Lara
Croft, yeri geldi mi beş çayını eksik
etmeyen bir İngiliz asilzadesi, yeri geldi mi
de yarım düzine erkekle dövüşen korkusuz
bir kadın.
|
1. BİLGİSAYAR OYUNLARI FİLM YAPILIR MI?
Filmlerden bilgisayar oyunları yapıldığı gibi, bilgisayar oyunlarından
da film yapılır. Aslında önce ilki vardı: Biz sivilceli ve gözlüklü
birer "Commodore 64" kullanıcısı iken izlediğimiz
filmlerin bilgisayar oyunlarını oynardık. Kasetin dönmesi durduğu
zaman oyun başlar, biz de filmin heyecanını devam ettirmek için
saatlerce "joystick" sallardık. Şimdi düşündüğüm zaman
bu oyunların bize gerçekten heyecan verip vermediğini hatırlayamıyorum,
yani diğer oyunlarla karşılaştırabilmem çok zor, çünkü üzerinden
çok zaman geçti. Hem zaten o zaman zevk almış olsak bile şimdi
sıkıcı bir şey olarak hatırlayabiliriz. Ama son zamanlarda revaçta
olan, popüler oyunlardan film yapmak; e tabii, bunların da ayrı
bir tüketicisi var.
2. BİLGİSAYAR OYUNLARI NEDEN FİLM YAPILIR?
Aslında bunun için önce bilgisayar oyunlarının bugün ne anlam
ifade ettiğine bakmak gerekiyor; yani bizim sütlü neskafe rengi
Commodore 64'lerle, birbirinden çok da farklı olmayan, bugün
için ilkel sayılabilecek oyunları oynadığımız zamanlar geçen
yüzyılda kaldı. Bugün oyunlar hem üretenler hem de oynayanlar
için çok daha farklı anlamlara sahip. Herhalde David Cronenberg,
Salman Rushdie ile röportajını 15-20 yıl önce yapmış olsaydı
konuşmasının bir yerlerinde bilgisayar oyunlarından bahsetmezdi.
Hele Existenz (Varoluş) gibi bir filmi hiç yapmazdı. Artık oyun
tasarımcıları birer sanatçı olarak kabul ediliyor; hoş bazıları
her zaman öyleydi, ama bunda piyasaya sürülen ürünlerin kalitesinin
ve içinde taşıdıkları akıl almaz yaratıcılığın da payı büyük.
Bir oyun için neredeyse bir film için harcanabilecek emek harcanıyor.
Bir de oynayan tarafa bakalım biraz : Hatırlar mısınız, 80'lerde
üretilen bazı Amerikan filmlerinde bilgisayar dehası çocuklar
vardı; genellikle sivilceli, gözlüklü ve asosyal olurlar, duvarlarına
playboy güzellerinin resimlerini asarlardı. O zamanlar bu yaratıklar,
izleyenler için bilimkurgusal tatlar taşırdı. Bilgisayarların
bugünkü kadar yaygın olmadığı zamanlardan bahsediyorum. Bu çocuklar
internet bağlantısı bile olmayan bilgisayarlarla harikalar yaratırlardı.
Bugün artık bilgisayar oyunu çılgınlığı kendi kültürünü yaratarak
bir yaşam biçimine dönüşmüş durumda. Çocuklar cumartesi gecesi/pazar
sabahlarını boşaltılmış evlerden birini doldurup birbirlerine
bağlanmış onlarca bilgisayarla oyun oynayarak geçiriyorlar.
Yine yeryüzündeki her şehirde onlar için sabaha kadar açık,
kapanmayan bir gözü andıran birbirine bağlanmış bilgisayarların
karanlık salonları doldurduğu internet cafeler mevcut. Özellikle
Hollywood civarlarında gezinen birileri bu yeni yaşam biçimini
fark etmekte gecikmedi. Onlara karışık pizza lezzetinde filmler
hazırlıyorlar. Ve tabii... |

Lara
Croft, erkekler dünyasında tek başına varolan kalın dudaklı,
güçlü ve atletik bir
kadın. |

Yönetmen
Simon West, Lara Croft'u sadece Angelina Jolie'nin canlandırabileceğini
s öylüyor. |
|

|
3. OYUNLARI İLE FİLMLERİ ARASINDA NE GİBİ FARKLAR VAR?
Amerika'da yaşamak ile yeryüzünün başka bir yerinde Jean Baudrillard'ın
'Amerika' kitabını okumak arasındaki fark gibi. Aslında bir tür "simülasyonu
yaşayan bilir" durumu. Bunu en iyi filmin oyunlarını gündüz/gece
demeden oynayan, zamanını ve gözlerini bu yolda harcayanlar bilir.
