| |
ANGELINA JOLIE
arzularımızın karanlık nesnesi
UMUT
BARIŞ DÖNMEZ
 |
Önümüzdeki
fotoğraf yığınından bir tane çekelim… Yaşıtları muhabbet kuşu,
tavşan yavrusu, kedi ve köpek gibi evcil hayvanlar beslerken,
bir yılanla vakit geçirmeyi tercih eden küçük bir kız çocuğu
görüyoruz… Bu küçük kız babasına kızgın; daha kendisi bir yaşındayken
annesinden boşandığı için ona çok kızgın. Ancak yirmili yaşlarında
baba mesleği olan oyunculuğu seçtiğinde, babasının dünyasında
var olmanın çetin koşullarıyla yüzleştiği zaman öfkesi yatışacak
ve onu anlamaya başlayacak… Fotoğraflar arasında eşelenmeye
devam edelim… Siyahlar giymekten hoşlanan boylu boslu genç bir
kızla karşılaşıyoruz bu defa… Tiyatro sahnelerinde Tenesse Williams'tan
replikler okuyor… Bir başka fotoğrafta belirginleşen hatlarının
çekici kıldığı bedenini dövmelerle kapladığını görüyoruz… Büyüdükçe
vücudunun günümüzün sihirli rakamları olan 90-60-90'a yakın
ölçüler tutturması profesyonel mankenliğin kapısını aralıyor
ona. Robert Altman'ın bir sirk olarak nitelendirdiği ve kendisini
üzerine film yapmaktan alıkoyamadığı moda dünyasının ışıltılı
podyumlarında, renkli dergi kapaklarında, süslü televizyon reklamlarında
rastlıyoruz ona… Rolling Stones, Meatloaf, Lenny Kravitz (Bu
adamın herhangi bir klibinde görünmeniz güzelliğinizin tescillenmesi
demektir) gibi ünlü isimlerin kliplerinde oynadığını öğreniyoruz…
Fotoğraflar peşpeşe akıyor önümüzden… Özenle koleksiyonunu yaptığı
tehlikeli, keskin uçlu, parlak bıçaklarla oynuyor güzelimiz…
Tuhaf biri; her zaman böyle olduğunu söylüyor babası… Daha yirmisinde
bile değilken bazı televizyon ve sinema filmlerinde görünmeye
başlıyor… Hackers'daki rol arkadaşıyla evleniyor aniden. Törende
üzerinde beyaz bir tişört var; sırtına evlendiği adamın adını
kendi kanıyla yazmış… Korkunç! (Yanındaki adam Trainspotting'teki
Sick boy değil mi?) 80'lerin süpermodeli, lezbiyen, uyuşturucu
bağımlısı, sansasyonel isim Gia'nın hayatını anlatan bir televizyon
filminde başrolü kapıyor. Kendini Gia ile fena özdeşleştiriyor,
kendi hayatını canlandırdığı hissine kapılıyor (O dönem onun
da böyle sakıncalı alışkanlıkları yok değil), depresyonlara
giriveriyor… Gerçekçi kompozisyonu kendisine televizyon kategorisinde
bir Altın Küre kazandırıyor… Hiç fena değil… O ne yapıyor? |

Usta
oyuncu Jon Voight'un kızı olan Angelina, oyunculuk yaşamında
"Voight"soyadını kullanmaktan bilhassa kaçınıyor.
|
Ödülü aldığı gibi üzerinde derin yırtmaçlı elbisesi ve topuklu ayakkabıları
olduğu halde kendini su dolu bir havuza atıyor… Matrak… Gia'nın hayatından
çıkardığı derslerle asi ruhunu arada bir gemlemesini öğreniyor ve
oyunculuğa sıkı sıkı bağlandığından New York Üniversitesi'ne gidip
sinema eğitimi almaya karar veriyor… Bu arada çoktan kocasından ayrılmış,
Playing by God'da birlikte rol aldığı Timothy Hutton'a aşık olmuş
ve onu temsil eden bir "H" harfini omzuna kazımış bile…
Vahşi, tehlikeli, arzu dolu, başkaldırmaya hazır ruhunun iplerini
sıkı sıkı elinde tutan bu güzel kadının oyunculuk yeteneğine güvenen,
artık iyice eskimiş "bağımsız başlayıp Hollywood'a transfer olma"
hikâyesinin temsilcilerinden James Mangold, ona Girl Interrupted'daki
sosyopat kız rolünü teklif ediyor… Film ona bir Altın Küre bir de
Oscar kazandırıyor… Daha 25'inde bile değil henüz… Dünya onu keşfediyor
ve bağrına basıyor… 'People', 'Empire' gibi dergiler her daim yaptıkları
o "en iyi…", "en güzel ", "en seksi…"
listelerine hem de üst sıralardan onun ismini de ekliyorlar. İşlem
tamam… Güzelimiz en son fotoğrafta, sivilceli, gözlüklerinin ardındaki
gözleri fıldır fıldır dönen, kafalarını renkli monitörlerin başından
kaldırmayan bilgisayar çağı neslinin idolü haline gelmiş, Lara Croft
adlı bilgisayar oyunu ikonunu beyazperdede canlandırarak arz-ı endam
ediyor… Kimileri Sigourney Weaver'ın yaşı gereği emekliye ayrılmasıyla
doğan kadın aksiyon yıldızı boşluğunu onun dolduracağını söylüyorlar…
Angelina… biz seni, Gwyneth ödülünü salya sümük ağlayarak alırken
ve kendini geçmişin zerafet temsilcileri Grace Kelly ve Audrey Hepburn
gibi yıldızların izinden gittiği yanılgısıyla aldatırken; sen, törende
tam tersine umursamaz bir tavırla ve sert bir edayla sadece teşekkür
ettiğin için ve yanındaki erkek kardeşini dedikodulara yol açacak
denli ateşli bir şekilde öptüğün için seviyoruz… Üstelik Billy Bob
Thornton gibi esaslı bir adamla evlendiğin için de sana hiç kızmıyoruz…
Hep seksi, tekinsiz, isyankar ve aldırmaz karakterleri canlandıran
Angelina, işte bunu söylediğimiz an bize dönüyor ve arı sokmuş gibi
duran, ıslak, öpülesi dudaklarını aralayarak şu sözleri kulağımıza
fısıldarken arzularımızın karanlık nesnesi olmaya devam edeceğini
çok iyi biliyor: "Karşılıklı oturup çay içerek iki çift laf etmekten
hoşlanmayacağım karakterleri asla canlandırmam canım…"
|
|