AYIN FİLMLERİ
27 HAZİRAN 2003
Çit
On
Ölüm Bizi Gözetliyor
Tehlikeli Dişi
4 TEMMUZ 2003
Charlie'nin Melekleri: Tam Gaz
Hesaplaşma
Kara Melek
Seksten Daha Güzel
11 TEMMUZ 2003
28 Gün Sonra
Ateşli Piliç
Temmuz'da
18 TEMMUZ 2003
Daha Hızlı, Daha Öfkeli
Onlar
Tanrıkent
25 TEMMUZ 2003
Başımın Belası
Terminator 3: Makinaların Yükselişi
1 AĞUSTOS 2003
Boat Trip
Buffalo Soldiers
Magdalene Rahibeleri
Sınırsız Kentte
8 AĞUSTOS 2003
Afacanlar Yuvada
Wrong Turn
15 AĞUSTOS 2003
Daima Lilya
Kimlik
Çılgın Aşık
The Other Side of the Bed
Agent Codybanks
İtalya'da Aşk
22 AĞUSTOS 2003
Final Destination 2
Hulk
The In-Laws
|
|
|
| |
PORTRE / JENNIFER CONNELLY
1970'te New York'ta dünyaya gelen Connelly, sinemaya Sergio Leone'nin Bir Zamanlar Amerika (1984) adlı
filmiyle adım attı. Söylendiğine göre, dans edebilen genç bir kız arayan Leone'nin rol için Connelly'i
uygun görmesinin en büyük nedeni, aktristin başka bir oyuncuyla olan burun benzerliğiymiş. Sinemaya böyle
bir klasikle giriş yaptıktan sonra, Connelly'nin şansı yaver gitmeye devam etti ve Argento'nun Phenomena'sında
(1985) rol aldı, ama hayranları onu Labyrinth'teki 'Sarah' olarak (1986) tanıyorlar. Genç oyuncu son dönemde de
günümüz klasikleri arasına girmiş olan Aronofsky'nin Requiem For A Dream'inde (2000) başarılı bir performans
gösterdi. 2001 yılında Akıl Oyunları (A Beautiful Mind) ile Oscar kazandı. Birçok spor dalıyla uğraşan oyuncu,
aynı zamanda resimle de ilgileniyor. Oyuncuyu Ang Lee'nin yönettiği Hulk'da 'Betty Ross olarak izleyeceğiz
...
(S.G.)
Altyazı Aylık Sinema Dergisi Temmuz-Ağustos 2003 sayısında yayımlananmıltır.
|
|
|
| |
AYIN FİLMLERİ / SINIRSIZ KENTTE
HAFIZA, SINIRSIZ KENTTE ÖZGÜRLEŞİYOR
22. İstanbul Film Festivali'nin kapanış filmi olan Sınırsız Kentte, sinema alanında geçmişle
olan bağımızın, Ozu, Chabrol, Wyler gibi isimlerin filmleri üzerinden daha da yoğunlaştığı bir
koşuşturmacayı resmen kapatan, hoş bir parantez olarak aklımızda yer etti. Tabii bunu söyledikten
sonra filmin hakkını teslim edip, bizim bu kişisel deneyimimiz dışında, özsel bir hoşluğu olduğunu
belirtmemiz gerekiyor. Bu film, temelde mekânın ve zamanın sınırlarını zorlayan, şimdiyle yetin(e)meyen
hafızanın, mantığın dayattığı tüm sınırları kaldırarak, kendini özgürleştirmeye; geçmişi ve elden kaçan
yaşantıları bugüne taşıyarak, onlarla herkesin ulaşamayacağı o yerde, -filmin kendi dilinde- o
sınırsız kentte yüzleşmeye/barışmaya çalışmasını anlatıyor, diyebiliriz. Ya da, filmin temelde,
Rancel'ine kavuşacağını düşündüğü sınırsız kente zamanında varıp dünyaya huzurlu bir biçimde,
eline kendi tercihlerini alarak veda etmek isteyen bir baba ve onu anlamaya, ona yardımcı olmaya
çalışan bir oğlun öyküsünü anlattığını kabul edebiliriz. Ama her iki kabulün de genel düzeyde kaldığını
ve filmin bize sunduğu, farklı yönlere çekmeye müsait öyküyü hakkıyla aktarmakta yetersiz kaldığını
hemen hatırlatmakta fayda var.
(N.Ö.)
Altyazı Aylık Sinema Dergisi Temmuz-Ağustos 2003 Vizyon/Ayın Filmleri bölümünde yayıımlanan yazının bir bölümüdür.
|
|
|
|