 |
|
| |
KISA METRAJ / SÖYLEŞİ
JACQUES ARLANDIS
"SİNEMA EĞİTİMİ PRATİĞE DAYALI OLMALI"
İstanbul Fransız Kültür Merkezi'nin daveti üzerine, Sinema Okulları Buluşması için Türkiye'ye gelen, dünyayın en eski sinema okullarından biri olan ENS Louis Lumiere'nin müdürü Jacques Arlandis ile sinema eğitimi üzerine konuştuk.
Sinema okulları bir bir Türkiye'ye gelmeye devam ediyor. Uluslararası Kısa Film Günleri kapsamında Polonya'nın Lodz Okulu'nu temsilen gelen rektör yardımcısı Andrzej Bednarek'ten sonra Fransa'nın FEMIS ile birlikte en köklü ve tanınan sinema okulu olan École Nationale Supérieure Louis Lumiere'nin müdürü Jacques Arlandis Bilgi Üniversitesi'nin düzenlediği Sinema Okulları Buluşması kapsamında öğrencilerinin filmlerini sunmak için Türkiye'deydi. Bilgi Üniversitesi'nin Kuştepe kampüsündeki gösterimlere ironik bir şekilde Bilgi Üniversitesi'nden sinema akademisyenlerinin ve öğrencilerinin katılmaması Arlandis'i hayal kırıklığına uğratsa da Fransa'dan gelen beş filmi seyreden yaklaşık 15 kişi sinema salonundan oldukça memnun ayrıldı. Arlandis ile İstanbul'a geldiği gün, gösterimlerin öncesinde İstanbul Fransız Kültür Merkezi'nin bahçesinde keyifli bir söyleşi yaptık.
Öncelikle Louis Lumiere okulunun tarihçesi ve kuruluş amaçları hakkında bilgi alalım sizden.
- Okulumuz 1921'de kurulmuş olan Rus okulu VGIK'ten sonra, 1924'te kurulmuş dünyanın en eski ikinci sinema okulu. Ben iki yıldır okulun müdürlüğünü yapıyorum. Neredeyse 80 yıllık bir geçmişimiz var. Okulun kuruluş amacı; sinema sektörüne genç yeteneklerin kazandırılması. Bugüne kadar iki önemli değişim yaşadık; birincisi İkinci Dünya Savaşı'nda devlet okuluna dönüştürülmesi ve ikincisi de 90'ların başında okulun École Nationale Supérieure (ENS) haline dönüşmesi, yani özel bir statüye geçerek en az iki yıllık üniversite eğitimi alan öğrencilere açık olması.
18 yaşında bir öğrenciyi okula almakla bizim yaptığımız gibi 22 veya 23 yaşlarındaki öğrencileri almak arasında önemli farklar var. Lumiere'e bu yaşlarda girip 3 yıl eğitim aldıktan sonra 26 ve 27 yaşlarında okuldan mezun olabiliyorlar. Bizim verdiğimiz eğitim master derecesiyle eşdeğer olduğu için özellikle olgunluk seviyesi açısından yaş faktörü çok önemli....
...
Söyleşi : Yamaç Okur, Refik Akyüz
Fotoğraf : Muammer Yanmaz
Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Temmuz-Agustos 2003 sayısının kısa metraj bölümü içinde yeralan söyleşinin bir bölümüdür. Söyleşinin tamamını Altyazı'da okuyabilirsiniz.
|
|
|
|
|
| |
FESTİVALLERDEN / CANNES FİLM FESTİVALİ
CANNES 2003: YÖNETMENLER İNSANLIĞIN DURUMUNDAN KAYGILI, ELEŞTİRMENLER SİNEMANIN DURUMUNDAN...
Cannes, Venedik, Berlin... Festivaller dünyasının üç büyükleri... Bu festivallerin dünya sinemasının nabzını tuttuğunu söyleyebiliriz rahatlıkla. Bu festivallere kabul edilmek, dünyanın neresine olursa olsun tüm yönetmenlerin rüyasıdır. Seçiciler, her yıl binlerce film izledikten sonra oluştururlar izlencelerini. Bu üç festival içinde Cannes en ayrıcalıklı olanıdır. Onun talep ettiği bir filmi, başka festivallerin kapma şansı yok gibidir. Çünkü, her yapımcı, her yönetmen bilir ki, Cannes programına kabul edilmek başlıbaşına bir başarıdır. Oyuncular için, Cannes'daki Festival Sarayı'nın kırmızı halılarla kaplı merdivenlerinden çıkmak, kariyerlerinde ulaşılacak en üst noktadır. Kısacası, başlıbaşına bir efsanedir Cannes.
Tabii ki, bu efsane yalnızca festivalcilerle, sinema sektörünün calışanları, yani yapımcılar ve yaratıcıların ürünü değil. Sinema yazarlarının da çorbada önemli bir katkısı var. Bir yönetmeni bir gün içinde yıldızlaştırmak, ya da yerin dibine batırmak gibi olağanüstü bir güç sahibi oluverir sinema yazarları festivallerde. Özellikle Cannes'da... Yüzlerce ülkeden buraya akın eden dört bine yakın sinema yazarı ve gazeteci yılın en meşakkatli, ama en mutlu günlerini burada geçirirler. Gazetelerine geçtikleri yazıların, festival dergilerine verdikleri "yıldız"ların (ya da notların) dikkatle izlendiğini bilirler çünkü. Filmlerin kaderleri onların elindedir. Hoşgörüye yer yoktur burada. En acımasız eleştirileri yazan, en "kırık" notları veren yazarlar, Cannes'ın en çok ilgi gören şahsiyetleri arasındadır (hele, dünya pazarlarını etkileyebilecek bir ülkenin saygın bir gazetesinde yazıyorsanız, durumunuz iyice ayrıcalıklıdır).
...
Vecdi Sayar
Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin Temmuz-Agustos 2003 sayısının Vizyon Ötesi bölümü içinde yeralan yazının bir bölümüdür. Yazının tamamını Altyazı'da okuyabilirsiniz.
|
|
|
|
|