İthaki Akademi’de ‘Yönetmen Sineması’ Semineri

Paylaş
altyazi_sinema_gorsel-1024x763

Kurs Başlangıcı: 26 Nisan Çarşamba
Kurs Süresi: 6 hafta (haftada 3 saat, toplam 18 saat)
Saatler: Çarşamba günleri 18:30-21:30 arası
Yer: İthaki Akademi, Caferağa Mah. Neşe Sok. No:31 Kadıköy

Fransız Yeni Dalgası’nın bize bıraktığı miras ‘auteur’ sinema. Yalnızca bir döneme damga vurmakla kalmayıp, sinema mecrasının kendi dilini bulmasına, farklı sanat dallarından ayrılıp kendine has olanaklarını keşfetmesine de yardımcı olan bir ilkeler kümesi. “Bir film nasıl çekilmeli?” sorusuna verilen yeni cevaplar, yeni arayışlar…
André Bazin ve Alexandre Astruc gibi sinema kuramı öncüleriyle, François Truffaut ve Jean-Luc Godard gibi kameralarıyla teorilerini pekiştirenlerin şekillendirdiği bu ilkelerin temelinde yönetmenin bakış açısı, ideolojisi, hassasiyetleri, takıntıları ve belki de zaafları yatıyor.
Auteur teorinin bir uzantısı olan ‘kamera-kalem’ kavramının işaret ettiği üzere, yönetmen, stüdyonun dikte ettiklerinin, senaristin yazdıklarının uygulayıcısı değil; bilakis, elindeki her malzemeyi kendi duyarlıklarıyla, kendi meseleleriyle yoğuran, adeta filmin her bir duygusunu ‘kalem-kamera’sıyla yazan bir özne. Filmin baş öznesi, yaratıcısı o. Fransızca ‘auteur’ kelimesi ‘yazar’a karşılık gelse de, bu tür bir yaratıcı yönetmeni bir orkestra şefi olarak da hayal etmek mümkün. Aynı anda, filmi hayata geçiren farklı unsurların her birinin tınılarını duyan, onlardan çıkardığı ahenk ile, kolektif bir uğraş olan film çekme işine kendi imzasını atabilen vazgeçilmez bir unsur. Bu kişisel imzayla, ortaya çıkan yapıtı bir zanaat ürünü olmaktan çıkarıp ona insani bir belge, insanlığa dair bir tecrübe vasfı kazandıran bir maestro…
Alfred Hitchcock’tan Jean-Luc Godard’a, Jane Campion’den Abbas Kiarostami’ye farklı dönemlerden ve coğrafyalardan ‘auteur’ yönetmenlerin sinemasına yakın okumalar yapmak, hem sinema mecrasının olanaklarını keşfetmek, hem de zaafları ve erdemleriyle bu dünyaya dair özgün pencereler sunan zihinleri derinlemesine kurcalamak anlamına geliyor. Sinemayı hayatla iç içe yaşayan, filmlerle bir ‘duygusal eğitim’ aracı olarak ilişki kuranlar için bulunabilecek en kıymetli şey bu derinlemesine kazı.

1.  HAFTA: JEAN-LUC GODARD  Eğitmen: Fırat Yücel

2. HAFTA: AGNÈS VARDA Eğitmen: Evrim Kaya

3. HAFTA: ALFRED HITCHCOCK  Eğitmen: Ali Deniz Şensöz

4. HAFTA: WONG KAR WAI  Eğitmen: Ayça Çiftçi

5. HAFTA: ABBAS KIAROSTAMI  Eğitmen: Senem Aytaç

6. HAFTA: REHA ERDEM  Eğitmen: Abbas Bozkurt

Ayrıntılı bilgi ve kayıt için tıklayınız.

Paylaş