Fida Film

 

SÖYLEŞİ / PITOF


Dijital Artık Kaçınılmaz

Dünyanın ilk High Definition video filmini çeken Fransız yönetmen Pitof, Amelie filmi sayesinde artık bütün sinemaseverlerin çok yakından tanıdığı Montmartre mahallesinin sırtlarında iki katlı bir evde yaşıyor. Evinin kapılarını Altyazı okurları için açan yönetmenle sinemada ilk adımlarından, özel efektlerle tanışmasından, Vidocq'ta karşılaştığı zorluklardan söz ettik. Pitof, 80'li yıllarda Fransa'da özel efekt konusunda bir numaralı kişi olduğu için, en ünlü yönetmenlerle sayısız reklam filmi ve video klip çekmiş. Sinemaya geçtiğinde Jean-Pierre Jeunet ve Marc Caro'yla birlikte çalışmış. Hazırlığından montajına kadar 1.5 yılda bitirdiği Vidocq'tan sonra o da Jeunet gibi Amerika'ya gidip film çekmeyi düşünüyor. Şimdiden birkaç öneri gelmiş bile; yeni 'Cat Woman'ın jeneriğinde Pitof'un imzası olacak gibi görünüyor.

Filminiz Türkiye'de bu ay vizyona giriyor, yurt dışına satışlar iyi gidiyor herhalde.

- Evet, bu sayede bütün dünyayı dolaştım diyebilirim. Film gösterildiği her ülkede çok iyi karşılandı. Tarihi bir yönü olması ve Fransız olması -yani Amerikan olmaması- insanları etkiledi. Kültürel farklılık kişilerin bakışını değiştiriyor. Rusya'da entelektüel bir yaklaşım oldu, konunun ardındaki tarihi gerçeklerle ilgilendiler. Japonlar ise filmin estetik güzelliğini ve gizemli yönünü sevdiler. Film nedendir bilinmez en çok İspanya'da sevildi, gişe rekorları kırdı, bir sürü festivalde ödül topladı. İspanyol asıllı Ines Sastre'ın filmde oynaması bu büyük heyecanı açıklamaya yeterli değil gibi geliyor bana.

Özel efekt alanında Fransa'da bir numaralı kişi olarak tanınıyorsunuz. Sizi buraya getiren ne oldu ?

- Özel efektlere tesadüfen geldim diyebilirim. Aslında çocukluğumdan beri hep yönetmen olmak istemiştim. Ailemin sinema dünyasıyla hiçbir bağlantısı yoktu. Bir tanıdık sinemaya açılan yollardan birinin montajdan geçtiğini söyleyip beni yanına stajyer olarak aldı. İşin ilginç tarafı porno filmlerde çalışıyordu. Adı Gérard Kikoïne'di [80'li yılların en büyük porno yönetmen-yapımcısı]. Bu benim için çok önemli bir deneyim oldu. Her mesleği deneme fırsatım oldu. Bir ışıkçının ne yaptığını, görüntü yönetmenin nasıl çalıştığını öğrendim. O sıralarda video ortaya çıktı ve bu porno sektörünü çok etkiledi. Artık normal sinemaya geçmek istiyordum ancak bir sorun vardı -ki bu bugün bile geçerli-: klasik sinema porno sektörünü kaale almıyordu. Özgeçmişimin hiçbir yapımcıyı ilgilendirmeyeceğini biliyordum. Bir yapım şirketi olan arkadaşlarıma gittim. Videoda şirketler için çekimler yapmaya başlamışlardı. Ben de videoda tanıtım filmleri çektim. Böylece sevmesem de videoyla tanıştım. Videoda montaj da yaptım. Oradan ayrılarak montaj alanında ilerlemeye başladım. Günün birinde, ABD'de, videoda jenerasyon kaybı olmadan kare kare çalışılabilen bir makinenin çıktığını öğrendim. Makine Paint Box'a destek olması açısından üretilmişti, özel efekt yapılsın diye değil. Benim makineyi kullanmaya başlamamdan bir yıl sonra makine özel efekt aleti olarak piyasaya sürüldü. İlk video kliplerin çekildiği yıllardayız. Jean-Baptiste Mondino, Jean-Paul Goude gibi yönetmenlerle birlikte çalışıp onları bu tür efektleri kullanmaya teşvik ettim.

...



Söyleşi: Devrim Alpöge


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Ocak 2003 sayısının Vizyon Söyleşiler bölümünde yayımlanan yazının bir bölümüdür.

 

Altyazı'yı nereden alıyorsunuz ?

 gazete bayisinden
 kitapevinden
 aboneyim
 almıyorum