9'un Ardından


      İlk sayımızın bayilerdeki yerini aldığı Ekim ayından itibaren dokuz sayıdır sizlerle beraberiz. Dokuz rakamı bir dergi için pek yüksek bir rakam değil kuşkusuz, fakat sinema yayıncılığının Türkiye'deki durumunu göze alırsak önemli bir rakam olduğu da düşünülebilir. Bugüne kadar ülkemizde çıkarılan yaklaşık on beş derginin daha dokuzuncu sayısını çıkaramadan dağıldığını göz önüne aldığımızda, bu rakamın değeri daha da artıyor. Türkiye'de sinema dergiciliği kendine has sorunları da beraberinde getiren zorlu bir alan; Altyazı ekibi, kalıcı olma parolasıyla atıldığı bu macerada onuncu sayısına merdiven dayamaktan ve yoluna devam ediyor olmaktan büyük kıvanç duyuyor.

      Elinizde tuttuğunuz sayı, iki aylık (Temmuz-Ağustos) bir sayı olarak tasarlandı. Türkiye'de yaz ayları ile beraber, sinema sektöründe hem vizyona giren filmlerin sayısı ve niteliği açısından hem de vizyon dışı etkinlikler açısından genel bir düşüş yaşanıyor. Bunu fırsat bilerek, Ağustos ayında kendimizi dinlenme sürecine alıp, genel olarak arkamızda bıraktığımız dokuz sayıyı dikkate alarak iyisi ve kötüsü ile derginin bugünkü durumunu gözden geçirmeye karar verdik. Dolayısıyla bu süreyi, Altyazı'yı Eylül'den itibaren hem içerik hem de tasarım açısından aşama aşama yenilenen bir görünüme kavuşturmak üzere kullanacağız. Okurlarımızın dergiyi değerlendirmesi bizim için çok önemli, bu amaçla dergi üzerine görüşlerinizi öğrenmek için bir okur anketi oluşturduk (Anketi dolduranlara sürpriz hediyelerimiz de olacak). Göndereceğiniz bu anket ve Altyazı ile ilgili yapacağınız değerlendirmeler dergimizin gelecekteki halini tasarlarken bizlere ışık tutacak. Ayrıca aynı amacı güderek oluşturduğumuz, bu ay ilk kez yayımlanacak bir bölüm eklendi dergiye: Okur Köşesi.


Yapıcı eleştirilerinizi, dergideki yazılar ya da vizyondaki filmler hakkındaki yorumlarınızı bekliyoruz (altyazi@altyazi.net).

      Bu ayki sayımızda önemli bir dosya konusu yer alıyor: 'Türk Sineması'nda Sansür'. Bu dosya konusunun ülkemizde sinema adına uğraş veren insanların bütününü ilgilendirdiğini düşündüğümüzden, dışarıya açık bir dosya tasarladık ve çeşitli isimlerin görüşlerini aldık. Dosya kapsamında İbrahim Türk'ün sansürün Türkiye'deki tarihçesini ve günümüzdeki durumunu özetleyen yazısı da yer alıyor. Umarız bu dosya, Türk sinemasında sansürün dünü ve bugünü hakkında okurumuzu aydınlatarak amacına ulaşır. İleriki sayılarımızda da Türk sinema sektörünü içeriden değerlendirme amacını güden bu tür dosyalara yer vermeyi planlıyoruz.

      Bu yıl elli beşincisi düzenlenen Cannes Film Festivali ile ilgili Vecdi Sayar ve Tuna Yılmaz'ın yazdığı yazılar ise bir bakıma kendi içlerinde küçük bir Cannes dosyası oluşturuyor. Vecdi Sayar deneyimli bir sinema yazarı olarak, Tuna Yılmaz ise genç bir sinefilin gözünden festival izlenimlerini Altyazı okurları ile paylaşıyorlar. Önümüzdeki sayılarımızda Cannes'da yarışan ve ödül alan yönetmenlerle filmleri üzerine daha geniş değerlendirme yazıları yayımlamayı amaçlıyoruz. Bu sayımızda sözünü ettiğimiz değerlendirmelere Pianist ile Cannes'dan büyük ödülle dönen usta yönetmen Roman Polanski ile başlıyoruz. Daha önce de vurguladığımız üzere film festivalleri, Altyazı'nın içeriğinin en önemli parçalarından biri. Halen İstanbul Film Festivali'nde yaptığımız söyleşilerin, festivalin üzerinden iki ay geçmesine rağmen içeriğimizde yer bulması, bunun en açık kanıtı. Bu söyleşilerin yayımlanıyor olması Altyazı'nın gerektiğinde 'güncellik' kaygısı taşımadan hareket edebildiğini gösteriyor.

      Altyazı'nın bu ayki sayısında dikkatinizi çekmek istediğimiz bir başka içerik ise Elif Şafak'ın Cin Aynası için yazmış olduğu öykü. Sinemaseverlerin bu öyküyü ilgi ve beğeni ile okuyacaklarını umuyoruz. Her ay edebiyat dünyamızın değerli kalemlerini konuk eden bu köşenin okurlarımızın dikkatinden kaçmadığından eminiz. Cin Aynası; Metin Kaçan, Cemil Kavukçu, Haydar Ergülen, Feridun Andaç, Tarık Dursun K. gibi yazarların Altyazı için özel olarak yazmış oldukları deneme ve öykülere yer vererek sinema ile edebiyatın, şimdiki zaman ile nostaljinin buluştuğu bir köşe haline geldi. Umarız ileride tüm bu yazıları Cin Aynası başlığı altında bir kitapta toplama imkânı buluruz.

      Geçtiğimiz ay ara verdiğimiz öngösterimlere bu ay Rüzgârla Konuşanlar (Windtalkers) ile devam ediyoruz. John Woo'nun 8 Ağustos'ta vizyona girecek filmini Altyazı okurları 1 Ağustos'ta İstanbul, Ankara ve İzmir'de izleme imkânı bulacak.

Eylül'de görüşmek üzere...

Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Temmuz-Ağustos 2002 sayısının Altyazı'dan bölümünden alınmıştır.

 


İzlediğiniz filmleri neye göre seçiyorsunuz?

   Yönetmenine
   Oyunculara
   Konusuna
   Türüne