Geçtiğimiz sayıda, ayın filmleri bölümündeki 'Televizyonun yolculuğunda ikinci perde...' başlıklı yazısında Fuat Camgöz, Vizontele Tuuba'nın "izleyicilerin sinema salonlarıyla olan ilişkilerine dair önemli veriler sunabilecek bir devam filmi" olduğunu söylemişti. Ancak bu yazının ardından, Vizontele Tuuba'dan önce vizyona giren Okul ve Merhaba Hababam Sınıfı, özellikle açılış haftalarındaki gişe başarılarıyla, Türkiye'de sinemaseverlerin kendi kültürlerinden çıkan filmlere her dönemde daha yakın olduklarını bir kez daha gösterdi. İlk haftasonunda beş yüz bin kişinin üzerinde bir izleyiciye ulaşan Vizontele Tuuba da, ilk filmin rekorunu kıramasa bile yine önemli bir gişe başarısına ulaşacak gibi gözüküyor. Vizontele Tuuba'yla ilgili bir yazıya, filmin 1999 yapımı Vizontele'ye göre nasıl bir gişe başarısı elde edebileceğine değinen bir paragrafla başlamak gerekiyor; çünkü Yılmaz Erdoğan, çeşitli yerlerde verdiği söyleşilerde, kabul edilir bir yaklaşımla, ikinci filmin Vizontele'yi henüz tamamladığı sırada aklında hazır bulunan öyküsünü ilk filmin başarısı sayesinde filmleştirdiğini; Vizontele Tuuba'nın gişede ilk film gibi başarılı olması durumunda, yeni devam filmleri çekebileceğini söylüyor. Vizontele Tuuba'nın içeriği ve anlatım yapısı da büyük ölçüde Erdoğan'ın bu yaklaşımı tarafından belirlenmiş gibi:

Devamı için lütfen tıklayınız


Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Şubat 2004 sayısından alınmıştır.

 
 
En İyi Yönetmen Oscar'ını kim alacak?
 Fernando Meirelles (Tanrıkent)
 Peter Jackson (Yüzüklerin Efendisi)
 Sofia Coppola (Lost in Translation)
 Peter Weir (Master and Commander)
 Clint Eastwood (Gizemli Nehir)


   
Sinema rehberiniz