Aslında çok fazla bir fark yokmuş gibi gözükmesi doğal: Birinde senin
bir bilgisayar başında oturduğun ve oyun oynamakta olduğun gerçeği
teknik hüner ve seslerle desteklenen bir simülasyonla zihninden yavaşça
yutulurken, diğerinde bir sinema salonunda oturduğun ve saatlerdir
bir perdeye tuhaf yüz ifadeleriyle kımıldamadan baktığın gerçeği ödünç
alınıyor. Bu biraz genel ve açıklayıcı olmayan bir bakış. Aslında
birinde bir takım yetenekli oyun tasarımcılarının çizdiği bir çölde,
çölün dışına çıkmamak kaydıyla dilediğince at koştururken, diğerinde
tıpkı reklam filmindeki gibi çölde oturmuş, gözüne taktığın bir ekrandan
film izliyorsun. Her bilgisayar oyunu bitene kadar uçsuz bucaksızdır.
Hayal gücünü kullanmana izin vermese de, eğer sıkı bir oyuna denk
geldiysen senden akıl ve fikir talep eder. İyi oynarsan devam edersin.
Elinde bir silahla mezarlıklarda gezinirken içinde bulunduğun durumun
gerçekliği ancak üst tarafı insan, belden aşağısı at bir mitolojik
kahraman metaforu ile açıklanabilir. Oynadığın oyunun filmindeyse
at ve insan vardır. Perdede senin yerine de Lara Croft vardır. Milyonlarca
oyun arasından filmi yapanın oyununu seçmiş gibisindir. Eğer yönetmen
oyununu iyi oynayan biriyse zevk alırsın; yoksa yandın! Aslında oyun
dünyasına hiç bulaşmamak en güzeli; Amerika'da yaşayıp "Amerika"yı
anlayabilmek gibi. Ama ne yaparsın, bağımlılıklarımız var..
4. SEN HİÇ FİLM TAKLİDİ YAPAN OYUN GÖRDÜN MÜ?
Wing Commander, Street Fighter, Mortal Kombat gibi örnekleri mevcut.
Havada, karada, sokakta, uçak kanadında, ayağın basabileceği, kameranın
girebileceği her delikte dövüşen, savaşan, Amerika'yı ve dünyayı savunmak
ve kurtarmak adına var olanların yaşadığı ve yaşatıldığı, kimi zaman
hasılat rekorları kıran ama çoğu zaman unutulup giden, özel televizyonların
vazgeçemediği örnekleri mevcut. Özellikle bizim de en mutlu zamanlarımızı
yaşadığımız dönemlerini yaşayan 17 yaşındaki birinin büyük kabul edildiği
çevrelere hitap ettiği söyleniyor. Oyununu satın alan kitleleri arkalarına
aldıkları için 'temiz iş' çıkarma dertleri olmuyor. Filmleri izlemeye
giden çoğunluğun anlaşma karşılığında "içi beyaz kağıt dolu pahalı
bir çanta" almış gibi üzülmesi bundandır. Oyunu kötü oynayan
ya da hiç oynamamış yönetmenlerin eline düşen markalar bunlar. Eğer
oyun da kötüyse facia çıkıyor tabii ki.
5. PEKİ LARA CROFT KİM?
Bilgisayar dünyasının Madonna'sı. Tomb Raider adında bir oyun için
çalışıyor. Bazıları, sayısı bir elin parmaklarını bulan esas oyun
dışında çıplak poz verdiğini ve hatta porno filmlerde oynadığını söylüyor.
Bilgisayar oyuncuları, onun en iyi arka taraflarını biliyor. Diğer
oyun kahramanlarıyla karşılaştırdığımızda oldukça güzel olduğunu kabul
etmek gerekir. Biraz da tek kadın oluşunun keyfini çıkartıyor. İndiana
Jones'la yattıkları söylentilerini sürekli yalanlıyor. Maceralarını
belirlemeden önce menajerleri bir ön görüşme yapıp aynı olayları kovalamalarını
engelliyormuş. Martin Mystere ile Lara Croft'un ortak macerası, hayranları
için, Nick Cave&Pj Harvey düetinden sonra heyecan verici bir birliktelik
olurdu. Martin'le beraberlikleri konusunda susuyor.
