
Toplumsal sınıf ve refah farklı. Howardların Sonu'nda fakir
memur Leonard Bast'ın yaşamının yansıtıldığı bölümler haricinde,
temelde zengince bir orta sınıf yaşantısı betimlenir. Bu Manzaralı
Oda ve Maurice filmleri için de geçerlidir. Altın Kap'ta ise
hikâye, üst sınıf İngiliz ve İtalyan dünyasında yaşayan çok
zengin bir Amerikan ailesinin hayatı etrafında gelişiyor.
İkinci bir fark ise bu filmde Howardların Sonu ve Manzaralı
Oda'ya kıyasla daha az dış-mekan çekiminin olması. Hikâye daha
çok milyarder Amerikalı koleksiyoncu Adam Verver'ın sanat eserleriyle
dolu kiralık malikanelerinde geçiyor. Film, sanat ve eğlence
hayatının özellikle Londra ve Paris olmak üzere önemli Avrupa
başkentlerini kendisine merkez edindiği günleri yansıtıyor.
O günlerde New York bile kişisel veya sanatsal doyum peşinde
olan Verver'lar gibi idealist Amerika'lıların, tıpkı Henry James'in
kendisi ve yarattığı birçok karakter gibi, bulunmak istemedikleri
bir yerdi.
Filmin görsel olarak etkisi altında kaldığı unsurlar neler?
Aklımda Altın Kap'ın uyarlamasını yapmak olduğundan beri, hatta
daha önce Bir Kadının Portresi (The Portrait of a Lady, 1996)
ile Güvercinin Kanatları'nı (The Wings of the Dove, 1997) uyarlamayı
düşünürken bile, John Singer Sargent'ın (1856-1925) çalışmalarından
etkilenmişimdir. Resimlerini yıllardır beğendiğim halde Henry
James'in son dönem romanlarını uyarlamayı düşünene kadar yararlı
olabileceğini görememiştim Bunun üzerine yakın zamanda, biri
Londra'daki Tate Müzesi'nden Washington Ulusal Galerisi'ne transfer
edilen oldukça geniş kapsamlı, diğeri de Massachutses Clark
Enstitüsü'nde açılan daha küçük ama değerli iki sergisinde bir
süre vakit geçirdim.
|

Uma
Thurman filmde istemediği bir evlilik gerçekleştiren genç Charlotte'u
canlandırıyor.
|
Nick
Nolte ve Kate Beckinsale Altın Kap'ta karşımıza baba-kız olarak
çıkacaklar. |
James ve Sargent arasında gördüğünüz benzerlikler neler?
Sargent, James'in kitaplarındaki sofistike ve mevki sahibi insanların
arasında yaşayan "paralı" Amerikalıların dünyasını görsel
bir yolla ifade eder. Portreleri çoğunlukla James'in yazdığı insanları
gösterir. Her ikisi de Amerika'daki sivil savaş öncesi doğmuştur.
Gerek çocuklukları gerekse gençlik yılları yabancı ülkelerde oldukça
kozmopolit yerlerde geçer. Öğrenim görüp seyahat ettikleri yerler
İtalya, Fransa ve İngiltere'de aynı şehirlerdir. Görsel referansları
aynı olduğundan her iki sanatçının dünyası kesişir ve esasında, iki
yurdundan uzak insan profesyonel yaşamları dolayısıyla yerleştikleri
İngiltere'de iyi arkadaş olurlar.
Ama Sargent, filmin görsel dokusu üzerinde etkisi olan tek ressam
değil. Yapım tasarımcısı model olarak Whistler, Bonnard ve 19. yüzyılın
sonlarında İngiltere ve Fransa'da çalışan ve özellikle güzel kadınlar
üzerine yoğunlaşan Belçikalı ressam James Tissot'nun çalışmalarını
aldı. Bunun dışında filmdeki set dekorları konusunda bize yol göstermeleri
için bol bol Edward dönemine ait ihtişamlı evlerin iç mekân fotoğraflarını
toparladık.
Altın Kap romanındaki ana karakterlerden biri efsanevi bir sanat eseri
koleksiyoncusu olan Adam Verver. Buna bağlı olarak kendisine ait olağanüstü
bir koleksiyon yaratmanız gerekti; bizler ne kadarını göreceğiz bu
eserlerin?
Verver Koleksiyonu'nu çekim yaptığımız evlerde bulunan eserlerle ortaya
çıkardık. Bazı zamanlarda eklemeler yaptığımız da oldu. Ruthland'deki
Belvoir Şatosu'nun (Belvoir Castle), ki burası birincil çekim mekânlarımızdan
biri oldu, müthiş bir resim galerisi var. Poussin'in Komünyon (The
Sacrement), Holbein'in Sekizinci Henry Henry the 8th), Pieter Coecke
van Aerst isimli flemenk bir ressamın Son Yemek (The Last Supper)
tablosu ve bunlara ek olarak Gainsborough ve Teniers'e ait çalışmalar
da burada bulunuyordu. Tüm bu eserler filmde kullanılmak üzere alındı.
Koleksiyona bir başka ilave olarak da birkaç Raphael çiziminden oluşan
bir seri yarattık. James'in zamanında önemli Rönesans çizimleri satın
alabilmek halen mümkündü. Verver'in kolleksiyonunun kişisel ve içten
olmasını istiyorduk. Eski ustalara ait baskı ve çizimleri kullanmak
bunu elde etmenin daha kolay bir yoluydu; çünkü ünlü tabloların taklitlerini
yaptırmak oldukça güç, film çekimleri için ödünç almak ise imkânsız.
Filmin başlığı bir cisme gönderme yapıyor: Karakterlerden biri tarafından
satın alınan ve can alıcı bir konuma gelen antika bir kase. Bu objenin
tasarımı nasıl ortaya çıktı?
Henry James kaseyi üzerinde bol altın süsleme bulunan ve kristalden
yapılmış bir obje olarak anlatır. Ben ise oyulmuş kristali yaldızlayıp,
altın tabakalarla süslediğimiz taktirde kasenin üzerindeki figürlerin
ön plana çıkmasını sağlayabileceğimizi düşündüm. Bizans veya Romanesk
tarzında bir şey hayal ettim. Metropolitan Müzesi'nde gittiğim bir
ortaçağ hazineleri sergisinde gördüklerimin çizimlerini yaptım. Bunlarla
beraber sergi kataloğunu Andrew Sanders'a getirdim ve o bunlardan
model olarak yararlandı.
Altın Kap üçüncü Henry James uyarlamanız olacak; James'in başka
romanları üzerinde planlarınız var mı?
Hayır, sanırım Altın Kap ile James'in dünyasını yansıtmak konusunda
varabileceğim noktaya varmış oldum. Bunun üzerine yararlı bir şekilde
ekleme yapabileceğimi sanmıyorum. Bir bakıma kendimi biraz Sargent
gibi hissediyorum. O da bir zaman sonra artık ısmarlama portre çalışmaları
yapmak istemediğine karar vermişti. Ününü onlar sayesinde kazanmıştı
ama bunun artık yeterince çalıştığı bir alan olduğu hissindeydi. Yapmak
istediği hafif kanlı ve umursamaz bir şeydi. Böylece suluboya çalışmaya
başladı; ne suluboyalar ama! Sanırım ben de memnuniyetle bunun sinemadaki
eşdeğerini deneyebilirim.
|
|