| |
Önümüzdeki ay iki usta yönetmen, merakla beklenen son filmleri ile karşımızda
olacak.
Stanley Kubrick'in vasiyetini yerine getirerek Yapay Zekâ'ya hayat veren
Steven Spielberg ve bilimkurgu klasiklerinden Maymunlar Cehennemi'ni yeniden
yorumlayan Tim Burton...
(Derleyen:
İnanç Ayar)
 |
MAYMUNLAR
CEHENNEMİ
1968
yapımı Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes) Pierre Boulle'un
1963 tarihli aynı isimli romanından yola çıkarak çekilmiş
ve serinin beşinci filmi olan 1973 yapımı Maymunlar Cehennemi
için Savaş (Battle for the Planet of the Apes) ile noktalanmış.
Yani noktalanmıştı; ta ki, hatırlandığında tüm sinemaseverleri
heyecanlandıracak bir filmografiye sahip olan Tim Burton tarafından
tekrar ele alınana kadar.
|
Maymunlar Cehennemi (Planet of the Apes, 2001) bir devam filmi ya
da Maymunlar Cehennemi'nin (1968) yeniden çekimi değil. Tim Burton
orijinal filmdeki evreni kendine has üslubuyla yeniden oluşturmuş.
Nelerin değiştiği sorulduğunda Tim Burton, "…Hikâyeyi ve karakterleri
değiştirdik ve en önemli noktalardan biri yine maymunların insanlar
tarafından oynanmasıydı. Bu tip şeyler benim için filmin ruhunu korumak
adına çok önemliydi. On yaşındayken bile ve filmler hakkında hiçbir
şey bilmezken, onların oyuncu olduğunu bilmek beni heyecanlandırıyordu.
İnsanların maymunları oynamasında garip bir etki var." diyor.
Filmin başrollerinde Tim Roth, Helena Bonham Carter ve Mark Wahlberg
var. Bu arada orijinal filmde çok başarılı olan Charlton Heston da
filmde küçük bir rol almış. Gösterim sonrası yapılan eleştiriler Tim
Burton'ın projenin altında ezilmediğini gösteriyor. Başarılı yönetmene
bir sanatçı olarak nelerden etkilendiği sorulduğunda, cevabı da filmleri
kadar ilginç: "Her şey. Hayata açık olmaya çalışıyorum. Seyahat
etmeyi ve bazen sadece bakmayı çok severim. Hatırlarım da zatürree
olduğumda bir ara halüsinasyonlu bir dönemimde kapı tokmağına iki
saat bakmıştım."
Unutulmayan bir sona sahip, unutulmayan bir film, artık klasik olan
bir film 33 yıl sonra Tim Burton'ın sınır tanımayan hayal gücüne teslim
edildi. Merakla ama temkini elden bırakmadan bekliyoruz.
|
 |
YAPAY ZEKÂ
Stanley
Kubrick bu film için çalışmalarına 1983 yılında Brian Aldiss'in
"Supertoys Last All Summer Long" isimli kısa hikâyesini
satın alarak başlıyor. Bir süre Brian ile, daha sonra senaristi
Ian Watson'la ama daha çok kendi başına çalışıyor. Her zamanki gibi
hiç aceleci değil Kubrick, zaten filmlerini beş, yedi, on yıl gibi
aralıklarla yapan çok titiz bir yönetmen.
|
Yapay
Zekâ (Artificial Intelligence) filminin oluşumunda önemli rol oynayacak
tanışma 1979'da gerçekleşiyor. Steven Spielberg Kutsal Hazine Avcıları
(Indiana Jones) filmi için İngiltere'de set ararken, Kubrick Parıltı (The
Shining) filminin setini tamamlamak üzere aynı yerde ve tabii Spielberg
bunu öğrenince hemen onunla tanışmak istediğini söylüyor. Kubrick, Spielberg'i
karşılıyor ve akşam evine yemeğe davet ediyor. O zamandan beri de arada
telefonlaşıp görüşen iki dostlar.
Kubrick ilk önce filmdeki başrolü, yaptıracağı bir
robot çocuğa vermeyi düşünüyor ve tam on yıl boyunca bir robot çocuk projesi
üzerinde çalışıyor. Sonunda teknolojinin istediği mükemmelikte bir robot
çocuk yapması için yeterli olmadığını anlıyor ve beklemeye başlıyor. Spielberg'ten
Jurassic Park'ı izleyince zamanın geldiğini anlıyor ve Spielberg'e filmi
yönetmesi teklifinde bulunuyor. 1994 yılında iki yönetmen, dijital bir
görüntünün perdede iyi durmayacağını düşünüp bir oyuncu kullanmaya karar
veriyorlar. Araya Kubrick'in Eyes Wide Shut'ı giriyor ve yönetmen bir
süre projeye ara veriyor. Kubrick 1999 yılında aramızdan ayrılınca prodüktörü
ve aynı zamanda kayınbiraderi Jan Harlan, Kubrick'in yaptırdığı binlerce
resim ve iki kutu dolusu malzemeyi Spielberg'e verip tüm yetkinin onda
olduğunu söylüyor.
Sonrasında ortaya çıkan senaryoyu çok iyi tanımlıyor Harlan: " Çok
şaşırmıştım. Stanley'nin hikâye akışına tamamen sadık kalmıştı ama yine
de artık her sayfaya Steven Spielberg sinmişti. İkisinin birleşimiydi
sanki. O kadar farklılar ki, ama onları birleştiren bir şey var: Yetenek."
Büyük bir usta Kubrick. Bu filmi kendi çekmek yerine Spielberg'ten çekmesini
istediyse bir bildiği vardır, dedirtecek kadar büyük bir usta. Zaten Spielberg
de "…İlk perdede beni yönlendirecek diyaloglar ve bağlantı vardı.
Bu yüzden bu kısmı tamamen Kubrick'in tretmanına bağlı kalarak oluşturdum,
sadece Stanley'i taçlandırmak için değil ama Stanley'den daha iyisini
yapamayacağımı bildiğim için." diyerek ustaya olan gönül borcunu
ödüyor.
|