6. TOMB RAIDER İŞ YAPAR MI?
Birileri Lara Croft'un arkasındaki erkek egemen potansiyelin yarım
düzine Hollywood yıldızından daha kalabalık olduğunu keşfetmiş olmalı
ki, Con Air'in yönetmeni Simon West' in filmografisine Tomb Raider'ı
eklemeyi uygun görmüşler. En sonunda başımıza bu da geldi.
Hollywood'un yapmazsa kendisini rahatsız hissedeceği hadiseler vardır,
bunları gerçekleştirdiğinde oksijen alışverişini yapmış gibi rahatlıyor.
Bu listeyi hiç görmedim ama tahmin etmek çok da zor değil :
- "Başta kare as olmak üzere popüler olan tüm oyunlar filme alınacak!"
- "Her Sheakespeare oyunu en az 13 kere filme alınacak!"
- "Tüm kombinasyonlara rağmen bir araya gelmemiş iş yapan erkek
ve kadın oyuncu kaldıysa derhal gerdeğe sokulur gibi sete sokulacak!"
- "Amerikan Sineması Bağımsız Bir Sinemadır, bunu idrak edemeyen
Bağımsızlar'a Bill Clinton'un saksafonu gönderilecek" gibi.
Tomb Raider tabii ki iş yapacak, çünkü adamlar bu işi biliyor. 60
Saniye'nin kalın dudaklı güzeli Angelina Jolie'yi Lara Croft yaparsanız
film masa başında biter. Doğrusu 60 Saniye filmini hatırlamaya çalışınca
Angelina'dan başka bir şey de gelmiyor insanın aklına. Birileri filmin
arkasından aslında Angelina Jolie'nin Lara Croft olmadığını bağıracaktır
muhakkak. Ama ne önemi var; aslında ikisi de aynı, çünkü ikisinin
de hayran kitlesi arasında ciddi bir fark yok. Bilgisayarlar kapatılıp
sinemaya gidilecek. İşlem tamam!
7. BAŞKA BİR DÜNYA, BAŞKA BİR YAŞAM FORMU MÜMKÜN MÜ?
Sinema diğer sanatlara kan verebilen ama kendisi kolay kolay kan alamayan
ilginç bir kan grubuna sahip. Ancak "Stanley Kubrick" gibi
doktorların elinde başarılı bir ameliyat gerçekleştirilebiliyor. Doğrusu
bunu söylemek bu yazıdaki birçok şey gibi saçma ve geç olacak ama
Kubrick'in yaptığı bir bilgisayar oyunu uyarlamasını izlemek isterdim.
Ya da David Cronenberg'in, ki bu adam daha fazlasını yaptı...
Kitap, oyun, cd-rom, vb. uyarlamaları maalesef sinemada çok iyi sonuçlar
vermiyor. Aynı dili konuşmayan varlıkları öpüştürmeye kalkmak içerdiği
zorlamalar nedeniyle pornografik olabiliyor. Ama bunun ince hesaplar
sonucunda benim kafamın yatmadığı sayısal bir güzelliğe yol açtığını
ve aslında bir "oyun" olduğunu söylerseniz buna da varım..
Aynen alıp aktarmaya çalışmak yerine bilgisayar oyunlarının ve animasyonun
tekniğinden, dilinden yararlanıp Tom Tykwer'in Koş Lola Koş gibi bir
film yapması, yaratıcı bir dünya adına daha fazla mutlu ediyor insanı.
Tabii bugüne kadar önümüze serilen örnekleri bir yana bırakıp sıcağı
sıcağına Tomb Raider'ı izlemek de ayrı bir deneyim. Başarılı bir örnek
bütün bir oyunu başa dönüp baştan oynamamıza neden olabilir, o zaman
bu yazı da yeniden yazılabilir.
8. SON BİR KLİŞE LÜTFEN!
Game Over!
SÖZLÜKÇE
60 Saniye: İnceldiği yerden kopan araba sesine video klip.
Commodore 64: Sütlü neskafe renginde elektrikli çizgi roman.
David Cronenberg: Bedenimi satın alabilirsin ama teknolojimi
asla!
Jean Baudrillard: Dijital yaşam kullanma kılavuzu.
Koş Lola Koş: Bilgisayar oyunları, video klip ve sinemanın
mutlu beraberliği!
Martin Mystere: Lara Croft'u tanımıyor!
|