 |
|
altyazı'dan
Radikal'de Quentin Tarantino'nun son filmi Ölüm Geçirmez'le ilgili kaleme aldığı yazısında Uğur Vardan, filmin, nihayetinde yönetmenin gönderme yaptığı ucuz istismar filmlerinden pek de bir farkı olmadığını, aynı derecede "değersiz" olduğunu söylüyordu. Vardan, Tarantino'nun, genç kuşak seyirciye, aslında hiç önemli olmayan bu filmlerin (b-tipi, istismar, z-grade vs.) "ısrarla çok önemli olduğu havasını vermeye çalıştığını" öne sürüyordu. Vardan'ın olumsuz bir imayla dile getirdiği bu nokta, Tarantino sinemasının belkemiğini oluşturuyor: Eleştirel açıdan hiç değer atfedilmemiş, 80'lerin video dükkanı raflarında tozlanmış 'bu filmlere has bir duygu'yu, karanlığa bırakıldıkları (ya da çoktan yok oldukları, sadece onları izleyenlerin zihinlerinde varolmaya devam ettikleri) yerden çıkarıp günümüze taşımak. Ya da Sight and Sound'da Mike Atkinson'ın dile getirdiği üzere "kimsenin saygı duruşunda bulunmayacağı bir şeye saygı sunma çabası". Dolayısıyla Ölüm Geçirmez, eğer herhangi bir izleyicide bir tür büyülenme oluşturuyorsa, bu tam da "değer" sözcüğünün bu filmlere bakışımızda gündem dışı olmasından kaynaklanıyor...
|
 |
GÖZE ÇARPANLAR/
DEHŞET GEZEGENİ
Grindhouse'ta Ölüm Geçirmez'den (Death Proof, 2007) sonra sırada Robert Rodriguez'in Dehşet Gezegeni (Planet Terror, 2007) var. Dehşet Gezegeni'nde Rodriguez iyi bir film yapmama riskini alarak Grindhouse ruhuna Tarantino'dan daha sadık kalmış. Ancak yönetmen, estetik tercihleriyle istismar filmlerinin geleneğini sahiplenmiş olsa da, George Romero'nun meşhur 'Yaşayan Ölüler' üçlemesinde yer alan toplumsal eleştiri geleneğine de göz kırpıyor. Dehşet Gezegeni'nin zombileri, ABD'nin Teröre Karşı Küresel Savaş'ının yarattığı zombiler.
|
|