Cemil Ağacıkoğlu ile ‘Özür Diliyorum’ Üzerine

Paylaş
İlüstrasyon: Mehmet Uluşahin

İlüstrasyon: Mehmet Uluşahin

Fotoğrafçı kimliğiyle de tanınan Cemil Ağacıkoğlu ile, 20 Aralık’ta Başka Sinema salonlarına uğrayacak olan ikinci uzun metrajı Özür Dilerim‘i konuştuk.

İlk filminiz Eylül, atmosferi ve halet-i ruhiyesiyle öne çıkıyordu. Karakterler arasındaki çatışmalara daha yakından baktığınız Özür Dilerim’de daha öykü odaklı bir anlatım söz konusu sanki. Sizce de bu iki film arasında böyle bir üslup farkı var mı?
Senaryoyu yazmaya başladığımda engelli kardeşlerimle uzunca bir dönem birlikte vakit geçirdim. Bu süreçte epeyce gözlem yapma fırsatı buldum. İki yıl kadar onlarla aynı ortamda çalıştım, sonrasında onların hayatlarının içine daha da çok girdim; oyunlarını, derslerini, aile içi ilişkilerini ve yaşamlarını izledim.

Aileyle kurduğum yakın temasta ve uzun sohbetlerimizde, ailedeki tek omurganın anne olduğunu fark ettim. Bu süreç içinde gördüklerimin ardından, bir öykü yazmaktan çok izlenimlerimi ve yaşadıklarımı sinema diliyle aktarmak istedim. İki film arasında anlayış ve anlatış biçimi açısından bir fark olduğunu düşünmüyorum.

Zihinsel engelli bir karakterin öyküsünü anlatmak, duygu sömürüsü etkisi yaratma riskini de ister istemez beraberinde getiriyor. Böyle bir durumdan kaçınmak için nelere dikkat ettiniz?
Duruma daha belgesel ve objektif olarak baktığımızda, böyle bir filmden yarar ve çıkar sağlamak yerine derdiniz aile içindeki dramda yoğunlaşıyorsa, böyle bir risk söz konusu değildir.

Oyuncular, özellikle de oldukça zor bir işin altından kalkan Güven Kıraç, rollerine nasıl hazırlandı?
Aile bireylerinin karakter analizlerini yapabilmek için önümüzde yeterli süre vardı. Projeye karar verdikten kısa bir süre sonra Güven Kıraç’la senaryoyu paylaştım. Hazırlanmak için önünde uzun bir zaman vardı ve çok iyi hazırlandığını düşünüyorum. Ben süreç içinde oyuncularımla çeşitli videolar ve birçok not paylaştım. Onlar da kendi alanlarında araştırmalar yaptılar ve ortak bir noktada buluştuk. Çekim süresince karakterlerimin oyuncudan çok insan olmalarını istedim.

Paylaş