Bu ayki kapak konumuz, 2003 Vizyon Değerlendirme dosyası. Bu dosyada yer alan Türk sineması ve dünya vizyonu yazılarının yanı sıra, sinema yazarlarının ilk onlarından olu.an tablonun da ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Ben şahsen bu türden listelerin, ülkemiz sinema ortamı hakkında çok şey söylediği görüşündeyim. Mesela bu yıl minör dağıtımcıların vizyona soktuğu filmler listelerde önemli bir yer edindiler kendilerine. Minör dağıtımcılar derken UIP, Warner Bros ve Özen Film gibi ayda en az üç film vizyona sokan majörlerin dışında kalan dağıtımcılardan bahsediyorum. Yani Bir Film, Umut Sanat, New Films, Chantiers Film, Pi Film, Denk Film, A&P, Barbar Film. (tabii ki Belge Film'i de saymak gerek; ancak Ararat'ı vizyona sokmak konusunda takındıkları kaypak tutum nedeniyle Belge Film'i anmak gelmiyor içimden). Minör dağıtımcıların filmleri, majörlere kıyasla daha az kopyayla giren, daha az gişe potansiyeline sahip ve çoğunlukla büyük kentlerde vizyona sokulan filmler. Ama sonuç itibariyle 'ilk on' listelerine baktığımızda bu filmlerin fazlasıyla etkili olduklarını görüyoruz (en azından sinema yazarları çevre-sinde). Mesela tüm listelerin ortalamalarını alarak hazırladığımız 'ilk on'un 1 numarası, 2002'de piyasaya adım atan Bir Film'in vizyona soktuğu Donnie Darko oldu. İşin daha da ilginci 3 numara olan Bebekler de Bir Film'in dağıttığı bir filmdi. 2. sıradaki Dogville, Umut Sanat'ın; 6. sıradaki Geçmişi Olmayan Adam, Denk Film'in; 9. sıradaki Karanlık Sular, Pi Film'in; 10. sıradaki Havuz, Chantiers Films'in filmleri.

Bu bağlamda benim ilgimi çeken bir konu ise şu; Minör dağıtımcıların genelde sanat filmleri dağıttıkları ve tamamen sanat filmlerinin seyircilerine hitap ettikleri yönünde bir önyargı mevcut. Genel durum şöyle: Hollywood filmleri çok pahalı olduğundan ya da bu filmler yurtdışı bağlantıları sayesinde zaten Warner Bros ve UIP'ye ait olduğundan, ancak majörler tarafından vizyona sokulabiliyor (Almost Famous ve PunchDrunk Love gibi ellerinde tuttukları ancak piyasaya sürmedikleri filmler de oluyor). Minörler ise festivallerde ilgi görmüş, çoğunlukla Avrupa sanat sineması içerisinde değerlendirilen ve seyirciyi zorlayabilecek bazı nitelikleri nedeniyle majörlerin ilgisini çekmeyen filmleri piyasaya sürüyorlar. Oysa burada 'sanat sineması' kavramı, diğer filmlerin sanat olarak görülmemesi yönünde bir elitizmi kendi içinde taşıması bir yana, aslında çok genelleyici bir tanımlama. Çünkü minörlerin Avrupa sanat sineması kategorisine girmeyen filmleri de vizyona soktukları oluyor (az da olsa). Belki minörler böyle bir kaynağı ileride daha iyi değerlendirebilirler. Çün-kü sanat sineması dışında, popüler kulvarda yer alan ama bazı özellikleri nedeniyle majörlerin ilgisini çekmeyen birçok film de var. Mesela Donnie Darko böyle bir film (ve şu an 'ilk on'un bir numarası). Bu film ününü, özellikle Avrupa'da yapılan fantastik-korku filmleri festivallerine borçlu. Aslında artık bağımsızlığı tartışılan bağımsız Amerikan sineması patentli olarak değerlendirilebilecek filmlerin çok sık vizyonumuza uğradığı söylenemez. Şubat ayında 3.'sü düzenlenecek olan !f

Fırat Yücel







Gelecek Sayıda Altyazı'da

Elephant (Gus van Sant)
Bekleme Odası (Zeki Demirkubuz)
Big Fish (Tim Burton)
Reis Çelik ile Söyleşi (Bertolucci ve The Dreamers
Buzdan Hayaller (Albino Noi)
Sylvain Chomet ile Söyleşi (Belleville'de Randevu)
Emmanuelle Devos ve Vincent Cassel ile Özel Söyleşiler
Berlin ve Rotterdam Film Festivalleri
Şerif Gören


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Şubat 2004 sayısından alınmıştır.

 
 
En İyi Yönetmen Oscar'ını kim alacak?
 Fernando Meirelles (Tanrıkent)
 Peter Jackson (Yüzüklerin Efendisi)
 Sofia Coppola (Lost in Translation)
 Peter Weir (Master and Commander)
 Clint Eastwood (Gizemli Nehir)


   
Sinema rehberiniz